Merhaba arkadaslar ben Hakan, saglık meslek lısesınde okuyorum 20 yasındayım. kıbrıs escort Hem okulum hem de ugraslarım geregı hangı ılac hangı ıse yarar bılırım, bunun yanında cok sevdıgım ılaclar da var ama bu zamana kadar hıc cesaret edemedıklerım, zaten bulmakta zordur ama en son gunlerde Nurı Alco fılmlerınde kullanılan gazoz ılacı elıme gectı, hem de sans eserı ılacı gercekten cok ıyı bılıyorum ama kullanmaya cesaretım yok, nıyetım de ama elınızde sılah olsa seytan doldurur derler ya onun gıbı bır sey oldu zamanla dusune dusune aklıma bu fıkır yerlestı, erkeklerden hoslanmam ama elımdekı bır tablet ılacı denemek ıcın bır gun okuldan bır arkadasımın gızlıce ıcmesını sagladım 12 saat boyunca kesıntısız uyudu, salladım uyanmadı! Durun korkmayın sıkmedım…
Aradan zaman gectı ıkı ay kadar 2015 yıl bası geldı, abımlerde kaldıgım ıcın, abım yenı evlıydı altı aylık ama ben okul netıcesınde evlendıklerınden 1 ay sonra abımlere tasınmıstım, bana evladı gıbı davranırdı yengem ve hatta bır gun abıme benı emzırme sakası bıle yapmıstı, memelerı suratıma carpınca cok kotu olmustum ama o an adam gıbı hareket edıp hıc bır sey bellı etmemem gereklıydı.
Yıl bası gecesı eglence planlamıstık ama abımın son anda sehır dısında bır ısı cıktı ve gıttı yenı evlı oldukları ıcın yengem cok uzuldu o gece ılk sefer ıckı bıle ıcecektık kı yengem hayatında ıckı ıcmemıs daha 23 yasında bır bayan ve bunyesı cok hassastır, Onu bır saglıkcı olarak uyardım ve dedım kı: Yenge bak ılk sefer ıceceksın ama bıl kı bedelı agır olur. Guldu bır sey olmaz dıye… Ben uyarmıstım ama o gece ıcerken hıc bır sey yapmama kararı aldım ama aklıma ılac gelır duruyordu ıcerıde dolabımda saklıydı ve en sonunda seytana uyup dur sana bıra doldurum dedım, hemen sarımsak dovecegınde dovup attım ıcıne ama amacım yengemı sıkmek degıldı kı… Sadece merak.
Yengemın ıkıncı bırasıydı, basını bana yaslayıp yarım saat sonra ben sanırım sarhos kıbrıs escort bayan oldum dedı, lay lay lom… Gıttı yengem, ılacı ıckı ıle vermıstım ve bunyesı hassas bırıne ıcım korkutan tıtrıyordu ama ben yengemı uyandırmaya calıstım, daha once arkadasım kesınlıkle uyanmadıgı ıcın hıc korkmadan elını amına attım ama bır sey anlamıyordum kı, cesaret bulmak ıcın dıktım bırayı tepeme ben de sarhostum ıyıce kafam gıttı. Yengemın dar kot pantolonunu zorla cıkarttım o anlamadan gıydırırdım, gercekten cok dardı.
Yengem ıcınde bır tanga gıymıstı ınanın sıkmek escort kıbrıs ıstıyordum ama ayıp ve gunah oldugunu bılıyordum, yengelı yuzu koyun uzandırdım ve altına yukselmesı ıcın poposu bır mınder koydum, bacagını aralayıp amına sıkımı degdırdım, gırse de hıssetmezdı kı en fazla 16 cm ve ınceydı, basını yavasca soktum ıstemeden de olsa ama duramadım, kendımı durduramadım. İyıce sarhos olmustum, yengem hıc hıssetmıyordu ama ben catır catır sıker olmustum artık ve bosaldım, o kadar yorgun ve basım agrıyordu kı… Nasılsa yengem sıkseler uyanmazdı, sıktım hatta uyanmadı kollarımı sardım ve bır sanıye gozumu kapattım actıgımda sabah olmus, yengem cırpınıyordu naptık bız, naptık dıye! İnanamadım kendısının sarhos oldugu ıcın benım de sarhos oldugumu dusundu sucu ıkımıze ortak bolmustu… Bana ustunu gıyınıp bır saat sonra bır nasıhatte bulundu, kesınlıkle bu yasananları kımseye soylemeyecegız, tamam mı? Tamam yenge.
Hala yengem altımda uyanıp cırpınmaya basladıgında sıkım ınıkte olsa ıcındeydı… O an aklımdan cıkmıyor.

Telefon Kulübesinden Yatağa Selam olsun site okuyucularına..bende 3-4 ay önce başımdan geçen hikayemi anlatmak istedim. Akşam 7-8 gibi hava karamış telefon etmek için ptt subesinden birine gittim.Sıra olduğu için koltukta beklemeye başladım. Karşımda 4 telefon kabini ve her birinde aynı liseden olan kızlar vardı. Kızın biri 17-18 yaşlarında ama okadar güzel vucudu vardı ki kelimelerle anlatmak yetersiz gelir. O da sedece benim göreceğim şekilde yan dönmüş bacağının birini kaldırarak bana bacaklarını sergiliyor kalçalarını okşuyor tahrik ediyordu. Buradan çıkınca bende arkalarından takip etmeye başladım teker teker ayrıldılar o kız da ayrılınca arkasından giderek konuşmak istedim. Evine geldiğini ve apartmandan içeri girince bende girdim. Gözlerimin içine bakınca dudağından öpünce karşılık verdi ve öpüşmeye başladık ama kapı ağzı olduğu için aşağı bodruma indik karanlıktı ama yinede delice öpüşüyorduk. ben onun kalçalarını okşarken oda fermuarımı açıp sikimi eline aldı. Eğilerek emmeye başladı çok olabilir ihtimali dahi yokken delice yalıyordu boşalacağımı söyleyince ağzından çıkarmadan dolu dolu boşalmıştım sikimi ağzından çıkarmadan yutuyordu ve bu işi acayip biliyordu. Sanki sıra sende der gibi arkasını malatya escort bayan döndü ellerini duvara destek alarak eğilmesiyle eteğini kaldırdım yukarı ve kilotunu indirerek kalçalarını okşayıp öpmeye başladım. basenleri olmayan dar ve görünümü mükemmeldi. kalçasını aralayıp dilimi deliğinin etrafında daireler çizerek ben de onu uçurmak istiyorsum. Dil attıkça oda kalçalarını oynatıyor ve dilimin deliğinin içine kadar sokabiliyordum. 10 dakikadan fazla yaladım deliği parmağımla deliğini yokladığımda yumuşacık ve sıcacıktı. İçine girmek istiyorum dediğimde başını sallayıp devam et hadi demesiyle sikimi ıslatarak deliğe dayadım. hafif hafif bastırarak zorlumaya başladım ama girmiyordu canını acımasınada istemiyordum ama girmesi için kalçalarını sağa sola çevirerek birden kaydığını hissettim sıcaklığından ve ohhhhh demesiyle içine girmiştim ve biraz ben biraz o derken hepsini sonuna kadar almıştı içine ve hafif hafif gidip gelmeye başladım. Hiç bişey görmüyordum ama malatya escort zevkten uçuyor ve asla bitmesini istemiyordum. Beş dakika böle devam etti o hareketiyle beni geri itip duvara sırtımı dayadı ve kendisi sertce ileri geri yapıp birden kendini bana yasladı sikimin ta dibine kadar girmesi için kendini bana bastırmasıyla kısık nefesle boşaldığını anlamıştım. Bende boşalmak istiyordum tekrar domaltıp tempomu arttırdım ne olacağı umurumda değildi ve kalçalarından tutarak bende taaa dibine kadar bastırıp ılık ılık o sıcacık deliğe akmaya başladım boşalırken sikimin atışlarım ve kalp atışlarım saçımdan tırmağıma kadar içine akıyordum. 1 dakika kadar böle bekledik hiç bitmemesini isterdim ama son vermek zorundaydık. İçinden sikimi yavaş yavaş çektim ve toparlandık tekrar öptükten sonra sanki hiç bişey olmamış gibi ikimizde istediğimizi elde etmiş gibi ismini dahi sormadan alel acele o escort malatya yukarı çıktı bende ayrıldım ordan. Yaşadıklarımız tek kelimeyle mükemmeldi ama onu bidaha görmedim. Anca tesadüf gene karşılaşırda o isterse tekrar yaşamak isterim bunu. eger hikayemi okursan ozcan_aydin72@mynet.com ltf. ara beni. Gönderen: ozcan_aydin72@mynet.com

Selam uzun sex hikaye okurları. Ben 28 yaşımdayım.yalova escort Başımdan mutsuz bir evlilik geçti. Bir yılı kardeş gibi geçen 3 yıllık evlilikten sonra kocamdan boşandım. Annem ve babamla beraber kalmaya başladım. Ablam evlendiği için eniştemin işi gereği beraber ilçede yaşıyorlar. Ben de özel bir şirkette çalışıyorum.

Bir akşam üzeri babam aniden rahatsızlandı ve hemen hastaneye kaldırdık. Kalp krizi geçirmişti. Muayeneden sonra kalp damarlarlarının tıkalı olduğunu ve ameliyat olması gerektiğini söylediler. Biz de babamı Ankara’da özel bir hastanede ameliyat ettirmeye karar verdik. Yalnız Ankara’yı hiç bilmiyorduk ve kalacak yerimiz yoktu. Annem babam ve beraber gidecektik. Artık biz de hastaneye yakın bir otelde kalırız diye düşünüyorduk.

Ablam ne yapmaya karar verdiğimizi öğrenmek için aradı. Biz de ona anlattık. Ablam bize

– “İsterseniz Hakan sizi götürsün o Ankara’yı çok iyi bilir ve sizi misafirhaneye götürür, orda kalırsınız.” dedi.

– “Çok iyi olur ama o izin alıp ta gelebilir mi?” dedik

– “Sorun olmaz, Hakan rahat izin alır.” dedi

Ankara’ya gideceğimiz günü kararlaştırdık ve eniştem bize bir gün evvel geldi. Sabah erkenden otobüsle babam, ben ve eniştem gideceğiz. Babamın son kontrol ve tahlilleri bitene kadar eniştemin çalıştığı resmi kurumun misafirhanesinde kalacağız. İşler bittikten sonra ameliyat günü annem gelecek, ameliyatını olan babamın yanında refakatçi olarak nöbetleşe kalırız diye düşündük. Belki beni misafirhaneye almazlar diye ablamla eniştemin evlilik cüzdanını da yanımıza aldık. Karı koca gibi davranıp iki oda ayırtacak, ama babamla ben bir odada, eniştem ikinci bir odada kalacaktık.

Sabah erkenden otobüsle yola çıktık. Hastaneye vardık, babamın işlemlerine hemen başladık. Sevk işlerini filan hallettik. Yalnız babamın hemen ameliyat olmayacağını, bir süre izleme ve tahlillerin yapılması gerektiğini, bunun için mutlaka hastanede yatması gerektiğini söylediler. Babamın yatış işlemlerini yaptırdık. Babamla vedalaşıp hastaneden eniştemle beraber ayrıldık. Tahliller için her gün hastaneye, babamın yanına gelecektik.

Sıra akşam kalacağımız misafirhaneyi bulmaya gelmişti. Giderken bir yandan ne yapacağımızı konuştuk eniştemle… Babamın hastanede kalması hesapta yoktu. Şimdi iki kişi karı koca olarak iki ayrı oda tutmamız anlamsız olacaktı. Mecburen tek oda tutulacaktı.

Kendimi bir garip hissediyordum. Boşandığım kocamla yataklarımızı ayırdığımızdan bu yana nerdeyse iki sene geçmişti. Bunca seneden sonra ilk defa aynı odada, hatta belki de aynı yatakta bir erkekle yatacaktım. Yanımda yürüyen eniştemi süzüyordum çaktırmadan… Boylu poslu, yakışıklı adamdı eniştem… Geniş omuzları, hem benim hem kendisinin ağır çantasını rahatlıkla taşıyan pazuları şişmiş kaslı kolları vardı. Onunla karı-koca rolü oynayacaktık şimdi…

Yarım saatlik yürüyüşten sonra kalacağımız yeri bulduk. Ben dışarıda beklerken eniştem işlemleri yaptırdı. Kalacağımız odanın anahtarını aldık, çantalarımız bırakmak için odaya çıktık. Nasıl anlatabilirim bilmiyorum, içimde hem bir heyecan, hem bir ürperti kaplamıştı. Balayına çıktığım gün otele ilk girişimi yaşıyordum yeniden… Kendimi gerdeğe girecek yeni gelin gibi hissediyordum.

Eniştem bizi evli diye işlem yaptırdığından odadaki geniş yatak beklediğim gibi çift kişilikti. yalova escort bayan Çantalarımızı boşalttık ve dolaba yerleştirdik. Çok yürüdüğümüz için yorulmuştum. Kendimi hemen yatağa atarak uzandım, biraz dinlendim. Eniştem de çok yorulmuştu. O da kendini yatağın diğer tarafına attı. Üstümüzdeki giysilerle biraz uzanıp dinlendik, kendimize geldik. Eniştem,

– “Biraz yatalım, daha sonra yemeğe çıkarız.” dedi

– “Tamam enişte, ama bu yorgunluğu atabilmem için bir duş alsam iyi olur..” dedim. Kalkıp banyoya baktığımda sıcak su vardı enişteme “sen yatarken ben bir duş alayım” dedim.

Ben duşa girdiğimde eniştem yorgunluktan öylece yatağın üzerinde uyuya kalmıştı. escort yalova Duşumu alıp çıktığımda o hala uyuyordu. Giyindikten sonra eniştemi uyandırdım.

– “Enişte, istersen kalk sen de bir duş al” dedim.

O da peki der gibi başını salladı, kalkıp banyoya girdi. Duşu aldıktan sonra banyoda havlu olmadığı için bana seslenerek dolaptan havluları vermemi istedi. Kapı aralığından havluyu uzattım. Lavabonun aynasından eniştemin çıplak vücudu görünüyordu ama o bunun farkında bile değildi. Gördüğüm manzara çok güzeldi. Bir gram fazlası olmayan kaslı, atletik vücudu göz alıyordu. Önündeki kocaman alet inik halde bile kapkalın, bileğim gibi uzanıyordu.

Bir an bile olsa, gördüğüm şey karşısında içimin bir hoş olduğunu hissediyordum. Saçlarımı tararken gözümün önünde hep eniştemin koca aleti canlanıyordu. Eniştem banyoda giyinerek çıktı. Yanıma saçını taramak üzere aynaya yaklaştığında o temiz sabun kokusunun arasında erkeksi vücudunun kokusunu çektim ciğerlerime… Üstünü başını düzeltip,

– “Haydi kalk, bir yemek yiyelim. Daha sonra biraz sana Ankara’yı gezdireyim.” dedi. Beraber çarşıya çıktık. Dolaşırken

– “Ablana bir sürpriz yapmak istiyorum, Ankara’dan ona güzel bir hediye alalım. Ama ne alacağıma karar veremedim.” dedi

– “Bence güzel bir iç çamaşırı alalım” dedim.

– “Ben anlamam ki…” dedi

– “Ben yardımcı olurum enişte…” dedim.

Beraber iç çamaşırı satılan bir dükkana girdik. Enişteme çok beğendiğim güzel bir gecelik gösterdim

– “Bak enişte, bu harika.. Bunu alalım, ablam çok beğenir” dedim

– “Peki baldız, alalım.” deyip aldıktan sonra bana da “beğendiğin bir şey varsa sen de al…” dedi

– “Yok istemem” dedimse de beğendiğimi almamda ısrar etti. Beyaz dantelli bir iç çamaşırı beğendim,

– “Peki, o zaman ben de bunu alayım” dedim. Eniştem beğendiğim iç çamaşırını aldı, onun üzerine bir de kısacık, şeffaf bir babydol beğendi. Onu da paketletti.

Daha sonra dolaşarak Sakarya caddesi denen bir yere gittik, orada yemek yedik. Eniştem kendisine bir bira söyledi.

– “İstersen sen de bir tane iç yorgunluğu alır” dedi ben hiç içmediğim için önce istemedim. Ama ısrar edince,

– “Peki bir tane de ben içeyim, içemezsem sen içersin” dedim. Bir yudum içtim, tadı pek güzel değildi. Ama daha sonra yavaş yavaş içmeye başladım. Eniştem ikincisini bitiriyordu bile… Ben daha yarısına bile gelmemiştim eniştem iki bira daha söyledi

– “Haydi çabuk… Bunu da sen içeceksin” dedi

– “Tamam” dedim. Kalan birayı tek yudumda içtiğimi görünce

– “Aman yavaş baldız, sarhoş olursun yoksa…” dedi

– “Olsun enişte, yanımda sen varsın…” dedim daha sonra eniştem üçüncü birasını içerken ben de ikinci biramı içiyordum biralarımızı içtikten sonra

– “Hadi kalk artık gidelim” dedi. Ayağa kalktığımda hafif başım döndü.

– “Aman enişte… Benim başım döndü, tut beni…”

– “Koluma gir canım…” dedi. Eniştemin koluna girdim ve iki elimle koluna sarıldım. Başım döndüğü için başımı da omzuna dayamıştım.

– “Demedim mi ben sana, yavaş iç sarhoş olursun diye…” dedi Benim de istediğim zaten hafif sarhoş olmaktı, istediğim de olmuştu. Gece saat onbire doğru misafirhaneye vardık ben daha odaya girer girmez kendimi yatağa attım. Eniştem de yatağa uzandı. Bir süre o vaziyette yattıktan sonra eniştem

– “Haydi yatalım artık hastaneye sabah erken gidelim” dedi. Biraz biranın etkisi biraz da havanın sıcak olmasından odada yatmak mümkün olmuyordu. Enişteme,

– “Ben uyuyamadım ya enişte… Çok sıcak elimi ayağımı yıkayayım” dedim

Ben banyoda elimi ayağımı yıkayıp çıktığımda eniştem de çarşıdan aldıklarımıza bakıyordu.

– “Bunu ablan nasıl giysin kız? Baksana bunun her tarafı açık… Şeffaf tülden bir şey, sütyen de kilot da çok küçük…” deyince

– “Enişte onlar fantezi iç çamaşırı… Ablam giyince beğenirsin merak etme…” dedim. Güldü,

– “Doğru söylüyorsun, ablana çok yakışır bunlar…” dedi. Biraz sonra içini çekip “Keşke ablan da yanımızda olsaydı da üzerinde bir görseydim” dedi. Ben de güldüm,

– “Ne o enişte? Bir gün ayrı kaldın, ablamı özledin hemen bakıyorum.” dedim.

– “Ne yapayım baldızım, ablana sarılmadan uyuyamam ki ben… Şimdi olsaydı bunları giyer, ben de üstünde nasıl durduğunu görürdüm.”

– “İstersen ben giyeyim de bir gör, ablamın üstünde nasıl duracağını gözünün önüne getirirsin.” dedim

– “Mankenlik yapacaksın yani… Yakışır valla senin gibi güzel kadına her şey yakışır zaten…” dedi

– “Aman eniştee… Utandırma beni, vazgeçtim zaten… Baksana, sen de söyledin, tülden şeyler bunlar…”

– “Yoo, öyle hemen caymak yok baldız. Söz verdin, giyeceksin. Bak ben senin için neler yapıyorum…” diye şantaja başladı eniştem.

– “Tamam, tamam enişte… Kızma, ama bir kere giyip çıkarıyorum, ona göre…” dedim. Paketi alıp içeriye banyoya geçtim. Şöyle bir elime alıp baktım. Gerçekten bunları giymek cesaret isterdi. Hele eniştemin yanında… Ben tereddüt ederken eniştem içerden “Hadi, nerde kaldın?” diye seslenince alelacele üstümdekileri çıkarıp aldığımız tanga külot, dantel sütyeni giydim, üzerine de etekleri fırfırlı, kurdelelerle dantellerle süslü şeffaf babydolü geçirince aynada kendime bir baktım.

Güzel bir kadın vardı aynada… Uzun siyah saçlarım beyaz çamaşırlarla, beyaz tenimle tezat oluşturuyor, memelerimin yarısını açıkta bırakan şeffaf babydolün altında yarım sütyen, kenarları iple bağlı beyaz dantel külot görünüyordu. Kalçalarımın hemen altında biten giysi, bacaklarımı meydanda bırakıyordu. Dudaklarıma kırmızı ruju sürüp, makyajımı bitirdiğimde daha da güzel, çekici vamp bir kadın olup çıkmıştım şimdi. Çekine çekine içeriye girdiğimde eniştemin gözlerinin açıldığını fark ettim. Hayranlıkla uzun bir ıslık çaldı eniştem,

– “Çok güzel olmuşsun prensesim…” dedi

– “Abartma enişte… Ablamın üstünde daha güzel olur bunlar…” dedim. “şöyle ablamı bu giysilerin içinde bir düşün.”

Ben de odadaki aynadan bakıyordum. Eniştem yatağa yatmış ellerini boynunun altına bağlamıştı. Yavaşça doğrulup yatağın kenarına oturdu. Gözleri parlıyordu bana bakarken,

– “Gerçekten çok harikaymış… ” dedi.

Şöyle bir etrafımda döndüm. Kendimi enişteme iyice seyrettirdim. Striptizci gibi hissediyordum kendimi… Eniştemin yiyecek gibi bakışlarından içim bir hoş olmuştu. Hemen içeri kaçıp üstümdekileri çıkardım. Tekrar giyinip içeriye geldim. Heyecandan yüzüm kızarmıştı.

– “Kız sen bayağı sarhoş oldun galiba. Hadi yatalım artık” dedi

– “Hiç uykum yok enişte. Yatmak istemiyorum. İstersen sen yatabilirsin” dedim. Eniştem,

– “Yatak iki kişilik baldız. Nasıl yatacağız? Sen yatakta yat. Ben de koltuğu çekeyim. Ayaklarımı yatağa uzatır öyle yatarım.” dedi

– “Enişte en az bir hafta buradayız. Bir hafta bu şekilde yatacak halin yok ki… Olsun beraber yatarız. Korkma benden zarar gelmez” diye şaka yaptım eniştem de gülerek

– “Yok kız sen benimle yatmaya çekinmez misin?”

– “Enişte çekinsem ne yapacağız mecbur beraber yatacağız.”

– “Eğer sence bir sorun yoksa bence de olmaz.” dedi “Hadi o zaman ben dışarı çıkayım da sen üzerini değiştir”

– “Peki enişte..” dedim o da

– “O zaman, hadi bir an önce yatalım, çok uykum var” dedi Valizi açtığımda annemin o telaşla akşam yatmak için bir şey koymadığını gördüm. Telaşla enişteme

– “Tüh, hiç öyle yatmak için bir şey koymamış annem…” dedim

– “Üzerindekilerle yat şimdilik…” dedi.

– “Enişte bu sıcakta üzerimdekilerle yatılır mı? Zaten terledim, leş gibi kokuyorlar, toz toprak oldu… Mümkün değil yatamam.”

– “O zaman kalk açık bir yer bulalım da tşörtle ile eşofman altı bakalım bari…” dedi

– “Enişte bu saate nereden buluruz? Çok geç oldu”

– “Bu gecelik üzerindekilerle yat ta yarın bir şeyler bakalım”

– “Peki bugün idare edeyim bari…” dedim

Ablam eniştemin çantasına bir şortla bir tşört koymuş. Eniştem

– “Sen o zaman sen bunları giy, ben böyle yatayım.” dedi.

– “Ya enişte, nasıl olsa çekinecek bir şey kalmadı artık. Ben seninkileri giyeyim. Bu sıcakta sen de bu vaziyette yatamazsın o zaman sen üzerini çıkar da yat…” dedim

– “Olur mu?”

– “Neden olmayacak olur tabi”

Eniştem üzerini çıkardı. Zaten üzerinde bir gömlek vardı, onu çıkarttı. Vücudu çok atletikti, kolları kaslı ve göğsü hafif kıllıydı. Pantolonunu da çıkardı, boxer iç çamaşırı ile yatağa yattı

– “Bak, eğer benden utanırsan veya çekinirsen söyle, yatmayayım” dedi

– “Yok enişte, olur mu ya? Neden çekineceğim, sen yabancı mısın?” dedim “Burada en az bir hafta kalacağız, onun için rahat etmeliyiz”

Odanın lambasını kapattım ben de yatağa girdim sadece alt tarafını nevresimle örtü yatarken bana

– “Keşke ablana aldığımız kıyafeti giyip de yatsaydın” dedi

– “Giymemi istiyor musun?” dedim o da

– “Evet” dedi

Yataktan kalkarak ablama aldığımız geceliği giydim

– “Enişte böyle nasıl, beğendin mi?”

– “Gerçekten çok güzelmiş” dedi.

Tekrar yatağa yattım. Oda çok sıcak olduğu için üzerimi örtmemiştim ve sohbet etmeye başladık. Ben yatakta enişteme doğru dönerek konuşuyordum bu arada göğüslerim gecelikten görünüyordu eniştemin de gözleri göğüslerimdeydi. Babamın hastalığından, yarın neler yapacağımızdan filan konuştuk. Konuşurken eniştem uykuya dalmıştı ama ben bir türlü uyuyamıyordum. Ben de arkamı enişteme dönerek uyumaya çalışıyordum.

Bir süre sonra eniştem uykusunda bana doğru döndü. Bacağımı bacakları arasına aldı ve elini boynuma attı. Eli göğsümün üzerine gelmişti. Bu benim de hoşuma gitmişti. Uyku sersemliği ile eliyle göğsümü biraz sıktırdı ve uyumaya devam etti.

Eniştemin uyamadığını uyur gibi yaptığını zannettim ama yorgun olduğu için gerçekten uyuyordu. Eniştemin sertliğini bacağımda hissedebiliyordum. Ben de enişteme doğru yanaştım. Kalçalarımı iyice oynatıp o sertliğin tadını çıkardım bir süre… Bir elimle eniştemin göğsümü avuçlayan elinin üstüne bastırıp parmaklarının temasını iyice arttırdım. Diğer elimi de şortumun içine soktum ve kendimi tatmin etmeye başladım. Bütün gün o kadar dolmuştum ki, fazla uğraşmadan kısa bir süre sonra zevkle boşaldım. Daha sonra ben de uyudum.

Ertesi gün gene hastaneye gittik ve babamın ameliyatının ertesi güne kaldığını söylediler. Bizim yapacak başka işimiz olmadığı için eniştemle dolaşmaya başladık. Eniştemle sanki karı koca gibi kol kola geziyorduk. Akşama kadar dolaştık. Sokakta çiçek satan kız,

– “ Ağabey yengeme bir tane alır mısın?” deyince eniştem gülümsedi ve

– “Haydi ver bir tane alalım…” dedi. Bu benim çok hoşuma gitmişti. Enişteme teşekkür ettim ve o gün misafirhaneye erken döndük. Biraz lobide televizyon izledik. Saat sekiz gibi odamıza çıktık. Ben hemen üzerimdekileri çıkarttım. Sıcaktan bunalmıştım. Duşa girdim, terimi atıp çıktım. Üzerime iç çamaşırı giymeden sadece bir şortla tşört giydim. Eniştem de gömleğini ve pantolonunu çıkardı. O da benim gibi bir şort tişörtle çıktı banyodan…

Gelirken gazete almıştık. Vakit geçirmek için beraber yatağın üzerinde bulmaca doldurmaya başladık. Ben soruları okuyorum. Eniştemle beraber doldurmaya başladık. Yazarken eğiliyordum ve göğüslerim tişörtün geniş yakasından görünüyordu herhalde ki, eniştemin gözleri göğüslerimden ayrılmıyordu. Eniştemin göğüslerime baktığını fark ettikten sonra göğüslerimi kapatacağıma ona daha açık vermek için gazeteye biraz daha eğiliyordum. Arada bir de elimi göğsüme sokup kaşıyor kalemi ağzıma alarak oynuyordum. Bu hareketlerimin eniştemi çok etkilediği belliydi. Eniştemin önü kabarmaya başlamıştı. Benim de canım istemeye başlamıştı.

Yatağın üzerindeki battaniye yere düşmüştü. Battaniyeyi yerden almak için eniştemin üzerinden eğildim. Yerdeki battaniyeyi alırken göğüslerim eniştemin bacaklarına değmişti. Kolum da eniştemin önüne dokundu. O anda eniştemle göz göze geldik. Hiç konuşmadan birbirimizin gözlerine bakıyorduk. Birden eniştemin dudaklarından öpmeye başladım. Eniştem şok olmuştu

– “Ne yapıyorsun kız yapma…” dediyse de

– “Enişte sen de istiyorsun aslında…” dedim ve eniştemin dudaklarından öpmeye başladım. Elimle de eniştemin sikini okşuyordum. Enişteminki kalkmıştı. Şortunun paçasından elimi içeriye soktum. Eniştemin sikini çıkarttım. Elimle okşuyordum. Eniştem bir yandan inliyor, bir yandan itiraz etmeye çalışıyordu.

– “Yapma baldız,bunu yapmamalıyız…” diyordu

– “Enişte bunu sen de istiyorsun, ben de istiyorum… Lütfen çok istiyorum. Nolur kırma beni…” Yalvarıyordum…

– “Peki o zaman baldız… Madem sen de istiyorsun, günah benden gitti o zaman…” diye karşılık verdi.

Benim tahammülüm yoktu. Hemen doğrulup eniştemin şortunu çıkartım. Eniştem çırıl çıplak kalmıştı. Deli gibi enişteminkini ağzıma alıp yalamaya başladım. Toplarını sıktırıyor arka deliğine de parmaklarımla bastırıyordum. O kadar büyük ve kalındı ki ağzıma zor sığıyordu. Eniştem eliyle de benim göğsümü okşuyordu. Yalamaya doyamıyordum. Parmaklarımın arasında eniştemin kalın, damarlı penisini gördükçe azıyor, bacaklarımın arasında ateş yanar gibi kasıklarımın yandığımı hissediyordum.

Başımı kaldırıp enişteme baktım. Gözlerini kısmış, saçlarımın arasındaki elleriyle beni kasıklarına çekiyor, kısık kısık inliyordu. Durduğumu hissedince kalktı, yatağın üstünde diz çökerek beni soydu, üzerimdekileri çıkardı. Zaten iç çamaşırı giymemiştim, iki parçayı çıkarınca ben de çırılçıplak kalmıştım. Hasretle eniştemin dudaklarını öpüyordum. Eniştem de bana karşılık vererek dudağımı kopartırcasına öpmeye başladı. Ben eniştemi hem öpüyor hem de bir elimle okşuyordum. Eniştem elini uzatmış, şehvet sularıyla sırıl sıklam olmuş kadınlığımı okşuyor orta parmağını içime sokuyordu.

O kadar hoşuma gidiyordu ki adeta kuduruyordum. Dudaklarımı öpmeyi sürdüren eniştem boynuma, memelerime, göbeğime inmeye başlamıştı. Islak dili göbek deliğimde oyalandıktan sonra kasıklarıma geldi. Bunu yaparken kendisi de ters dönmüş, taş gibi sertleşmiş organını ağzıma doğru uzatırken diliyle amımı okşamaya başlamıştı. 69 pozisyonuna geçmiştik. Ben enişteminkini ağzıma alırken o da benimkini yalıyor parmağını arkama sokup sokup çıkartıyor, boşta kalan elleriyle de göğüslerimi okşuyordu.

Benim daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı artık. Hepsini içime almak istiyordum. Altından zorla kalkıp eniştemin üzerine çıktım. Nefes nefeseydim. Eniştemin üzerine yavaşça oturdum. Elimle eniştemin kalın organını tutup kan hücumundan şişip dudakları kabarmış amıma hizaladım. O kadar zevk alıyordum ki bağırmamak için kolumu ısırıyordum.

Ben bitmek istemiyordum içimden çıkartım ve enişteme doğru dönüp dudaklarından öpmeye başladım. O da beni öperken dudaklarımı kopartıyordu daha sonra eniştem benim boyunlarımı, omuzlarımı öpüyor göğüslerimi okşuyor diğer eliyle önümü okşuyor parmağını içime sokup çıkartıyordu eniştem vücudum her tarafını öperek yalayarak göbeğime kadar indi ben zevkten çıldırıyordum yatağın çarşafını sıktırıyordum her tarafım titriyordu enişteme artık dayanamayacağımı beni bitirmesini istedim o da

“Daha değil sabret” dedi

Diliyle yalıyor dilini içime sokup çıkartıyordu beni ters çevirdi ve bu seferde sırtımdan yalamaya başlayarak aşağıya kadar inmeye başladı bana biraz kalçalarımı kaldırmamı istedi eliyle kalçamı açtırıp diliyle arkamı yalıyor dilinin ucuyla arkama giriyor parmaklarını da içime sokuyordu elleriyle amımı açtırdı önce iki parmağını soktu sonra üç parmağını sokmaya çalıştı benim biraz canım acıdı enişteme

– “Yeter artık parmaklarını çıkar kuduruyorum” dedim

Arkamdan yavaş yavaş içime giriyordu ben de kendimi enişteme bırakmıştım birkaç sefer içime girip çıktıktan sonra çıkartıp arkama girmek için elleriyle kalçamı açtırdı ben iyice ıslandığım için enişteminki iyice ıslanmıştı önce kafasını soktu biraz canım acıdığı için kendimi biraz çektim ve istemeyerek biraz kendimi sıkıyordum

eniştem benim rahatlamam için kulak memelerimi yalıyor ve kulağıma açık saçık kelimeler söylüyordu kendimi serbest bırakmamı istedi daha sonra çok zevk alacağımı söyledi ben de elimden geldiğince rahatlamaya çalıyordum içinde birkaç git gel yaptıktan sonra hepsini içime soktu ben acıyla zevk arasındaydım içime girip çıkıyor eliyle de kalçalarıma tokat atıyordu bu beni iyice çıldırtıyordu ben de orta parmağımla hem önümü okşuyor hem de eniştemin taşaklarını okşuyordum.

Benim artık daha fazla dayanacak gücüm kalmadığından sarsılarak boşalmaya başladım ama eniştemin pek boşalmaya niyeti yoktu. Arkamdan çıkartıp beni sırt üstü çevirip belimin altına yastık yerleştirdi bacaklarımı omuzlarına koymamı istedi ellerini de bacaklarımın arasından geçirdi ve içime girmeye başladı hem içime giriyor hem de boynumu öpüyor göğüslerimi sıktırıyor dudaklarımı öpüyordu birkaç kez daha girip çıktıktan sonra hemen içimden çıkartıp göbeğimin üzerine ılık ılık boşaldı eliyle iyice boşalttı daha sonra ağzıma alarak kalanlarını da ben yaladım parmaklarımla da eniştemin göbeğimin üzerine boşalttığı döllerini göğüslerime sürdüm.

Eniştem bitkin bir halde yanıma uzandı ikimiz de birer tane sigara yaktık bir süre hiç konuşmadan sigaramızı içtik sonra eniştem

– “Nasıldı, hoşuna gitti mi?” diye sordu. Gerinerek,

– “Çok güzeldi enişte.” dedim. “Ablam çok şanslı. Senin gibi bir kocası var. Hep söylerdi ama, şimdi anladım ki aslında az bile söylemiş.”

– “Nasıl yani? Ablan beni mi anlattı sana?” dedi şaşırarak.

– “Ya, işte… Kardeş sohbeti…”

– “Bak sen orospuya… Anlat bakalım, neler anlattı sana benim hakkımda?”

– “Ben kocamdan boşanacağım sıralarda dertleşirdik. Ben çok üzüldüğümden beni teselli ederdi ablam. Sizi anlatıyordu o da… Haftada en az 3-4 sefer beraber oluyormuşsunuz. Ablam boşaldığı halde, sen dakikalarca boşalmadan ablama girip çıkar, ablamı mahvedermişsin. Canı çok yanarmış ama, zevk de aldığından ses çıkarmazmış. Hem zevkten, hem acıdan bağırta bağırta sikermişsin ablamı enişte…”

– “Doğru, sevişirken çok bağırır isterik ablan. Komşular duyacak diye telaşlanıyorum hep… ”

– “Ben de ona çok şanslısın abla, keşke benim kocam da eniştem gibi olsaydı da bağırtsaydı diye dert yanardım. Ablam da kız valla ödünç verilecek bir şey olsa da sana versem, işin bitirince getirsen. Ama portatif değil kocamın siki… demişti. Beraberce gülmüştük. Aslında ben gülerken aklımda hep senin nasıl ablamı siktiğini geçiriyordum, canım seni o kadar istiyordu ki enişte…”

– “Keşke söyleseydin aşkım. Ben hem ablanı, hem de seni severdim. Doyururdum seni.” Güldüm, elimi uzatıp çıplak yatan eniştemin sikini kavradım. Az önce boşalmasına rağmen dimdik havaya dikilmiş duruyordu.

– “Evet enişte. Doyururdun sen. Bu yaramaz hem beni, hem ablamı sikerdi. İkimize de yeter bu koca sikin…”

Bu arada sigaralarımız bitmişti. Beraber duşa girdik. Eniştem beni sabunlarken ben de eniştemi bir güzel sabunlayarak yıkandık. Duştan çıktıktan sonra ikimiz de giyinmeden çırılçıplak vaziyette beraberce yatağa yattık. Eniştem uykuya dalarken beni kucağına çekmiş, penisini bacaklarımın arasına sokmuş vaziyette vücudumu okşaya okşaya uyuttu beni… Çok mutluydum. Kolunu yastık yapmış yatarken, diğer eli memelerimde, karnımda, kasıklarımda dolaşıyordu.

Hastaneden çıkınca akşamın olmasını dört gözle bekliyorduk. Erkenden odamıza çıkıp sabaha kadar defalarca beraber oluyorduk. Babam hastanede yatarken annem de babamın yanında refakatçi kalıyordu. Biz hastaneye ziyarete gittiğimizde

– “Çocuklar size de yük olduk” diyorlardı ben de

– “Anne, sen bizi hiç merak etme. Bizim rahatımız çok güzel. Eniştem bana Ankara yı gezdiriyor. Gözün arkada olmasın…” derken eniştemle göz göze gelerek birbirimize tebessüm ettik. O sırada ablam eniştemi cep telefonundan aradı. Babamla annemle görüştü. Daha sonra ben görüştüm. Bana da

– “Aman, enişten sana emanet, oralarda yaramazlık yapmasın. Ona göz kulak ol…” diye tembihledi.

– “Sen hiç merak etme abla. Benim yanımda dişi sineğe bile yaklaşamaz. İçin rahat olsun.” dedim.

Hemen akşamın olmasını ve gene eniştemle sevişmeyi istiyordum. Bu geceler boyu koklaşmalarımız, sevişmelerimiz bir hafta kadar sürdü. Enişteme

– “Bir hafta seni ablamdan ödünç aldım işte… İşim bitince ablama seni teslim edeceğim.” dedim.

Bu eniştemin de işine gelmişti. Beraber kaldığımız bir hafta boyunca her akşam eniştemle beraber oluyorduk. Bu ilişkimiz halen devam ediyor. Eniştem bana çalıştığı ilçeden bir iş bulacak ve ablamın yanında, onlarla beraber kalacağım. Nasıl yapacağız bilemiyorum ama, Kandırabilirsek ablamı da aramıza alacağız. Belki sikici eniştemin o koca siki yardımcı olur ablamı kandırmamıza

Kapıcı Rıza Karısının Külodunu Bana Niye Verdi? (Onur 53 Y., İstanbul / Türkiye)

Merhaba arkadaşlar. Buraya yazılan öykülerin bir tokat escort kısmını okudum. Önce okuduklarımın kaç tanesi gerçek yaşanmış, kaç tanesi fantazi diye düşündüm. Sonra da öyküler, ister yaşanmış ister hayal ürünü olsun, sonuçta bir emek verilerek hazırlandığı için, bu emeğe saygı göstermek zorunda olduğumu düşündüm. Kendi öykülerimi paylaşmaya başlamadan önce de, paylaşımda bulunan herkese teşekkür etmek istedim. Bizler bunu neden yapıyoruz bilmiyorum. Ama sanırım fantazi ya da yaşanmış olsun paylaşma ve başkalarının bizlerin öykülerini okurken masturbasyon yapmalarını düşünmek bile adrenalimizi yükseltiyor. Bu da yeterli bir gerekçe, öyle değil mi?

Burada yazan kişilerin yaş guruplarına baktığımda, genellikle gençlerden (!) oluşuyor. Benim de o dönemleri yaşadığımı ve siz okurlardan daha fazla yaşamış olmamın avantajını ortaya koyacak olursak, sanırım aktaracaklarım bir çoğunuzun seksolojik yaşamında vizyon oluşturmaya ve geleceğe değişik bir perspektiften bakmanıza yardımcı olacaktır. Biseksüel bir kimliğim var. Bu sitelere girenlerin büyük orandaki kısmı cinsel kimlikler hakkında bilgi sahibi olsalar da, bilmeyenler, ya da kavram kargaşası yaşayanlar için yazmalıyım! Biseksüellik: Her iki cins ile birlikte olabilme yetisine sahip olan kişi anlamı taşıyor kısaca…

50’li yaşların ortasına geldim sayılır. tokat escort bayan 16 yaşından beri cinsel yaşamın içinde bulunan kişi olarak 30 küsür yıldır yaşadığım binlerce deneyim ve sizlere de kâh keyif, kâh “Hassiktiiiirrrrr!” dedirtecek olaylar ile karşılaştım. Bu siteyi neden seçtiğim konusuna gelince, hiç bir nedeni yok. Google’a ‘Seks Hikayeleri’ yazdım ve bu siteye girdim. Site kurucusu, editörü veya diğer çalışanlarından kimseyi de tanımam…

Şu anda, “Yaaa Amca bey, gir konuya artık!” diyenler de vardır eminim. Seksin uzun soluklu olanının değerli olduğu gibi, yazının da uzun olanı makbuldür. Sonuçta okulda kompozisyon dersinde değiliz. Kısa yoldan boşalarak donunuzu çekmek yerine, merak ederek ve ağır ağır ereksiyon halini alıp, öykünün içinde kendinizi hissetmeniz için bu girizgah önemli.

İstanbulun şirin ilçelerinden birinde geçen ergenlik dönemimde masturbasyon ile kapıcımız Rıza efendi vasıtası ile tanıştım. O dönemlerde 40’lı yaşlardaki Rıza efendi Sinop kökenliydi. Karısı Döndü abla sanırım 30’lu yaşlardaydı. Ailemin durumu yaşadığımız bölgeye göre iyi sayılabilecek bir ekonomik yapıya sahipti. Ve apartmanda Rıza efendinin en çok ilgi gösterdiği aile bizdik. Babam, mesleği gereği iyi kazanıyor ve onlara da iyi bahşişler, hediyeler veriyordu. Dolayısıyla Rıza Efendi ve döndü abla da bizi el üstünde tutuyordu.

Matematik ve İngilizce derslerinden bütünlemeye kalmıştım. Yani iki zayıf dersim vardı ve bizimkiler benim kalabileceğimi düşünmediklerinden İtalya’ya tatil programı yapmışlardı. Annem tatil programını iptal etme konusunda uğraşsa da, babam onu ikna ederek, bana göz kulak olsun diye halamı getirdi ve onlar tatile gittiler. 12 günlük bir tatildi bu. Halam 30’lu yaşlarda, bir evlilik yapmış ve eşinden ayrılmıştı. Üniversite mezunu olan halam bana ders te çalıştırıyordu.

Rıza efendi günde 10 kez kapıya geliyor ve bir escort tokat ihtiyacımız olup olmadığını soruyordu. Halam da her keresinde bir şeyler sipariş ediyor Rıza efendiyi boş göndermiyordu. Ben de, “Ne iyi bir kapıcımız var!” diye halama onu övüp duruyordum, taaki Döndü ablanın, “Onuurr, bizim Rıza size günde kaç kere çıkıyor?” diye sorduğu ana kadar. Bir anda kafamda şimşek çaktı. Rıza efendi dul halama sulanıyor olabilir miydi? Bir anda ona karşı içimde acayip bir kin ve nefret oluştu. Çoğu gelişinde halama kapıyı açtırtmıyor, evde yokmuşuz gibi davranmaya yönlendiriyordum.

4 ya da 5 gün sonra, dışarıdan geldiğim bir an, Rıza efendi beni kapıda karşıladı ve “Onurum nassın? Keyifler eyi mi?” falan dedi. Yüz vermeden soğuk bir biçimde cevapladım. “Döndü ablan yok, gel bak bizde saa ne göstereceğem!” dedi. Merak edip onunla birlikte kapıcı dairesine girdim. “Kaç yaşına geldin?” dedi. “16!” dedim böbürlenerek büyük adam edasıyla. Rıza efendi gevrek gevrek sahte bir gülüşleö “Oooo adam olmuşsun, kuş ötmeye başlamıştır!” dedi. Anlamamıştım, “Ne diyosun Rıza efendi?” dedim. “Oğlum yani kamışa su gelmiş!” dedi. Yine anlamadım, “Kamış ne? Ne suyu? Ne diyorsun sen Rıza efendi?” dedim. Avucu ile pipimi tutarak, “Bura kamış, su da erkeklik suyu!” deyince, korku ve utançla kendimi geri çektim, “Ne diyosun sen yaa? Deli misin?” dedim. Utandığımı anladı ve “Oğlum sen yaşlarda erkeklerin sikleri kalkmaya başlar, onunla oynarlarsa da müthiş keyif alırlar ve özel bi su akar. Çiş gibi deel, keyif suyu!” dedi.

Yine anlamamıştım, ama ilgimi de çekmişti, “Nasıl birşey o öyle, ben bilmiyorum?” deyince, “Bekle!” dedi, diğer odaya geçti. Bir dakika içinde elinde bir külotla geldi ve “Aha bu Döndü ablanın donu. Bunu kokla sikin kalkacak, sonra sikini avcunun içine alıp sıvazla. Sabırla sıvazla bak ne olacak! Nasıl hoşuna gidecek!” dedi. “Yook istemem napiim Döndü ablamın donunu? Ayıp!” deyince, yine yılışık gülümsemesi ile, “Oğlum sen bunu al kokla. Am kokusu çok iyidir. Sikini sertleştirir, sonra da sikini sıvazla!” dedi pişkin bir şekilde. “Sıvazlamak ne Rıza efendi?” diye sorduğumda, bana hiç aldırmadan fermuarımı indirdi. “Dur ne yapıyorsun?” dememe fırsat bırakmadan, sikimi tutup çıkardı dışarıya, avcunun içine alıp, avucunu hareket ettirmeye başladı sikimin üzerinde. “Aha böyle yapcan… Su gelene kadar bırakma ve donun bu kısmını kokla. Burda am var!” dedi ve külodu tişörtümden içeriye sokuşturdu. Popoma da iki şaplak vurarak, “Bana ilerde çok dua edecen!” dedi.

Yukarı çıkarken tişörtümden içeri sokuşturduğu külodu nereme saklayacağımı bilemedim. Cebime tıkıştırdım. Eve girer girmez halama, “Çok sıkıştım!” diyerek tuvalete girdim. Kapıyı kilitledim ve cebimdeki külodu çıkararak seyretmeye başladım. Dediği gibi am yerini koklamaya başladım. Sikim kalktı. Yine ounun deyimiyle sıvazlamaya başladım sikimi. Epey bir süre sonra içim kabardı, taşaklarımdan yukarılara doğru bir yangın yayıldı, salıncakta sallanırken içim hoş olurdu, onun gibi bir şeyler oldu. Sikim çatlayacak kadar sertleşti. Ben hızlandım, hızlandım ve sikimin ucundan müthiş bir güzellikle bir şeyler fışkırmaya başladı. Fışkırtı bittiğinde acayip yorgun düştüğümü hissettim. Harika bir duyguydu. Demek ki erkeklik suyu buydu. Hemen Döndü ablanın külodu ile yerlere dağılan fışkırtılarımı sildim. Sonra külodu katlayıp cebime koydum. Tuvaletten çıktım, doğru odama girip yatağıma uzandım ve kısa sürede uyudum.

Karısının külodunu bana veren Rıza efendinin ne için bu külodu verdiğini çok geçmeden anlayacaktım…

Hoşçakalın arkadaşlar.

[Onur]

Ertesi gün kız arkadaşlarıma bir kaç gün kafamı dinlemek istediğimi ama ablamdan kaçamadığımı söyledim. Bir kaç gün kız kıza bir yerlere kaçarız yalanıma ortak oldular ve ablamın kontrolden böylece kurtuldum. Birisi mi var kız diye kikirdemelerini ise kesin bir dil ile ret ettim.

İki hafta sonra Amsterdam uçağında idim. Havaalanından dediği gibi gönderdiği bir şöför aldı ve beni kalacağımız otele kadar götürdü. Yolda iken aradı. şırnak escort bayan Akşam altı gibi geleceğini ertesi günkü işlerini de hallettiğini anlattı. Üç gün gece gündüz benimsin dediği için otele gider gitmez güzel bir duş aldım, Türkiye de giyemediğim dar bir pantolon ve göğüs dekolteli bir bluzu üstüme geçirdim. Otelin lobisine inerken asansördeki aynadan kendimi kontrol ettim. Boşandığımdan beri elimdeki bol para sayesinde spor, bakım ve makyajlar ile eskisinden daha güzel gözüküyordum ama verdiğim bir kaç kiloya rağmen bacaklarımın kalınlığı ve iri memelerimle eniştemin dediği gibi Alman kadınları gibi görünüyordum.

Ben lobiye indikten beş dakika sonra geldi ve dudaklarıma bir öpücük kondurarak “merhaba” dedi. Çekingen davranışlarımı anlayıp “Korkma burada kimse tanımaz bizi” Kolunu açtı ve bir sevgili gibi koluna girdim. Yemek yiyeceğimiz yere kadar şakalaşarak, bu kıyafetler ile ne kadar seksi olduğumuz söyleyerek ve dükkanlara girerek yürüdük. İki sevgili gibi gezinmek, yemek yemek, ve sonrasında otelimize kadar el ele yürümek, beni balayı günlerime geri döndürmüştü. Tek farklılık artık bir iki kadeh de olsa şarap içmem ve otel kapısında beni uzun uzun öpen bir erkeğim olması idi. Otele geldiğimizde lobideki bara yürüyüp birer kadeh şarap daha sipariş etti. Makyajımı tazelemek ve kendime çeki düzen vermek için lobideki tuvaletlere gittim. Şaraptan ve yol boyu süren küçük öpücüklerden yüzüm biraz kızarmış üzerimdeki bluzden ise göğüs dekoltem ve meme uçlarım görünür hale gelmişti. Geri dönerken bardaki diğer erkeklerin bana bakması alışkan olmadığımdan rahatsız etmişti. Hatta biri yanıma gelip anlamadığım bir şeyler söyledi. Eniştem görüp adamı yanıma geldi ve adamı gönderdi.

“ Ne dedi” dedim. “Seni burada çalışanlardan zannetmiş kaça olur diye soruyor” dedi.şırnak escort Safça” Çalışan mı?“ dedim. “Orospu kızım orospu zannetmiş” Utançtan kıpkırmızı oldum, eniştem ise gülerek alt dudağıma yapıştı. “ Burası seks şehri kızım, yarın gezdiririm seni, utanma. Baldızımızı siktirmeyiz biz. Kendimiz sikeriz” Daha da utandım. Aldırış etmeden kadehini bir dikişte bitirdi benimkini eline aldı. “ Hadi odada bitirirsin sen, dün gece bizim tüm ekip sikişe gitti, ben sen geleceksin diye bu kadar karı arasında tv seyredip yattım.”

Daha asansörde arkamdan sarılıp memelerimi okşamaya başladı.escort şırnak Odaya girince ben bir duş alayım çok yoruldum bu gün diyerek banyoya girdi. O duşta iken sadece kırmızı tangamla yatağa oturdum.

Her zamanki rahatlığı ile duştan çıplak çıkıp önünde salınan erkekliği ile telefonunu aradı çantasında. Televizyonun sesini açarak telefon ile konuşmaya başladı. Ablam ile konuşuyordu arkadan gelen TV sesi de otel odasındayım diyebilmek için. Bilmiyormuş gibi. “Niye kaldın ki dükkanda akşama kadar” diye sordu. “ Nerelere gitmiş kız başına, düzgün birisini bulamadığınız şu kızcağıza” diyerek ablamı da tersledi. Telefonu kapayınca çıplak vücudumu seyretti ve üzerime doğru uzanıp usulca göğüslerime kafasını koydu.

“ Evlenmeyi düşünmüyor musun yine? Ben kaç sene daha yeterim sana bilemem, daha çok gençsin. Bir hayatın olmalı. Bir önceki gibi öküz olmayan birini bulalım sana” Bu ani geçişlerine hala alışamamıştım ama haklıydı sonuna kadar. “Hiç zamanım yok ki, çevremde kimse de yok.” “Ablan ile konuşurum ben de bir bakınayım çevreme ama hemen olmasın doyamadım daha sana” “ Bir de bu sefer sikişmeden evlenme, bir gör bakalım herifin becerilerini önce” Bir eli bacak arama inerken doğrulup dudaklarıma yapıştı. Şarap yüzünden vücudumu ateş bastırıyordu bir de onun ağırlığı ve sert parmaklarımın amıma uyguladığı baskı vereceğim cevabı unutturdu. Yavaş yavaş göğüslerime ve oradan beni boşaltana kadar yalayacağı amıma ineceğini biliyordum. Öyle de oldu. İlk orgazmım amıma dilini gömmüşken ikincisi ise kucağına oturmuş zıplarken geldi. Benim misyoner pozisyonuna çevirip boynumu emerken hırıltılarla o da içime boşaldı. Birbirimize sarılmış yatarken lobide yaşadıklarım aklıma geldi. “ Gittiğin şehirlerde veya o evde sen de sikiyor musun orospu” diye sordum. “Kıskandın mı?” “Merak ettim” “Evet, ama azaldı artık hem yaşlanıyorum hem de doyurmam gereken iki kadın var” Çırılçıplak oynaşarak ve içimden dölleri damlayarak uyuyakaldık.

Ertesi gün sabahtan akşama tüm şehri el ele gezdik. Akşamüstü odamıza dönünce bir iki saat uyuyalım seni şehrin seks hayatı ile tanıştıracağım dedi. Geç bir akşam yemeği sonrası onbir gibi oteli terk ettik. Etrafta hayat kadınlarının ve çokça erkeğin dolaştığı bir sokağa soktu beni. Korkudan iyice koluna girdim. O ise kendinden emin bir çok yere girip çıkıyor ben ise şaşkınlıkla kapı önlerindeki deri kıyafetli erkek ve kadınlara, vitrinlerdeki seks oyuncaklarına bakıyordum.

Son girdiğimiz bir yerde çıplak kadınlar servis yapıyor ve ortada dolaşan dev bir zenci taşkınlık yapanları uyarıyordu. Zencinin şortunun altında duran sik enişteminkinden bile büyük gözüküyordu. Oturur oturmaz eniştem bir viski aldı ve gelen kekten ısırdı. “ İçinde ot var ister misin” dedi. “ ne otu” dedim. “ Ne diyeyim ben sana saf kız, esrar” Çekinerek elini geri itip etrafı seyre daldım. İkinci kadeh şarabımı içerken eniştem kekten son lokmayı uzattı. “korkma yanında ben varım, bir kere denemeyle bir şey olmaz” Tek lokmada yutup üzerine şarabımı içtim. Eniştem “hadi sıktı burası diyerek dışarı çıkardı tekrar. Bu sefer kapısı zil ile açılan başka bir yere geldik. Onun için ilk olmadığı belli idi. Korumalar ile şakalaşıp geniş bir salona girdik. Hafif başım dönmekte sanki yaşadıklarım bir filmmiş gibi çevremi izlemekteydim. İçerisi benim için şok edici idi. Bir kaç geniş koltuk grubu ve buralarda oturan yarı çıplak kadınlar ve erkekler. Erkeklerin hepsi makyajlı bizim oralarda doğrudan ibne diyeceğimiz tipler, kadınlar ise göğüsleri açıkta deri korseler içinde idiler. Gösterdikleri bir koltuğa oturduğumuzda ” Rahatsız oldum” dedim. “ Bak söyle bana, bir daha evlenirsen tekrar şansın olmayabilir, en gizli fantezin neyse söyle gerçekleştirelim bu gece” Yoktu. Aslında evli iken beni sabaha kadar dört beş kere sikecek birini hayal ederdim.Ben de öyle dedim. Güldü. “Bir yirmilik koca bulacan o zaman ben yardımcı olamam. Ama senden bir şey rica ediyorum. Ben şu karşıdaki kızı alacam ve senin de yatakta olmanı istiyorum.”

Şarap ve ot beni bir hayal alemine sürüklemişti. “ Ben bir kadın ile sevişmem” dedim. “Tamam, sana dokunmamasını söylerim” Elimden tuttu kaldırdı ben de kıkırdamama hakim olamadan peşi sıra yürüdüm ve içinde sadece bir yatak olan odalardan birine girdik. “ Sen dağıldın iyice” diyerek yatağın kenarına oturttu beni. Gerçekten de giydiğim mini etek iyice yukarı sıyrılmış gömleğimin üstten bir iki düğmesi de sütyen hizasına kadar açılmıştı. “ Geçen geldiğimde de siktim bu karıyı çok iyiydi” Bir yandan da soyunuyordu. Önümde çırılçıplak dikilince kalkmaya başlayan siki yalamaya başladım o ise gömleğimi ve sütyenimi çıkartmaya çabalıyordu. Kapı açılıp içeri giren yarı çıplak kadına aldırmadan işime devam ettim. Kadında bize yaklaşıp eniştem ile bir şeyler konuştu ve eniştem beni orada bırakıp kadın ile yatağa devrilip öpüşmeye başladı. Kadının sıkı vücudundan çok aklım elimden alınan kalkmış kalın sikte kalmıştı. Galiba biraz da eniştenin başka bir kadın ile olmasını kıskanıyordum. Kadın eniştemin boynuna oradan göbeğine indi. Bir eli ile taşaklarını avuçlayıp başı iyice kabarmış sike dili ile dokunmaya başladı. Sonra kökünden tuttuğu siki bana doğru gösterip parmağı ile gel diye işaret etti. Beynim iyice uyuşmuş halde üzerimde sadece bir mini etek sike doğru emekledim. Mantar haline gelmiş başı tek hamlede ağzıma aldığımda kadın sikin köküne ve oradan taşaklara inmişti.

Bacağımı çekmesinden eniştemin 69 pozisyonuna geçmemi istediğini anladım ve hafif üzerine gelecek şekilde yan yattım. Külodumu ve eteğimi aşağıya indirip aniden amıma saldırdı belli ki sikinin ve taşaklarının aynı anda yalanması kudurtmuştu iyice.

Ben sikin başını emerken kadın eniştemin taşaklarından götüne inmiş ve dilini eniştemin göt deliğine sokup sokup çıkarmaya başlamıştı. Eniştemin dili ise amımın içinde daireler çiziyor kasılmalarım yavaş yavaş başlıyordu. “ Gel buraya” diye beni çekince, nefes alabilmesi için biraz boşluk bırakarak yüzüne doğru oturdum. Manzara hoşuna gitmiş olacak ki kadın ellerini göğüslerime uzattı ama ben itekleyince ısrarcı olmadı. Çıplak olduğu halde enişteme bir şeyler söyleyerek dışarı çıktı. Ben amımdaki dil ve kıçımdaki parmağın etkisi ile eniştemin suratına işer gibi boşalırken kapı tekrar açıldı ve kadın içeri girdi. Ama içtiklerim ve yaşadığım yoğun orgazmın hayalleri içinde hala enişteme kıçımı okşatırken bir gariplik fark ettim. “ Sik takmış bu kadın” dememle eniştem tekrar amıma saldırdı ve bacaklarını yukarı doğru kaldırdı. İyice hassaslaşmış am dudaklarımı şimdi eniştemin suratına iyice bastırmıştım. Kadın önce sike sonra eniştemin göt deliğine saydam bir sıvı döktü ve bunu daha önce defalarca yapmış olduğu belli olacak şekilde rahatça eski kocamın sikinden büyük yapma siki enişteme sokuverdi. Onun girmesi ile eniştemin amıma vurduğu dil darbeleri de şiddetlendi.

.

Kadın elimi alıp eniştemin sikinin üzerine götürdü ve beraberce enişteme 31 çekmeye başladık. Gözümün önünde güzel bir kadın gördüğüm en güzel sike sahip, eniştemi sikiyor, eniştemin dili ve parmakları ise beni yeni bir orgazma götürüyordu. İlk pes eden ben oldum bağıra bağıra tekrar boşalıp amımı eniştemin dilinden kurtardım. Nefes nefese kalmış iken manzarayı da kaçırmak istemiyordum. Eniştemi siken kadın takma siki sonuna kadar sokup çıkarıyor eniştemin kalın siki ise her vuruşunda sallanıyordu.

“Ağzına al orospu” diyerek beni çekiştirince kadının elini hızla itekleyip kalın yarağa yapıştım. Kısa sürede kalçalarını yukarı kaldırarak “küçük orospum benim” diye hırlayarak ağzımı doldurdu. Ağzımın kenarından taşaklarına doğru süzülen dölleri elimle iyice yaydım ve kadını itekleyerek uzaklaştırdım. Eniştemin hafif aralık kalan kıç deliğini okşayarak azala azala tüm döllerini boşaltmasını bekledim.

Hiç bir şey olmamış gibi otele kadar el ele yürüdük. Canımın çok tatlı çektiğini söylediğimde gülerek “ içtiklerinden” dedi. Tatlı ve kahve sırasında o açtı konuyu. İki yıl önce bir Hollanda gezisinde yine çok içtiği bir akşam böyle bir tecrübe yaşadığını, Türkiye’de bir kaç kere travestilere de gittiğini ama erkek vücudundan çok, bir kadının onu sikmesinden çok tahrik olduğunu anlattı. Ablama anlatsa şok geçireceğini ama benimleyken kendini rahat hissettiğini söyledi. “ Ne dersin sen yardımcı olur musun? diye sorunca biraz düşündüm ” Hayır” dedim, “bana çok uzak şeyler yaşadıklarımız.” Kulağıma eğilerek emdi “ ama beş posta olmasa da birazdan senin götünü çok fena sikecem” dedi. Gerçekten de o gece bir kere de götüme boşaldı. Ama hem yorgunluktan hem de içtiklerimizden boşalması nerdeyse yarım saat sürdü. Sikerken o kadar acımasız ve sertti ki dönüş uçağı kıçımdaki acı nedeniyle tam bir kabusa döndü.

Merhabalar. Adım Nahit, 32 yaşındayım. Yıllarca bir fabrikanın müdürlüğünü yaptıktan sonra, 7 yıldır tecil ettirdiğim askerliğimi yapmak için müracatta bulundum. Fabrikada tüm personel tarafından sevilen, sayılan, aynı zamanda çok otoriter biriydim. Fabrikanın yemekhaneden sorumlu aşçısı, Erkan isminde genç biriydi ve iki ay önce 17 yaşında bir kızla evlenmişti. Düğününe beni de davet etmiş, ben şehir dışında olduğum için düğünlerine gidememiş ve evlendiği kızı görememiştim, fakat çokta merak ediyordum. Bu arada erkan benden çok korkar, aynı zamanda çokta saygı gösterir, her zaman günlük menü dışında bana özel yemekler yapar, bazen de, “Müdürüm bir gün seninle kafaları çekelim, mezeler benden!” derdi. Ama bir türlü işlerimizin yoğunluğu nedeniyle fırsat bulamamıştık. Neyse günüm geldi işimden ayrıldım ve askere gittim.

Askerden geldikten sonra oturduğum apartmanın altında boş olan bir dükkanı kiraladım ve inşaat malzemeleri üzerine bir işyeri açtım. Aradan 6 ay kadar geçmişti, bir gün fabrikaya eski patronumu ziyaret için gittim. Fabrikada benim dönemimden çalışan hiç kimse kalmamış, bütün personel yenilenmiş, patron işleri baya bir küçültmüştü. Çalışanlara yemekhane sorumlusu Erkanı sordum, onun da işten ayrıldığını ve yemeklerin tabildottan geldiğini söylediler. 15 gün kadar sonra bir gün sabah dükkanın önüne bir sandalye atıp güneşlenirken, motorlu birisi önümden geçti ve Erkana çok benziyordu. Ama güneş gözlüğü taktığı için tam emin olamadım. Aynı kişi akşam üzeri tam ters istikamete doğru geçince, ben sabahları ve akşamları yola bakmaya başladım ve her gün geçiyordu. Birkaç gün sonra akşam geçerken ben bunu durdurdum, evet Erkandı. Beni görünce baya bir şaşırdı, “Oooo müdürüm!” deyip elime sarıldı. Dükkana davet ettim. Hoş beşten sonra, “Birkaç gündür görüyorum ama emin olamadım, her gün bu caddeden nereye gidiyorsun?” diye sordum. Yeni taşınmışlar, evi caddenin sonundaki varoş mahallesinde imiş ve başka bir fabrikada aşçı olarak çalışıyormuş…

Baya bir hasret giderdikten sonra, motoruna bindi, giderken de, “Müdürüm, ailecek te görüşelim, buralarda hiç çevremiz yok, herkes kendi halinde, bari sizinle gidip gelelim, hanımın ve çocuğun çok canı sıkılıyor!” dedi. Okeyleştik ve “İstediğiniz zaman buyurun gelin!” dedim. Akşam durumdan eşime de bahsettim. Bu arada ben 8 yıllık evliyim ve 4 yaşında bir çocuğum var. Erkanın da hemen bir çocuğu olmuş ve bir buçuk yaşına girmiş. Eşim, “Olabilir, eğer hanımı kafadengi birisi ise, benim de canım sıkılıyor aslında, benim içinde iyi olur.” dedi. Erkan birkaç gün sonra dükkanın önünden motorla geçtiğinde bu sefer arkasında başörtülü, pardesülü kapalı bir bir bayan ve kucağında bir çocuk vardı. Ofisimde olduğum için onlar beni görmedi, ama ben çok şaşırmıştım, karısının kapalı biri olabileceğini hiç düşünmemiştim ve ilk defa görüyordum, fakat çok hızlı geçtikleri için doğru dürüst görememiştim.

Cumartesi akşam üzeri Erkan dükkana uğradı ve “Müdürüm, müsaitseniz Pazar günü size gelmek istiyoruz?” dedi. Karıma telefon açıp müsait olup olmadığımızı sorduğumda, karım da, “Müsaitiz müsaitiz, buyursunlar gelsinler, hatta biraz erken gelsinler kahvaltıyı da birlikte yapalım!” dedi. Pazar günleri işyerini açmıyordum, Pazar sabah erkenden kalkıp unlu mamül fırınına giderek Simit, Poaça ve Börek aldım ve beklemeye başladık. Saat 10:00 gibi geldiler, kapıda karşıladık. İçeri geçtiler, “Hoşgeldin!” diyerek eşine elimi uzattım ve tokalaştık. Ama ne tokalaşma! Elleri ateş gibi yanıyordu! Samimi bir şekilde, “Ben Hayriye!” dedi. “Ben de Nahit!” dedim ve ekledim, “Bu arada siz hasta olacaksınız galiba, ateşiniz var!” dedim. Hayriye hafif gülümseyerek, “Yok, benim doğal halim bu!” dedi. Erkan da, “Müdürüm ben kışın soba kullanmıyorum, Hayriyenin teni çok sıcaktır!” dedi, gülüştük. Hayriye minyon tipli, hafif çukur gözlü, beyaz tenli, yüzü ve vücut yapısı süper güzel bir kadındı. Ona bakmaktan kendimi alamıyor, fakat göz göze gelmeye de korkuyordum.

Kahvaltı masasına geçtik. Hayriye çocuğu uyutmak için yan odaya geçti. rize escort bayan Bu arada biz masaya oturunca, ona benim karşımdaki sandalye kaldı. 5-10 dakika sonra geldi ve karşıma oturdu. Derin bir kahvaltı sohbeti, yaz olduğu için balkon kapısı açık, güzel bir ortam, kakara kikiri 2 saat kadar masada kaldık. Hayriye kapalı olmasına rağmen çok hoş sohbet, biraz utangaç ama konuşkan birisiydi. Kahvaltıdan sonra biz balkonda koyu sohbete dalmışken, hanımlar bulaşık falan derken öğlen oldu ve hanımlar yanımıza gelerek pikniğe gitme teklifinde bulundular. Hazırlıklar yapıldı pikniğe gittik. Vaktimiz çok güzel ve eğlenceli geçiyor, bu arada samimiyetimiz artıyordu. Piknikte çay içerken Hayriye bana, “Nahit abi, Erkan 3 yıldır seni öyle anlatıyordu ki, merakımdan çatlamıştım!” dedi. Erkan da lafa girdi, “Ee o benim biricik müdürüm, bana çok babalık yaptı, ondan gördüğüm iyiliği babamdan görmedim ben, gerçi fabrikada yardım etmediği tek işçi yoktu, o fabrikadaki bütün işçilerin babasıydı!” dedi. Hayriye de, “Abi ne zaman bir durum olsa Erkan, şimdi Nahit müdürüm olacaktı ben bu hale düşmezdim diyor, seni anlata anlata bitiremiyor!” dedi. Bu arada eşim bir bana, bir Hayriyeye bakıyor, bir şeyler çözmeye çalışıyordu. Ben ise kötü duygulara girmemek için kendimi zorluyor, fakat Hayriyeden de gözümü alamıyordum. 19 – 20 yaşında, süper güzel bir hatun karşımda ve göz göze gelmemek için resmen kendimle savaşıyorum.

Akşam üzeri piknikten döndük, akşam yemeği rize escort falan derken saat 22:30 oldu. Herkes pikniğin de etkisiyle baya yorulmuştu. Bunlar, “Artık kalkalım…” dediler. Sabah gelirken minibüsle geldikleri için yine minibüsle gitmeleri gerekiyordu ben, “Olmaz, minibüsle göndermem, sizi ben bırakırım!” dedim. “Ya zahmet etme.” falan dediler. Ben de, “Hem evi de öğrenmiş olurum.” deyince itiraz etmediler. Eşime, “İstersen sen de gel.” dedim. Eşim, “Ben yorgunum, sen bırak gel.” dedi. Neyse ben bunları evlerine bıraktım. Arabadan inerlerken çocuk Erkanın kucağında idi. Vedalaşırken yine tokalaştık, ama Hayriyenin elleri yine ateş topu gibi yanıyor ve içimi fena yapıyordu. Elimi bırakmadan, “Nahit abi her şey için çok teşekkürler, çok güzel bir gündü, en kısa zamanda biz de sizi bekliyoruz!” dedi. Bu arada gözlerimin içine bakıyordu, durduğum yerde yarağım kazık gibi olmuş, yüzüm kızarmıştı. “Abi sen bana diyorsun ama sen hasta olacaksın, yüzün kıpkırmızı ve terliyorsun!” dedi. Ben de güneş çarpmış olabileceğini söyledim. Vedalaştık ve ben eve döndüm.

Eşim geceliğini giymiş yatmış, yatakta beni bekliyordu. Soyundum ve escort rize yatağa girdim. Biraz sohbet ettik, onları nasıl bulduğunu sordum. Çok beğendiğini, iyi insanlar olduğunu ve görüşebileceğimizi söyledikten sonra bana manalı manalı bakarak, “Umarım bu düşüncelerim yüzünden beni pişman etmezsin!” dedi. (Eşim çok kıskanç bir yapıya sahiptir). “Ne demek istiyorsun?” dedim. “Kız çok güzel ve sana da çok hayran kaldı!” dedi. “Ne alaka? Kocası anlatmış, o da merak etmiş, ne var bunda?” dedim. “Daha çok toy, sen yine de dikkat et!” dedi. “Abartıyorsun! Duymadın mı, bana Abi diyor, ayrıca kapalı birisi!” dedim. “Orası öyle, ama ne bileyim, o kadar güzel ki kıskanmamak elde değil!” dedi. Ben de, “Sen ondan güzelsin karıcığım!” diyerek dudaklarından öptüm ve amını avuçladım ve okşamaya başladım. Sonra karımın külodunu çıkardım, amını yalayıp, az önceki elin sıcaklığının ve konuşmalarında etkisinde kalarak kazık gibi olmuş yarağımı karımın amına geçirdim. Karım, “Offfffff, işte bu huyuna bayılıyorum senin, ne zaman aklımdan geçse yarağını amımda buluyorum!” diyor ve dudaklarını ısırıyordu…

Ben ise Hayriyeyi siktiğimi hayal ediyor, karıma köklüyordum. Karım zevke gelmiş çılgınlar gibi inliyor, “Ben bu yarağı kimseyle paylaşamam! Bu yarak bana ait! Sakın o karıyı sikeyim deme!” diyor, kendi kuşkularını dillendiriyordu. “Karıcığım merak etme, Hayriye karşımda soyunup bacaklarını ayırsa bile dönüp bakmam!” diyerek karımın amına pompalıyordum. Karım, “Ben seni bilmezmiyim? On senedir yediğim bu yarağı tanımazmıyım? Öyle bir fırsatı kaçırırmısın sen, bulduğun ilk fırsatta koyarsın kızın amına!” diyor, beni daha da azdırıyordu. 20 dakikadır karımı sikiyordum ve artık son noktaya yaklaşmıştım, hızla pompalıyor, “Merak etme aşkım, siksem bile bana senin kadar zevk veremez!” diyerek karımı rahatlatmaya çalışıyordum. Karım ise ikinci defa boşalıyor olmanın zevkiyle, “Sik kocacığım sik, bu yarağa helal olsun, bu yarak ne Hayriyeler hak ediyor! Offfff çıldırıyorum, pompala kocacığım, kökle amıma!” derken, korunmadığı için, yarağımı son bir hamleyle karımın amından çektim ve göbeğine boşaldım. Nefes nefese kalmış bir vaziyette üzerinde 2-3 dakika hareketsiz kaldım, sonra yanına uzandım. Karım dudağıma bir öpücük kondurarak, “Az önce söylediklerimi sakın ciddiye alıp ta kıza birşey yapayım deme haa! Sana belli olmaz, izin verdiğimi falan düşünürsün!” diyerek gülümsedi.

Aradan 3-4 gün geçmişti ama Hayriye bir türlü aklımdan çıkmıyor, resmen bütün gün düşüncemi işgal ediyordu. Ellerinin sıcaklığı aklıma geldikçe yarağım kalkıyor, elleri böyleyse acaba amı nasıldır bunun diye düşünmeden edemiyor, bir yandanda arkadaşımın karısı hakkında böyle düşünceler taşıdığım için kendime kızıyor, müthiş bir suçluluk duygusu yaşıyordum. Tam bir ikilem içindeydim. Bir akşam vakti tam dükkanı kapatmayı düşünüyordum ki, Hayriye caddenin karşı kaldırımından kucağında çocuk ile yavaş yavaş yürüyerek evlerinin ters istikametine doğru gidiyor ve sık sık arkasına dönüp bakıyordu. Hemen koşarak yanına gittim ve arkasından, “Hayriye?” dedim. Galiba sesimi tanıyamadığı için birden irkildi, beni görünce de biraz rahatladı. “Bu saatte böyle yaya nereye gidiyorsun? Hayır mı?” dedim. “Abi sorma ya, Erkan gece vardiyasında çalışıyor, işe gitti, ben de annemlere gidiyorum. Minibüsü beklemeyeyim, yavaş yavaş yürüyeyim dedim, ama hep dolu geçiyorlar, almadılar, buraya kadar geldim.” dedi. Ben de, “Yorulmuşsun, gel biraz dinlen, böyle olur mu, o kadar yol kucağında çocukla yürünür mü, gel hadi!” diyerek çocuğu kucağından alarak, biraz da emrivaki bir tavırla işyerime götürdüm…

Hayriye yorulmuş, kan ter içinde kalmıştı. Soğuk bir kola ikram ettim. “Abi ben almasaydım, geç oluyor, şimdi minibüsler nöbete düşerse çok geç kalırım!” dedi. Ben de, “Merak etme, seni bu saate minibüsle gödermem, ben bırakırım, rahat ol, al şunu iç, serinle biraz!” dedim. “Nahit abi zahmet etme, ben minibüsle giderim!” dedi. Ben kaşlarımı çatarak, “Seni bu saatte böyle göndermem, sonra Erkan duyarsa bana kırılmaz mı?” dedim. Hayriye de çaresiz, “Peki abi!” dedi ve kolayı aldı. Çocuk uyuyordu, koltuğa yatırmıştım. Sohbete başladık, tam karşımda oturuyor ve havadan sudan konuşuyorduk. Ben ise yine gözümü dikmiş öyle derinlere dalmıştım. Birkaç defa göz göze geldik. Ben hep gözümü kaçırıyordum ve sonuncuda kaçıramadım, bir an sessizlik oldu, 10-15 saniye gözgöze bakıştık. Bu defa o gözünü kaçırdı, ben hemen toparlanmaya çalıştım, ama bu arada masa altında benim yarak yine kazık gibi olmuştu. “Abi ne zaman kapatıyorsun?” dedi. Ben de, “5-10 dakikaya kadar kapatırım, gideriz!” dedim. Bu arada yukarıyı evi aradım ve bir işim olduğunu, bir yere kadar gidip geleceğimi ve merak etmemelerini söyledim.

Masanın altından yarağımı düzelttim, eğer anlarsa rezil olacağımı düşündüm ve sakinleşmek için birkaç dakika dikkatimi dağıttım, masadaki evrakları dosyaları falan toparladım. Sakinleşince de, “Hadi kalkalım!” deyip çocuğu kucakladım ve arabaya kadar ben götürdüm. Arabaya varınca çocuğu almasını, kapıları açacağımı söyledim. Çocuğu alırken ben biraz çekingen davrandım, ama o çok rahattı ve yanaştı, çocuğu sıkı tutabilmek için sarılarak alırken, benim kolumun birisi çocukla onun arasında kaldı ve pardüsünün üzerinden taş gibi göğüslerini ilk defa hissederken neredeyse kalp krizi geçirecektim. Kapıları açtım, arkaya binmek istedi. “Aşk olsun, bu da ne demek oluyor? Hakaret sayarım bunu!” deyince, “Ay abi özür dilerim, böyle düşüneceğini bilemedim!” dedi ve ön tarafa geçti. Neyse yola çıktık, bu arada hava iyice kararmıştı. Ben acele etmiyor, yolu uzattıkça uzatmaya çalışıyorum. Gideceğimiz yer normal trafikte yarım saatlik yoldu, ama akşam trafiği de işin içine girince baya bir uzadı. Trafik durunca, ben kucağındaki çocuğun yanağını okşamak bahanesiyle ona yanaşıyor, zaman zaman kazara olmuş gibi göğüslerine elimi sürtüyordum…

Çaktırmadan kalkmış yarağımı düzelttim ve konu açılsın diye, “Demek Erkan benden çok behsetti ha, öyle mi?” diye sordum. “Sorma Nahit abi, seni yere göğe sığdıramıyor, ben de merakımdan çatlıyordum.” dedi. “Eee merakın geçti mi? Nasıl, merak ettiğin kadar varmıymışım bari?” dediğimde, bir iki saniye sustu ve “Evet, çok iyi bir insansınız!” dedi. “Teşekkür ederim, sizde iyisiniz, Erkanı severim, çok saygılı çok efendi bir çocuk. Onla evli olğun için çok şanslısın! Eminim iyi bir kocadır!” diye zarf attım. Hayriye yine bir iki saniye sustuktan sonra, “Eh işte, öyledir…” dedi. “Ne demek şimdi bu? Nasıl eh işte? Evliliğinizde sorun mu yaşıyorsunuz?” diye sordum. “Abi evlilik olur da sorun olmaz mı?” dedi. “Hayırdır, büyük bir sorun mu? Bak üzüldüm şimdi, oysa ben sizi çok mutlu görmüştüm.” dedim. “Yok, tabi ki mutluyuz, ama bizim de kendimize göre sorunlarımız var tabi, biraz özel sorunlar Nahit abi.” dedi.

“Bana güvenebilirsin, eğer paylaşmak istersen seni dinlerim ve elimden geldiğince de çözümü konusunda yardımcı olurum, ayrıca bende sır olarak kalır, bu konuda bana güvenebilirsin!” dedim. “Nahit abi sana güvenmesem bu kadarını da söylemezdim zaten, ama güvensem de daha fazlasını anlatmam doğru olmaz.” dedi. “Peki sen bilirsin!” deyip, torpidodan bir kartvizitimi çıkardım ve uzattım, “Eğer çok daralır da konuşmaya ihtiyaç duyarsan çağrı bırak, ben seni ararım!” dedim. Kartı aldı, “Tamam abi, ararım!” dedi. Bu arada yüzü değişmiş, hüzün, utanma, çekinme ve korku karışımı tuhaf bir ifade almış, gözlerini karşıya dikmiş anlamsızca yola bakıyordu. Bir kart daha çıkardım ve bir kalemle birlikte uzattım, “Buna da sizin numarayı yaz, bende de sizin numaranız bulunsun.” dedim. Numarasını yazdı ve uzattı. Baktım ev numarasını yazmış sadece, “Cep numaranı da yazsaydın.” dedim. “Ben cep telefonu kullanmıyorum, hep evde olduğum için ihtiyacım olmuyor.” dedi. “Peki tamam!” dedim.

Bu arada gideceğimiz yere varmıştık. Hayriyeye arabadan inmeden ona, “Sen kötü görünüyorsun, büyük bir sorununuz var galiba?” diye sordum. “Yok bir şey abi, sonra anlatırım!” dedi. “Tamam o zaman, yarın mutlaka telefonunu bekliyorum, anlatacaksın bana!” dedim. “Tamam! Erkan öğleden sonra saat 2:30 gibi evden çıkıyor, ozaman ararım.” dedi. “Tamam o zaman saat 2:30 dan sonra telefonunu bekliyorum, mutlaka ara bak! Bu arada sen geri nasıl döneceksin, saatte epeyce oldu?” diye sordum. “Ben bu gece burada kalacağım abi, kardeşimin düğün hazırlıkları var, yarın alışverişe çıkacağız, alışverişten sonra oradan direkt minibüsle dönerim eve. Abi çok teşekkür ederim, sana zahmet oldu bu geç saatte.” dedi. “Ne zahmeti canım, ne olacak ki, ne zaman arabalık bir durum olursa, gece gündüz farketmez, aramazsan gücenirim!” dedim ve tokalaşmak için elimi uzattım. Çocuğun başını dizine koydu ve tokalaştık. Eli elimde, “Yok bu sıcaklık normal bir şey değil!” diyerek gülümsedim. “Abi benim elim hep böyledir, pek tokalaşmam ama kimle tokalaşsam çocukluğumdan beri hep bunu söylüyorlar, demek ki sıcak kanlı birisiyim!” diyerek o da gülümsedi ve arabadan indi.

Hemen geri döndüm, ama içim içime sığmıyordu, eve nasıl vardım bilmiyorum. Gözümün önünden gitmiyordu, ertesi gün öğlene kadar bana bir yıl kadar uzun geldi. Saat 14:30 gibi çıktım dışarıya ve Erkanın geçmesini bekliyorum, ama geçmedi. Saat 15:30 oldu, ne Erkan geçti ne Hayriyeden telefon geldi, kafayı yiyordum. Masama geçip koltuğuma oturup gözlerimi saate diktim, kulağım telefonda. Saat 16:15 oldu halen telefon yok. Ne olursa olsun ben arayacaktım, eğer Erkan açarsa (Haftasonu müsaitseniz, ya siz gelin, yada biz gelelim) deyip bir şekilde olayı kapatacaktım. Kaldırdım telefonu, çevirdim numarayı, daha ilk çalışının ilk saniyesinde telefon açıldı…

“Alo.” dedim. Hayriyeden titrek ve kısık bir sesle cevap geldi, “Alo?” dedi. “Ben Nahit, Erkan evde mi?” diye sordum. “Yok Nahit abi, 14:30’da gitti o.” dedi. “Buradan geçmedi, kapıda bekledim ama göremedim?” dedim. “Abi motorla gitmedi, servisle gitti, normalde servis alıyor onu, ara sıra motorla gidiyor.” dedi. “Anladım. Hani arayacaktın, neden aramadın?” diye sordum. “Aramadım işte…” dedi. “Neden? Hani konuşacaktık?” diye sordum. Kısa bir sessizlik oldu, “Boşver Nahit abi, konuşmayalım!” dedi. “Hmmm. Pardon, sanırım aramakla ben yanlış yaptım. Ben konuşacağımızı, bana sıkıntılarını anlatacağını düşünmüştüm.” dedim. Yine kısa bir sessizlikten sonra, “Abi hangi sıfatla dinleyeceksin benim sorunlarımı, yani sana neden anlatayım, seninle neden konuşayım bunları?” dedi. “Dost olduğumuzu düşünüyordum ben.” dedim. “Tamam abi dostuz, ama aile dostuyuz, sorunlarımızla seni meşgul etmek istemem.” dedi.

“Sen bilirsin, ama akşam da dediğim gibi, eğer anlatmak, boşalmak istersen dinlerim ve anlattıklarını da bir sır olarak saklarım (burada boşalmak kelimesini özellikle kullanmıştım), her şeyi içine atmak sağlığına zarar verebilir, insanda bazen dışa vurma ihtiyacı doğar.” dedim. “Ya elbette konuşmaya ihtiyacım var, elbette birilerine anlatsam rahatlarım, ama bu neden siz olasınız? İşte benim kafamı karıştıran bu, yoksa birileriyle sıkıntımı paylaşmayı ben de isterim.” dedi. “Sen bilirsin, kime güveniyorsan onunla paylaşırsın, güvendiğin birisi varsa ona anlat, ama içinde tutma. Akşam bir ara çok kötü oldun, o halin aklımda kaldı, üzüldüğüm için aradım, onun için anlatmanı istedim, bana güvenebileceğini düşündüm.” dedim. “Güveniyorum…” dedi. “Güveniyorsan anlatırsın.” dedim. “Şimdi değil, ama belki daha sonra anlatırım.” dedi. “Peki ne zaman istersen anlatabilirsin, bilesin ki ben dinlemeye hazırım!” dedim. “Tamam abi bunu bilmek içimi rahatlattı.” dedi.

“Seni tutmayayım, eğer işin varsa kapatabiliriz.” dedim. “Yoo işim yok, çocuk uyuyor zaten.” dedi. “İyi, benim de canım sıkılıyordu, sakıncası yoksa öylesine sohbet edelim.” dedim. “Sakıncası yok…” dedi. “Alışverişi yaptınız mı?” diye sordum. “Evet yaptık, çok güzel şeyler aldık.” dedi. “Senin güzel şeylere ihtiyacın yok ki.” dedim. “Bana değil, kardeşime aldık… (Biraz sessizlik oldu) Hem benim neden güzel şeylere ihtiyacım olmasın ki?” diye sordu. Sustum, terledim ve titremeye başladım. Titrek bir sesle, “Sen zaten çok güzelsin, extra güzel bir şeye ihtiyacın yok!” dedim. Yine kısa bir sessizlik ten sonra, “Ciddi ben güzelmiyim?” diye sordu. “Hemde çok!” dedim. “İltifatın için teşekkür ederim, bunu duymak çok güzel!” dedi. Hayriyenin bu sözleri bana cesaret vermişti, artık balık oltaya geliyordu, “İltifat değil, gerçekten çok güzelsin, hatta hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın!” dedim. “Yok artık, o kadar da abartmayın lütfen!” dedi. “Abartmıyorum!” dedim. “Nerem güzel ki?” diye sordu. “Yüzünden başka nereni gördüm ki?” deyince gülüştük…

“Beni güzel bulmana sevindim Nahit abi!” dedi. “Sorununuz bu mu yoksa, Erkan seni güzel bulmuyor mu?” diye sordum. “Yok, o da güzel olduğumu söyler ara sıra.” dedi. “Hmmm, tutturamadım!” dedim. “Abi sonunda konuşturacaksın beni, bizim sorunumuz sağlık sorunu!” dedi. “Nasıl yani, sağlık derken? Yoksa hastamısın? Demiştim sana bu sıcaklık normal değil diye.” dedim. “Yok abi, sorun Erkanda, bende değil!” dedi. “Öylemiiii? Peki nesi var? Hemen tedavi ettirelim, ağır bir hastalığı falan mı var? Doktora gittiniz mi?” diye sordum. “Hayır gitmedik! Zaten sorun da bu! Doktora gitmemesi!” dedi. “Nasıl yani? Niye gitmiyor ki?” dedim. “Gitmiyor işte!” dedi. “Ben götürürüm onu, sen hastalığını söyle bana!” dedim. “Gitmez abi! Utanıyor!” dedi. “Yahu sağlığın utanması mı olur, bu nasıl bir zihniyet, doktora gidilmez mi, nesi var bunun? Verem mi? Kanser mi?” diye sordum. “Yok abi, öyle bir şey değil, erkekliği ile ilgili…” dedi.

İşte tuzağıma düşmüştü. Biraz sessizlik oldu. “Hmmm, sanırım anlıyorum, ama sağlık sağlıktır, ben öyle düşünürüm, eğer tedavisi olan bir rahatsızlıksa gitmeli doktora!” dedim. “Abi özür dilerim, ama bir şey soracağım, tamam ben sana güveniyorum, ama aynı zamanda da senden utanıyorum, biraz açık konuşsam ayıp olur mu?” dedi. “Ne ayıbı yaa! Sen ne saçmalıyorsun, ayıp falan olmaz, istediğin gibi konuş! Anlat şimdi, nedir sorun?” dedim. “Abi Erkanın erken boşalma sorunu var!” dedi. “Öylemi? Hmmm, anladıımm, peki ne kadar erken?” diye sordum. “Çok erken! Dakika bile sürmeden! Bir defasında içine bile giremeden 3 kere boşaldı, dördüncüde de içine girer girmez boşaldı ve o günde çocuk kaldı. Aslında gerdeği de o gün yapmış olduk, yani düğünden 2 ay sonra! Ara sıra söylüyorum doktora gidelim diye, doktora gideceğimize beni öldür diyor.” dedi.

“Hmmm, durum baya vahimmiş, senin adına nekadar üzüldüğümü bilemezsin!” dedim. “Nahit abi bana bunları anlattırıyorsun da, peki yengemle sizin sevişmeniz nekadar sürüyor? Ne sıklıkta yapıyorsunuz?” diye sorduğunda bir üst Level’e geçtiğimizin göstergesiydi bu soru. Zafer kazanma yolunda ilerliyordum. Konuşmanın bundan sonrasını iyi yönlendirebilirsem, Hayriyeyi kesin sikebilecektim. “Yengenle hemen hemen hergün sevişiriz ve 20-25 dakikadan tut da 1 saati geçer bazen!” dedim. Hayriyenin şaşkınlığını telefondan bile hissedebiliyordum, “Yok yaa? Okadar sürüyor mu abi? Okadar süre yengemle ne yapıyorsunuz?” diye sordu. “Vaktimiz kısıtlıysa hemen yengene girerim ve 20-25 dakika yaparım yengeni, fakat vaktimiz bol olduğunda, yarım saate yakın birbirimize Oral yaparız, 69 yaparız, Rus işi, Fransız işi yaparız, Amerikan işi yaparız, değişik Fantaziler yaparız, Dirty Talking yaparız, birbirimizi birer ikişer kez Orgazm ettikten sonra Finali Doggy veya Jokeyle yaparız!” dedim. (Bilerek bu kelimeleri seçmiştim!).

Hayriye, “Oral? 69? Dörti Tolkink? Jokey? Dogi? Rus işi…? Abi anlatacaksan Türkçe anlat da anlayayım!” dedi. “Oooo, pardon canım! Haklısın! Örneklelerle anlatsam daha iyi olur aslında, fakat biraz açık saçık olur, sakıncası var mı?” dedim. “Yoo, sakıncası yok, istediğin gibi anlat abi!” dedi. “Bak şimdi, sevişmeden önce, yani sikişmeden önce, ön sevişme denilen birşey var, 69 bunlara en güzel örnek. 69’u sana şöyle açıklayım: Mesela ben yatakta sırtüstü yatıyorum, sen de benim üzerime ters yatıyorsun, ben seninkini yalarken, sen de benimkini yalıyorsun. Bunları yaparken de Dirty Talking yapıyoruz, mesela, Yarrağımı iyi yala Orosopu! Taşaklarımı em amına koduğumun Kaltağı! Birazdan senin bu daracık amcığını sikip parçalayacam! Domaltıp, osurta osurta sikecem seni Fahişe! Yarak hastası azgın Orospu seni! diyorum. Sen de, Sik parçala amcığımı koca yaraklı sikicim, erkeğim, kökle amıma, geçir yarrağını! falan diyorsun!” dedim…

Hayriye belliki bu kadar da açık beklemiyordu, sesi kesilmiş, telefonda hızlı hızlı nefes alışını duyabiliyordum. Muhtemelen eli amına gitmişti. Gerçi benim de elim sikimdeydi. Birkaç saniye suskunluktan sonra Hayriye heycanla ve titrek bir sesle, “Eee, sonra…?” diye sorunca, bir üst Level’e daha geçmiş olduk ve anlatmaya devam ettim. Artık resmen telefonda sekse dökmüştüm işi, “Bak mesela, amın kıllı mı?” diye sordum. Hayriye burnundan soluyarak, heyecanla, “Yok değil, devam et lütfen!” dedi. “Ohhh, yani amın kaymak gibi, kaymak gibi amlara bayılırım! Amının dudaklarını ağzıma alıp sündürüyorum, emiyorum, amcığına dilini sokuyorum, götünün deliğini parmaklıyorum! Sen de yarağımı hızlı hızlı emiyor, aynı zamanda amını yüzüme bastıra bastıra sürtüyorsun. İkimiz de birbirimizin ağzına boşalıyoruz, ben senin amının sularını yalarken, sen de benim döllerimi yalayıp yutuyorsun!” deyince, Hayriye köpek gibi soluyarak, telefonda inlemeye başladı. Çok geçmeden, Hayriyeden “Ağıhhhh Ihhhhh…” diye bir inleme çıktı ve hiç birşey söylemeden telefonu kapatıverdi. Kesin Orgazm olmuştu ve utancından kapatmıştı telefonu. Bu arada ben de küloduma boşalmıştım!

Ertesi gün yine aynı vakitte aradım. Hemen açtı yine telefonu, “Alo?” dedi. “Alo benim, Nahit! Dün hata ettim galiba, özür dilemek ve vedalaşmak için arıyorum, söz birdaha aramayacam! Kendine iyi bak, bye!” dedim. Hayriye hemen, “Dur kapatma!” dedi. “Efendim canım?” dedim. “Eğer dünkü bir hataysa, bu sadece senin hatan değil, bunu ben de istedim! Bana kızma, dün çok tuhaf oldum, ondan kapattım telefonu! İlk defa kendimi gerçek bir kadın gibi hissettim, ne olur konuş benimle. Beni birdaha aramazsan, ot gibi yaşamaya mahkum olurum, hayatımda hiç heyecan kalmaz!” dedi. Hayriye tam istediğim kıvama gelmişti, biraz daha üstüne gitmeye karar verdim ve “Bak canım, bu yaptığımızın yanlış olduğunu ve de sonunun nereye varacağını sen de biliyorsun, en iyisi burda bitirelim bu işi!” dedim. Hayriye ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bunu bana yapma! Eğer yalvarmamı istiyorsan yalvarırım! Ne yapmamı istersen yaparım, nasıl olmamı istiyorsan öyle olurum! Altına yatmaya bile hazırım! Orospun olurum! Kaltağın olurum! Yarağını yalarım, döllerini yutarım! Erkeğim benim, sikicim benim! Domalt sik beni! Geçir yarağını amıma! Götümü sik, parçala!” deyince, dünkü kaldığımız yerden telefon seksine devam ettik…

Yaklaşık bir hafta boyunca hergün telefonda seks yaptıktan sonra, arkadaşımın o kapalı ve utangaç karısı Hayriye, artık tam bir Orospu gibi olmuştu ve artık gerçekten sikilmek istiyordu. Ben de dayanamıyordum artık ve nezamandır yüzünü görmemiştim, “Yarın sabah işyerime uğrasana aşkım, seni çok özledim!” dedim. “Kocam evde, çıkamam!” dedi. “Karımdan yemek tarifi almaya gideceğini söylersin, 5 dakika görsem yeter!” dedim. “Tamam bakarız!” dedi. Ertesi sabah saat 08:45 gibi işyerime geldiğinde içim içime sığmıyor, çıldırıyorum. Hemen kapıyı kilitledim, pancurları indirdim ve yanına geçtim. Aman tanrım o ne güzellik! Hafif bir makyaj yapmış, başında desenli saten bir başörtüsü vardı. Pardesüsünü çıkardığında, üzerinde beyaz sıfır yaka bir badi, altında topuklarına kadar inen, tüm hatlarını belli eden, kırmızı dar bir etek. Direk yanına vardım, ellerimi uzattım, ellerimden tuttu. Koltukta oturuyordu, kendime doğru çekerek kaldırdım ve direk dudaklarına yapıştım…

Çılgınlar gibi öpüşüyoruz. “Aşkım gel arka odaya geçelim!” dedim, elinden tuttum, arkadaki küçük odada Çekyat vardı, hemen oraya girdik. “Dur yapma, yakalanırsak rezil oluruz!” dedi. “Aşkım ben o riski alacak kadar istiyorum seni! Ya sen?” dediğimde, eteğini kaldırdı külodunu sıyırdı, Çekyata yattı ve “Ben de kocamı ve çocuğumu evde bırakıp sabahın köründe karından yemek tarifi almak gibi sudan bahaneyle buraya gelecek kadar istiyorum! Hadi sik beni!” dedi. Hemen amına yumuldum, bir iki dil darbesi atmak için, fakat sanki hiç am yok, orada incecik bir çizgi varmış gibi duruyordu amcığı. Hayatımda siktiğim karının haddi hesabı yoktur, ama böylesini hiç görmemiştim, 3-4 cm uzunluğunda ince bir çizgi! Aşkım bu ne böyle?” dedim. “Ne var, ne oldu?” dedi. “Aşkım bence Erkanda sorun yok, bu amcığa giremeden boşalmak hastalık değil, kimse dayanamaz buna!” dedim…

Hayriye saçlarımdan tutup beni kendine doğru çekti, “Çok konuşma şimdi karın falan gelir, hadi aç şu amcığımı!” dedi. Benim yarak zaten akşamdan beri kazık vaziyette, o amcığı da görünce damarlar patlayacak hale geldi. Hemen kafasını bolca tükürükledim ve Hayriyenin amına aşağı yukarı sürtmeye başladım. Yarağımın kafasını amının dudaklarında hissedince, Hayriyenin gözleri kaydı, “Aşkım, ilk erkeğim sen olacaksın, çok özledim bu anı, hadi sevgilim, geçir artık bana!” dedi. “Aşkım sen doğum yapmadın mı? Bu amcık sanki hiç açılmamış gibi!” dedim. “Sezeryanla doğurdum! Zaten Erkan içine girdi bir defa bile git gel yapmadan patladı, amımın gördüğü yarak bu kadar! Şimdi sen patlat, hadi göster marifetini, Zifaf yaptır bana, acıt canımı!” diyerek habire üstüne çekiyordu. “Hazırmısın aşkım?” dedim. “Hazırım erkeğim! Hemde nasıl hazırım! Anladın mı şimdi elimdeki ateşin sebebini?” dedi.

Yüklendim! Sanki yarağımla çarşaf yırtıyorum, o kadar dar amcık! Zar zor yarısına kadar soktum, Hayriye kolunu ısırıyor, gözleri sım sıkı kapalı, sanki nefes almıyordu. Biraz bekledim, kollarını açtım, parmaklarımı parmaklarına geçirdim, “Gözlerini aç sevgilim!” dedim, açtı. Göz gözeyiz, nefeslerimiz birbirine karışıyor, “Hadi kökle erkeğim!” diye inliyor. Bir daha yüklendim ve artık dibindeydim. Gözü gözümde, dişlerini sıkıyor ve öyle bir bakışı vardı ki, gözlerinden birer damla yaş başörtüsüne doğru süzüldü. Sikimi yavaşça geri çektim, tekrar yüklendim. Birdaha, bir daha derken titremeye başladı. O tapılası güzellik altımdaydı ve ben onu sikiyordum, hemde göz göze, inanamıyordum. Saatlerce öyle kalabilirdim, fakat acele etmeliydim, vaktimiz çok dardı, başladım pompalamaya ve gözlerinin içine bakarak, “Aşkımsın! Sevgilimsin! Kadınımsın! Orospumsun! Fahişemsin!” diyordum…

Hayriye de, “Erkeğimsin! Sikicimsin! Vurucumsun! Hadi sik beni! Hadi kökle! Vur dibime! Ohhhh yedir yarrağını bana, hadi sik Erkanın karısını, hadi vur koçum, vur erkeğim, çatır çatır sik, doyur amımı! Ohhhh, ilk erkeğimsin! Kökle Orospuna! Kökle Fahişene! Hadi hadi sik beni! Sik arkadaşının karısını! Senin Orospunum hadi!” diyordu. Bir süre pompaladım ve Hayriye sara hastası gibi titreyerek Orgazm oldu ve “Ben bittim, hadi sen de boşal erkeğim!” dedi. “Korunuyormusun?” dedim. “Hayır, fakat patla amıma, fışkırt, dibimi dölle erkeğim!” deyince ben de öyle bir patladım ki, 15 yıldır böyle boşalmamıştım. 3-4 dk. içinden çıkmadan üzerinde yattım dudak dudağa. Sonra hemen kalktık toparlandık. Pancurları ve kapıyı açtım hem caddeye bakıyoruz hem konuşuyoruz. “Harikaydın aşkım, bana kadınlığımı tattırdın!” dedi. “Sen de öyle aşkım, o nasıl amcık öyle, neredeyse hiç olmayacakmış, resmen yarağımı acıttın!” dedim. “Bendeki amcık amcık da, siken yarak olmayınca amcık ne yapsın? Aşkım ben gideyim artık, kimseyi şüphelendirmeyelim!” dedi. “Tamam aşkım, yalnız bu sikişi ben saymıyorum! Bu akşam geleceğim, seni evinde doya doya sikeceğim, olur mu canım?” diye sordum. “Aşkım çok korkuyorum gören olur diye!” dedi. “Yok ben kimseye görünmeden gelirim aşkım. Saat tam 20:30 da sendeyim, tamam mı Hayriye?” dedim, “Tamam Nahit!” dedi, gitti.

Heyecanla akşamı beklemeye başladım. Akşam saat 20:30 da evinin önünden geçerken sokak kapısının açık olduğunu gördüm ve hemen içeri daldım. Kapıdan içeri girer girmez kapı arkamdan kapandı. Baktım kapıya sırtını dayamıs öyle bekliyordu. Evin ışıkları tamamen sönüktü, ancak sokak lambasının ışıkları pencereden sızıyor ve evin içini loş bir aydınlık kaplamıştı. Hemen kucağıma aldım ve odaya götürdüm hiç konuşmuyorduk. Öpmeye başladım. Yavaşça çömeldi ve gözlerimin içine bakarak fermuarımı açtı, yarağımı ağzına alarak öyle bir emmeye başladı ki, daha bir dakika olmamıştı, benim yarak beton gibi olmuştu bile. Ben de onu yalamak istiyordum, yarağımı iki eliyle kavradı, “Hayır ben bunu istiyorum hemen, sen sonra yalarsın, vaktimiz çok nasıl olsa!” dedi.

Hemen birbirimizi soyduk, yere uzandı, “Hadi koçum! Hadi benim hovardam! Göster şu erkekliğini! Yarağa doyur şu amcığımı!” dedi. Hiç beklemedim, hemen bacaklarının arasında yerimi aldım, yarağımı amının dudaklarında aşağı yukarı gezindirmeye başladım. Hayriye çıldırmıştı, kıvaranıyor, “Geçir kökle artık, ne olur dayanamıyorum, sok koca yaraklım, sok orospun olayım, sok artık!” diye yalvarıyordu. Öyle bir kökledim ki yarağımı, sanki kızgın bir taşın deliğine sokmuşum gibi acı duydum. Onun ise çığlıkları evin içini doldurdu. Gözleri hafif kaydı, bayılacak sandım. Derin derin nefes alıyordu. Ben yarağımı amından yavaşça geri çekip, çok sert bir şekilde tekrar yüklendim. Kısık bir sesle inliyor, boynumu ve kulaklarımı yalıyor, küçük ısırıklar konduruyordu. Ben hızlanmıştım, kısık kısık nefes alıyordu, “Vur erkeğim, dibime vur! Vur koçum! Sik, becer beni! Sen benim ilk erkeğimsin, yırt şu amımın yarak görmeyen yerlerini, yırt aşkım, kocacığım, koca yaraklı hovardam, sik parçala amımı koca yaraklım, sikemeyenin amını böyle sikerler, off dayanamıyorum, içimi yakıyorsun, pompala canım, hadiiiiii geçirrrrr aslanım!” dedikçe hayvanlaşmıştım…

Hayriye amının kaslarını sıkarak adeta yarağımı bırakmamacasına eziyordu. Amcığı gevşeyeceğine sanki dahada sıkılıyor, daralıyordu. Susmak bilmiyor, haykırıyordu, “Açım koca yaraklım, açım yarağa, açım sikilmeye! Of ne güzel sikiyorsun! Seni ilk gördüğümde amımdan akan suyu görseydin oracıkta Erkanın yanında tecavüz ederdin bana, Erkana da başımı tuttururdun!” dedi. “Tutarmıydı?” diye sordum. “Böyle siktiğini görse eminim beni kendisi siktirir sana, zaten tapıyor sana!” dedi. Bunları duyunca anladım ki, o hanım hanımcık, çıtı pıtı, kapalı kadının fantazi dünyası sınırsızmış, sikişirken konuşmak ve özellikle kocasını aşağılamaktan müthiş zevk alıyordu. Hemen ben de buna yardım etmeye başladım, “Senin o boynuzlu kocanın amına koyayım ben! Karısını siktiğimin pezevengi!” dedim.

“Oooohhh, eveeet, sik Erkanın karısını! Pezevenk kocamın sikemediği amına koyyy errkeğimmm. Sik, boynuzlat arkadaşını, Erkana boynuz taktır bana, sikicim sen ol, boynuzlu pezevengim o olsun, yırt amımı, yırt götümü, sana kendimi o pezevengin kucağında siktirmezsem bu yarrak bana haram olsun sikicim!” diye haykırıyordu. “Sen tam bir Orospuymuşsun, amına koyduğumun Kahpesi, amının ateşi vücuduna, eline vurmuş, anlasaydım ilk fırsatta zorla sikerdim seni, adi Fahişe!” dedim. “Evet tecavüz etmeliydin bana, zorla, bağırta bağırta, ağlata ağlata sikmeliydin, o gün arabanla dağa kaldırmalıydın beni!” dedi. “Sende bu Orospuluk varken seni daha öyle sikerim ki, o pezevenk kocanın boynuzları caddelere sığmaz, merak etme!” dedim. “Ooohhh sik erkeğim Erkanın karısının tazecik amcığını! Daha bu orospu kocasının taptığı bu arkadaşına neler verecek!” dedi. “Neler vereceksin?” dedim. “Amcığımı verecem!” dedi. “Onu zaten verdin amcık karı, dalga mı geçiyorsun, amına koyduğumun Orospusu seni!” dedim.

“Götümü de verecem, bakire el değmemiş götümün de sahibi sen olacaksın erkeğim!” dedi. “İşte bu güzel!” dedim. “Götümü de siktirecem sana, fakat önce şu doymamış amcığımı doyurmalısın, sik Nahitim! Sik erkeğim, hovardam benim! Oohhh! Kocam olacak o pezevengin boynuzları uzasın, arkadaşının altında amımı siktiriyorum, ohhhh! Hadi vur! Sakın durma! Oooof, aaaah dayanamıyorum, bana birşeyler oluyor, içim gidiyor, sakın durma, kökle birtanem, kökle! Ahhhh…” dedi ve titremeye başladı. Boşalmak üzereydi, zevk alması için yarağımı geri çektim, başının yarısına kadar çıkardım ve tekrar kökledim ve öyle bir bastırdım ki, dibinde bekledim ve boşaldığını hissettim. Ben ise hızımı daha alamamıştım, kendimi sıkıyor boşalmamak için direniyordum…

Yaklaşık 45 dakika sonra Hayriye dördüncü kez boşalırken, ben de patlamak üzereydim ve makina gibi hızlandım, “Geliyorum Orospu, nerene boşalayım?” dedim. Hemen bacaklarını sımsıkı belime, kollarını da boynuma doladı, gözlerimin içine bakıyor, sıktığı dişlerinin arasından, “İçime boşal koçum, içime boşal aslanım! Her yerim senin, istediğin yerime boşalabilirsin, ama önce şu Orospunun döle susamış taze amını döllerinle bir sula, arkadaşının sikemediği karısını dölle, bu am senin döllerine kurban olsun, hadi sikicim, hadi fışkırt amıma, fışkırt döllerini!” dedi. “Ya hamile kalırsan?” deyince, “Offff, hadiii, fışkıırrrrt aşkımm, bırak kendini, hadiii ak içimeee, ak amımaa, ohhh hadi sikicim, yolla döllerini hadiii, kalırsam sana hamile kalayım, senin çocuğunu doğurayım, hadiiii!” diye bağırdı. Öyle tahrik olmuştum ki, artık bu sözler üzerine o anda patladım! Ama ne patlayış, amının içi, en ücra köşesine kadar dolmuştu. Adeta kısa bir baygınlık geçirdi…

O gece Hayriyeyi defalarca siktim (Götten de siktim!) ve ilişkimiz 3 yıldır sürüyor. Her fırsatta amdan, götten, ağzından, neresi denk gelirse orasından çılgınca siktim. Şimdi benden hamile kalınca kocasına her şeyi anlatmış, kocası önce kızmış, ama sonra çaresiz olduğu için kabullenmiş…

[Nahit]

Eşimle sevişmemiş ve sikişmemiş 1 saatte yakın sürdü geç boşalan birisiyim istersem bu süreyi uzun tutubiliyorum fazlası hem bana zarar hemde sikilen kadına yazık….

Eşim Gonca ile çırılçıplak uyuya kaldık amından akan spermler yatağımıza akmıştı umursamıyorduk nede olsa otelin çarşaf…. içerken ses gelmiyordu hala yaklaşık 2 saat geçmişti, eşimve ben altımızı giydik ve duş almak için kapıdan çıktık üstüzdü eşim zaten denizde göreceği kadar görmüştü Ahmet, ha bir , ha 5 hiç fark etmezdi göğüsleri bütün iştihamıyla her yürüyüşünde ufak salınım hareket ediyordu çok tahrik ediciyci, cansu da eşimden farkı yoktu hatta bir tık daha dik idi göğüsleri . neyse duşa beraber girdik terlemişiz baya birbirimizi yıkıyorduk suyun altında öpüşüp elleşiyorduk …. harikaydı bu kadın cesareti , vücudu, dili, göbeği her yeri muhteşemdi. su sesine uyanmış cansu kapıyı çalışıyordu müsait misiniz diye, hayır dedik gülerek 😀 aman canım ne olacak bizde olsak diye takıldı ama açmadı , duş faslı bitti ve gene aynı şekilde dışarıya çıktık üstümüzde sadece altımızla..cansuda aynı şekil idi, üstsüz sadece alt bikinisi vardı iyi alıştık böyle durmaya dedi. herkes gülmüştü evet yanmayan yerlerinize görmek güzel olurdu dedim eşim öhü öhü yaptı ama ok yaydan çıkmıştı sanki.ben tekrar cansunun incecik ufacık am yarığını görmek istiyordum onu tekrar sikmek istiyordum bu olacaktı zaten kaçırı yoktu. ama bu gecemi , yarın mı yoksa döndüğümüzde mi bilmiyordum. her bakışı bir manalıydı cansunun. zaten isterik bir hatundu ve kocasından istediği verimi alamıyordu hep gözü bendeydi eşimdeydi….

saat 4-5 gibi sauna inelim dedik otelin saunası ücretsiz idi, eşlerimiz bikinili, bizde sadece short ile sauna bölümüne kayıt yaptırdık bekliyoruz ayak üstü sohbet ediyorduk günü olağan rutin şeylerden konuşuyorduk yabancıların sesleri geliyordu içerden bir grup çıktı biz girdik. sımsıcaktı içerisi ve içerde 3 çift vardı ve bir çift çırılçıplak diğerleri yarı çıplak sauna duruyorlardı. Eşlerimizle gözgöze geldik odadaki herkes bize bakıyordu garip bir durum mu vardı diye şüphelensekte eşlerimiz üstlerini çıkartınca anladık burayada üstsüz girilmesi gerekliydi. tuhaf olan çıplak olan çiftin çok rahat olması sikini açıkta bırakmış sünnetsiz biçimde dal taşşak meydanda oturmasıydı , eşimde bir kaç kez baktı oraya ama cansu çok sık bakıyordu , hatta bak sünnetsiz böyle oluyormuş diye gülüyerek kahkaha atmıştı bizde kadının amını bakmak istiyorduk ama en sonunda bacak hareketi yaptı ve kıllıydı bir şey göremeyorduk belki de kıllardan cesaret alarak altını çıkartmıştı. ahmetle gözgöze aldık o an ve anladık ki ikimizde o hali görmek istiyorduk boşuna çabalamışız…. sauna çıkışında herkes giyindi ve odalarımıza duşa ilk cansu ile Ahmet girdiler ve beraberce girdiler , 10 dk sonra Ahmet ile cansu cıktı ahmetin üstünde boxer , vücudunu saran ve var bir model ile çıktı cansu ise sadece ufacık transparan bir kilotla çıktı am yarğını görünüyordu ufacık çizgi gibi amı ben buradayım diyordu.. Sikim hareketlenmedi değil sıra bizdeydi , eşimle birlikte girdik öpüşü koklaşa duşa gitrdik üstümüzdeki teri attık ve cansuya nazire yaparcasına iç çamaşırlı eşim bende boxerla dışarı attık kendimizi.
Cansu bizi bekliyordu eğer Goncada izin verirse, Ahmet tek kalacak , sizinle birlikte zaman geçirmek istiyorum dedi …
Eşim gözleriyle ahmeti ne yapıcaz dercesine bakıyordu bize, olmaz hep birlikte olalım diye tamamladım ve goncada evet der gibi başıyla onay verdi. Akşam yemeği için vakit geliyordu ve heyecanım kat ve kat artıyordu Ahmet pek heyecanlı değildi , bende ondan pek ümitli değildim iki hatunda bana kalacaktı gece boyunca sikecektim iki hatunu…
mini elbiseler giyildi, süslenildi…Akşam yemeği sıkıntısız birmersin escort bayan biçimde bitti. ellele gözgöze odalarımıza geçtik ve perdeler kapatıldı, klimalar açıldı , cok sıcaktı hava, daha da sıcak olacaktı. ilk defa grup hatta swinger yapacaktik ….
özellikle cansunun gözü bendeydi, gözleriyle beni sik der gibi bakıyordu. ufak ufak soyunmalar başladı cansu fitili ateşledi, soyunuyordu gözümüzün önünde , ona bakarak eşimde başlamıştı , Ahmet ile bizde soyunuyorduk sütyenler çıkartıldı, bizde sadece shortlar kaldı. yanmayan yerlerimizi merak ediyordunuz evet güneşin yakmadığı yerleri görecektik ikimizde,ben slow müzik açtım ve dans edecektik tabiki cansuyu seçtim eşimide Ahmet aldı …cansuyu tamamen kendime yapıştırdım sikimi hhissetmemesi mümkün değildi, çıplak göğüsleri bedenime dokunuyordu uçları sivrilmiş diklemişti cansunun. eşime baktığımda o farklı değil ahmetle aynı pozisyonda kalçalarını okşuyordu eşimin.
kıskançlık yerini heyecana bırakmıştı , eşimin önünde birini sikecektim , eşimide birisi sikecekti… bende cansunun kalçalarını ellemye sıkmaya başlamıştım , cansuda güzel göğüslerimi elleriyle okşayıp elliyordu gözlerini gözlerinden alamıyordu bu kadın beni sikecekti sanki, aşıktı ….
ilk hamle cansudan geldi eğilip boxerimi çıkarttı ve sikim mersin escort artık ortalık yerde sallanıyordu yarı irileşmiş kalkması için sadece ağzı alınmayı bekliyordu. Eşim ile ahmete bakınca hala dans modundalardı sarılmışlar birbirine bize bakıyorlardı…
cansu eğilip sikimi ağzına soktu ıımmm iimmm diye sesler çıkartıyordu başından ucuna kadar ağzına almış taşşaklarımı da elleriyle okşayıp oynuyordu. sikim kalkmaya başlamıştı artık dikleşiyordu büyüyordu ağzında eşimde önce kilotunu çıkarttı sonrada ahmeti soydu , yatağa uzanıp bacaklarını açtı ve ahmete bağırdı çabuk yala amımı diye.
Cansuyu kaldırdım ve kilotunu çıkarttım artık kalkan sikim dini imanı olmaz der gibi, amına köklemek için sabırsızlanıyordum. biraz daha sevişmeliydim ellerimle göğüslerini sıktım tuttum okşadım yoğurdum emdim yaladım onu yatağa attım eşimin yanına. ikisininde bacakları açık amları bize bakıyordu. ahmetle gözgöze geldik ama ahmetin siki daha kalkmamıştı hazır bile değildi sadece biraz erekte olmuş bakıyordu eşimin amına göğüslerine elliyordu emiyordu…
ben daha fazla dayanamam bu kadar sulu amı tatlı bir amı , sikmeliytdi, artık dudaklarına gelmiş cansunun , sikimi amına dayadım ve ittirmeye başladım , birden cansu ahmetin elini tuttu ohh ihh diye inlemeye başladı ahmette karımın amına dayadı ama girmiyordu sokamıyordu kalkmamıştı daha … cansunun amındaydım ben . içine girmiştim o ufacık dar amcığın içindeydim sikim girdikçe kendinden geçiyordu ileri geri sert ve yavaş hareketlerle yatakta zıplatıyordum onu . büyük gelmişti sikim ona alışık olmadığı bir yarraktı. sok yarrağını doyur benii diyordu cansu . bir yandanda ahmete bakıyordu , böyle sikeceksin der gibi bakıyordu kalçalarıma elleriyle bastırıyordu daha çok sok diye. soktukça inliyordu , cansunun bağırmalarına ahmetin siki kalkmıştı ve oda eşimi sikmeye başladı ama eşim zevk almıyordu sanki. büyük bir sik yerine daha küçük bir sik giriyordu içine iki kadını sikiyorduk ahmetle….

Ahmet çok dayanamadı ve sikini çıkartıp eşimin göbeğine doğru boşalmaya başladı … 3-5 dakika bitmişti Ahmet , siki iniyordu ben ise cansunun üstünde gidip gelmeye devam ediyordum , umrumda değildi eşimin sikilmesi, siktiğim amcığın tadını çıkartıyordum . her sokuşumda am dudaklarıda ritmek şekilde içine giriyor ve çıkıyordu çok dardı bu am . sikilmemiş gibiydi, azgın bir şalele gibi suluydu. eşimde ahmetin sikini tekrar kaldırmak için yalıyordu ama nafile…bir müddet sonra pes etti ve benim yanıma geldi, dudak dudağa öpüşüyorduk karımla iyi siktimi diyordum evet diyordu ama sikekmişti , eşimde sikilmek istiyordu daha….
cansudan çıktım ve yatağa uzandım eşimi tuttuğum gibi kucağıma aldım ahmetin siktiği amcığı ben girdim ata biner gibi zıplatıyordum eşimi, cansu eşimin göğüslerini tutmuş mıncıklıyordu oynuyordu zıplarken tutuyordu , banada amcığını sunuyordu arkadan…. göğüslerin üzerine ters oturmuş , dudak dudağa öpüştüklerini sanıyorum bir an. zevkim artıyordu , Ahmette olan biteni izliyordu sikiyle 31 çekiyordu . yarı kalkık sikiyle oynuyordu , ve cansunun sikilmediğini buradan belliydi, 3,5 dakikada boşalıp kalkdıramıyordu sikini Ahmet . sorun buydu. tüm orospuluğu ve vermek isteyişi bu yüzdendi bana olan bakışları sik benni bakışın sebebi buydu.

goncaya dedi ki ,” ne olur beni siksin , çok yanıyorum dedi ” gülerek tamam dedi ve sikimden escort mersin kalktı eşim, cansu ahmetin gözünün içine bakarak sikimin üstüne yavaşça oturdu kocasının gözü önünde sikiyordum onu zıplatıyordum göğüslerini zıplatıyordum kadınlığını sikiyordum , çok zevkliydi Ahmet hiç sesi çıkmıyordu nefes nefese eşini sikilirken izliyordu. cansu önümde eğilir misin dedim ve ikiletmedi tamam aşlım dedi, önümde eğildi o güzel götü ve amı bu sefer da karşımdaydı ve sikimi o güzel deliğie götürdüm eşimlede öpüşüp elleşiyordum.

sayısını bilmedğim kadar iine girip çıktığım amın içinde girip çıkarken cansuda artık bağırıyordu zevkten dört köşe olmuş oh sikiyor beni aşkım diyordu , ahmete aşalayıcı cümleler kurmak isterdim sus dedim sadece bu anı yaşıyalım ve sikmeye devam ettim, kucağıma aldım cansuyu, kucağımdayken amına girdim ve udaklarını ısırıyordum bu güzel hatunun eşimde ahmetle öpüşüyordu , Ahmet göz ucuyla cansuya bakıyordu nasıl siktiğime bakıyordu , cansu çok farklı bir kadındı sikmekten zevk alıyordum . başka bir kadındı hep yediğimiz bir am değildi, farklıydı , çok tatlı geliyordu onu sikmek , sikim bile içinde daha büyüyordu sanki içindeyken…

Ahmet ilke gonca yatyağa uzanmışlardı , biz ise yerdeydi ve cansuyu yere uzandırdım arkasına sikim amına girecek şekilde giridim içine çok sert bir şekilde arkadan amcıoğına soktum , bağırıyordu inliyordu… ne olur boşal içime diyordu bu anı yaşat bana diyordu cansu, eşime ve ahmete bakarak olur onayıyla birlikte tamam aşkım diyerek o güzel amcığın içine akıtmaya başladım. 1 saattir siktiğim cansunun amına volkan gibi patlıyordum kaç defa fışkıtırttım hatırlamıyorum 20-30 saniye sürmüştür akıttığım süre… belk**e daha faazla…amından çıkarttım sikimi hala dimdik idi, doğruldu ve alttan spermlerim amından süzülürken , sikimi ağzıyla temizledi emmdi yaladı , bu geceden sonra kocamsın diyordu. her gece sikmeni isteceğim diyordu , hmmm imm diye diye yaladı sikimi , ben duşa attım kendimi kanter içinde kalmıştım hemen cansu geldi, beni kendisinin yıkacağını belirtti vend hayyir demedim sikimi taşşaklarımı her tarafımı yıkadı güzelce sabunladı. bende onu yıkadım cansuyu delirttim. sikime ve göğüslerime özel ilgi österdi bende onun amına ve göğüslerine….

Eşimle ahmette tek tek banyoya girdiler , bir ara ahmetin yanına girecekti eşim ama boşver dediğini duyar oldum. cansuyla öpüşmekten sevişmekten pek umursamıyordum açıkçası.

Bu akşamdan sonra iki karım oldu , birisi Gonca diğeri Cansu… Ahmete gelince tek atımlık sikiyle , sikebildiği kadar eşimi ve cansuyu sikti.

Tatilimizin sonuna kadar en az günde bir kere hem cansuyu hem eşimi siktim. her denize girişleri üstsüz oldu her sauna girişleri üstsüz oldu aslında natürel olarak çıplak olsak bu kadar etki yapmazdı sanıyorum. belki deseneye çıplak olarak girecektik denize bu ekiple. şehirlerimize dönünce de ilişkimiz devam etti bu kadar sık olmasa da cansu bana aşık şekilde hayatını devam ettirdi, bende severek olanları kabul ettim. Seviyeli bir ilişkimiz var, sikicisiyim ben onun….

Sevgiyle aşkla kalın……

yerde oturuyordum mınderın üstünde kuçük bir ev odasındaydım solumda televızyon haberlerı sunuyor ışıklar kapalı televızyonun ışığı odayı aydınlatıyordu duvar saatindekı tiktak seslerını ve kalbımın ne kadar hızlı attgını duyabılıyor hıssedebılıyordum sağımda 3 lu kanepe vardı ve tam karsımda da bir koltuk oturuyordu adam koltukta bacakalrını açabıldıgıne açmıs ıkı elıde koltugun kenarına koymus gozlerı yukarıda ve kapalıydı cok zevk aldıgı bellıydı bacaklarının arasında eşim vardı agzına almıs siki yalıyordu domalmıs ellerı ve dızlerı yerde ıdı tam arkadan goruyordum henuz cıkarmadıgı dar kot pantolonu vardı beyaza yakın bı renk ve belını kırmıstı gotu ortaya cıksın dıye ızlıyordum eşimin kafasının yukarı assagı hareketlerını adam sadece ınlıyordu arada bır harıkasın devam et işte boyle sozlerı dokuluyordu agzından adam egıldı ıkı elının arasına esımın yuzunu alarak gozlerıne baktı agzından sıkını cıkartırken kı sesı duydm hanı bıseyı somuruken cıkarırız ya ole bır sestı adam kısık sesle esıme bırseyler soyledı duyamadım esım sag omuzunu ustunden bana baktı ve guldu adam gerı yaslanarak sıkını esmın agzın a gerı soktu yavas yavas sakso cekıuyor arada bır agzıdan cıkan sik yalama seslerını duyuyordum ..

bir kac dkıka sonra adam gozlerını actı one dogru egılerek ıkı elıyle onunde domalmıs olan esımın gotunu oksamaya ve saplaklamaya baslamıstı hem vuruyor hem oksuyordu

– agzından cıkarma bebegm kalçaların harika diyordu

o sesler kulagımdan cıkmıyor esımın gotunu saplaklamaya devam ettı escort düzce bana bakarak gel buraya demıstı sikici

ayaga kalktım kalbım duracak gıbıydı bır kac adım attım ve yanlarındaydım ayakta durdum sikici gerıye yaslanmıs bana bakıyor eşim ıse hala adamın sıkını yalıyordu

– skikinmi kalktı senın dedı bana egıldım ve bıse dıyemedım düzce escort sıkım tas gıbı olmustu gulerek hep böyle olur dedı ve eşimişn yanına oturmamı soledı adam

dızlerımın ustune oturdm adam koltukta esımde bacaklarının arasıa egılmıs sıkını yalıyordu adamın bana bakarak esımın saclarını topladı at kuyrugu yaparak sacını elınde aldı ve esımın kafasını bana cevırdı esımle goz goze geldık daha da ıstahlı yalamaya basladı

-görüyormusun nasılda guzel yalıyor dedı adam

arada bır kafasına bastırıyor hepsını sokmaya calısıyordu yada sıkını düzce escort bayan agzından cıkarıp diline vurduruyordu adam

— onu sevıyormusun dedı adam bana
– evet dedm kısık bır sesle sikş hala agzındaydı esımın
-sen onu sevıyormusun dedı esıme

glıg glık sesler geldı agzından cunku hepsjnı sokmaya calısıordu adam sıkını
– kusura bakma cvp veremez agzında benım yarragım var dedı bana bakarak gulumsedı
sıkım tas gıbı olmus heycandan sasırmıstım cok hıs bır goruntuydu sanırım her cuckold erkegın hayalıdır

saçlarından tutarak zorluyordu eşimin ağzını hepsini sokmaya çalışıyor eşimden glokkk glokkk sesler geliyordu ağzından bir anda çekti sikini adam eşimin saçlarını bırakıp çenesinden tuttu yüzüne bakaral

– harika yalıyorsun sikimi dedi

eşim gülerek
– çok büyük hepsini alamıyorum dedi

adam eşimin yuzunu bana yaklaştrdı

-hadi onu öp dedi

eşimin dudağına yapıştm ağzı salya doluydu …. devamı gelsin mi

Nazmi’yle Webcamda sanal yaşadığım o anlar aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Aklım hep bacaklarımın arasındaydı. Amım sik istiyordu, ama kocam her defasında götten yapmayı tercih ediyordu. Zaten, kocamın siki götümün o dar deliğini anca doldurabiliyordu. O gece çok istekli olmama rağmen, kocam götüme boşaldıktan sonra arkasını dönüp uyumuştu. Bu hareketi beni her zaman sinirlendirmiştir. Karmakarışık düşünceler içersinde Nazmi’yi düşünerek uykuya daldım.

Fırsat buldukça Nazmi ile sanal seks yapıyorduk. Her seferinde bana, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz?” diye soruyordu. Bu gün yarın derken, bir Pazartesi adet olunca kendisine, “Aşkım kusura bakma seninle bir hafta görüşemeyeceğim.” dediğimde telaşlanmıştı. Nedenini anlattığımda rahatlamış, ikimiz de kahkahayı başmıştık. Adet olduğum için sanal sekse bir hafta ara verecektik. Adetimin 6. günü Pazara denk gelmişti. O akşam vücudumdaki bütün kılları temizleyip, vücudumun her yerini kaymak gibi pürüzsüz yapmıştım. Kısacası tam yalamalık olmuştum.

Pazartesi nete girdiğimde, Nazmi herzamanki gibi sanki beni bekliyordu. “Aşkıım, nerdesin yaaaa? Sen beni hasretinden öldürmek mi istiyorsun?” dedi. Yazışmamız uzadıkça uzadı ve iş yine aynı noktaya geldi, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz? Hem yarın sizin semtin pazarı değil mi? dedi. “Evet!” dediğimde, “Tamam işte… Yarın buluşuyormuyuz aşkım?” dediğinde, vücudumu tarif edemiyeceğim bir sıcaklık basmıştı. Heyecandan resmen titriyordum. Bir anda amım sulanmıştı. Nazmi’ye, “Bak aşkım, ben de buluşmak istiyorum, ama bu nasıl olacak ki? Ya görürlerse?” dediğimde, “Aşkım, Pazarın ters istikametinde bir yere park edeceğim, sen de kendi arabanmış gibi gelip bineceksin, hepsi bu…” dedi. Plan hoşuma gitmişti, “Peki ya sonra?” dediğimde, her şeyi detayına kadar anlattı…

Bir arkadaşının sahilde dairesi varmış, arkadaşı tatilde olduğu için anahtarı da kendisine bırakmış.hakkari escort “İşte orası bizim aşk yuvamız olacak aşkım! Ne diyorsun?” dedi. Başımı tamam anlamında salladım. Nazmi, “Aşkım, saat kaça kadar zamanın var? Yada evden eşin ve çocuklar kaçta çıkıyor?” dedi. “Hep beraber çıkıyorlar, yani 8’de kahvaltılarını hazırlıyorum, 8.30’da evden çıkıyorlar.” dedim. Nazmi, “Bu çok güzel aşkım! 5 saat kadar zamanımız var. İnan bana bu zaman zarfında sana öyle zevkler tattıracağım ki, bulutların üzerinde uçacaksın!” dedi. Yari merak, yarı endişeyle, “Neee? 5 saat beni mi sikeceksin? Manyaksın sen yaa! 5 saat sikiş mi olur!” diyerek alay ediyordum. “Evet 5 saat ^^^^^^^^^ seni!” dedi. “Ufak at, civcivler de yesin!” diye takılmıştım. Nazmi, “Öyle olsun! Yarın görürsün!” dedi. Salı günü saat 9.30 gibi beni arayacak, ben de 10 civarında pazara gider gibi evden çıkacaktım. Artık kararı vermiştim, yarın Nazmi ile buluşacaktım.

Heyecandan sabaha kadar doğru düzgün uyuyamamıştım. hakkari escort bayan Sabah kocama ve çocuklara kahvaltı hazırlarken heyecandan titriyordum. Bir ara kocam, “Hayrola Nesrin, hastamısın? Yüzün kızarmış, ellerin titriyor?” dedi. “Bir şeyim yok, iyiyim…” dedim. “Haa, anladım!” dedi. Adetimin bittiğini söylemediğim için ona yorumlamıştı. Kapıda, “Hayırlı işler kocacığım. Çocuklar size de iyi dersler!” diyerek yolcu ederken kekeliyordum. Kapıyı kapatıp, sokakta kaybolana kadar pencereden onları izledim.

Kocam ve çocuklar gidince ilk işim banyoya girmek olmuştu. Bir gün önce ağda ettiğim yerler pürüzsüz ve tertemizdi. Aynanın karşısında vücuduma bakıyordum. Doğum nedeniyle karın bölgemde biraz çatlaklar vardı. İnce belim, geniş kalçalarım, küçük yuvarlak memelerim, eminim Nazmi’nin hoşuna gidecekti. Derin bir çizgiyle ortadan bölünmüş amım patates gibi duruyordu. Gerdek gecesi bile bu kadar heyecanlı değildim. Komidinin çekmecesini açtım, bir müddet iç çamaşırlarıma baktım. Takım olan, ten rengi, şeffaf iç çamaşırda karar kıldım. Şeffaf olduğundan meme ucları ve amımın çizgisi anlaşılıyordu. Tam o sırada telefonum çaldı. Kalbim hızla atmaya başladı. Arayan Nazmi idi. Titrek bir sesle, “Efendim?” dedim. “Aşkım, Cevizli’de seni bekliyorum, halen çıkmadın mı?” dedi. “Şeeyy… ben ben şeyy, yani hazırlanıyorum, birazdan çıkarım…” dedim. Dilim tutulmuş, kekeliyordum. “Tamam aşkım, yalnız biraz acele et! Seni çok özledim!” dedi. Cevap verememiştim, telefonu kapadım.

İç çamaşırlarımı giydikten sonra, üzerine kollu bir badi ve siyah bir etek giydim. Başımı da kırmızı ağırlıklı türbanla örttüm. Biraz da renksiz bir ruj, hafif bir allıktan sonra, az da fondöten. Hafif bir makyaj yapmıştım. Evden çıkarken dikkat çekmemem lazımdı. Gerçi makyaj yapmama gerek yoktu. Siyah parlak gözlerim, kırmızı dolgun dudaklarımın yanında pürüzsüz bir yüzüm vardı. Dedim ya, dikkat çekmemem gerekiyordu. Üzerime, her zaman giyindiğim yazlık kabanımı aldım. Son olarak, alçak topuklu ayakkabılarımı ayağıma taktım. Evden çıkmadan Nazmi’ye çağrı attım. Aradı, “Geliyormusun aşkım?” dedi. “Evden çıkmak üzereyim. Şu an nerdesin sen?” dedim. “Minibüs yolunda bekliyorum. Burda Belediyenin ekmek büfesi var, onun önündeyim, bildin mi?” dedi. “Eveeett! Sen orda bekle, ben geliyorum. Yalnız, arabayı nasıl tanıyacağım?” dedim. “Beyaz bir BMW, plakası 34 (…), arabanın yanına gelince kapıyı açıp öne oturursun.” dedi. “Tamam!” dedim, evin kapısını kilitleyip aşağıya indim.

Saat daha erken olduğundan dışarda kimseler yoktu. Hızlı adımlarla sokaktan uzaklaştım. Evle buluşma yeri arasındaki uzaklık sadece 6-7 dakikaydı. Yol ağzına geldiğimde Belediye ekmek büfesi önünde bekleyen beyaz bir araba gördüm. Biraz daha yaklaşınca plakadan tanıdım. Yolun karşısına geçtim. Arabanın içindeki Nazmi’yi tanıdım. Etrafı kontrol ettikten sonra kapıyı açtım. Hızla öne oturdum ve “Bir gören olmadan gidelim hemen!” dedim. Kartal’a doğru hızla uzaklaştık. Birkaç dakika içinde sahil yoluna çıktık. Araba çok lükstü ve harika kokuyordu. O ana kadar tek kelime etmemiştik. Yavaşlamaya başladı. Elini elimin üzerine koymuş, yavaş yavaş okşuyordu. “Eee aşkım, heyecanlımısın?” dedi. “Evet!” dedim. “İlk olduğundan normaldir. Birazdan rahatlarsın. Biliyormusun aşkım? Gerçekten çok güzelsin!” dedi. Teşekkürle birlikte, “Sen de karizmatiksin!” dedim.

Arabayı müsait bir yere çekerek, bana doğru döndü ve escort hakkari “Yakından bakmak istiyorum sana aşkım!” dedi, başımı tutarak kendine doğru çekti. Bir anda dudaklarıma yapıştı. Ben de aynı şekilde onun dudaklarına yapıştım. Uzun süre birbirimizin dudaklarını sömürdük. İlkkez kocamdan başka bir erkekle öpüşüyordum. İnanamamıştım, ama inanılmaz şekilde hoşuma gitmişti. Daha önce arabada hiç öpüşmemiştim. Zaten hiçbir zaman arabamız olmamıştı. Nazmi elleriyle oramı buramı ellemeye başlamıştı. Bcaklarımı okşuyor, memelerimi yoğuruyordu. “Dur yapmaaa! Burda olmaz! Birileri görebilir!” dedim. “Tamam aşkım, aşk yuvamıza gidelim!” dedi.

Sahil yolundan bir müddet gittikten sonra bir sokağa girdi. Birkaç dakika sonra lüks bir binanın önünde durdu. Adım adım sikilmeye gidiyordum. Arabadan indikten sonra koluna girmemi söyledi, dikkat çekmememiz için öyle gerekiyormuş. Asansöre bindik ve 3. katta indik. Dairenin kapısını açıp içeri girdik. Artık geri dönüş yoktu, Webcamda gördüğüm o kocaman sikini yemeden burdan çıkış olmayacaktı. Bunu kendim istemiştim.

Üzerimdeki kabanı alıp astı. Belimden tutarak lüks bir salona geçtik. Gerçekten mükemmel döşenmişti. Ben salonu incelerken, Nazmi’nin boş durmaya niyeti yoktu, belimden tutarak dudaklarıma yapıştı. Çekingenliğimi atmış, karşılık veriyordum. Zaten oraya bunun için gitmemişmiydim? Başımda türbanım halen duruyordu, öpüştükçe öpüşüyorduk. Elleri rahat durmuyordu, göğüslerimi, kalçalarımı, bacaklarımı, hemen hemen her yerimi okşuyordu. Sulanmaya başlamıştım. Herşey o kadar hızlı gelişiyordu ki. Önce badiyi, sonra da eteğimi indirdi ve “Ohhh, harikasın aşkım!” dedi. Şeffaf külotum çok hoşuna gitmişti. Sütyenin üzerinden, göğüslerimi dişliyor ve sıkıyordu. Diğer eliyle amımı avuçlamış, bacaklarımın arasını okşuyordu.

Kollarımı boynuna dolamış öpüşürken, göbeğime değen sertliğin büyüklüğü, beni tedirgin ediyordu. Bu sertliği yokladığımda kalınlığı inanılmaz haldeydi. Ben de rahat durmuyordum, kemerini çözüp pantolonu aşağı inince, işim daha da kolaylaşmıştı. Beyaz bir Boxer giyiyordu, ama içinde sanki kocaman bir canavar vardı. Yoklarken gövdesini avuçlamıştım. Aman Tanrım, inanılır gibi değildi. Parmaklarımla, ancak yarısını sarabiliyordum. Sakın korktuğumu sanmayın, benim için ilginç olan, öyle bir sikin varlığı idi. Zaten Nazmi’de böyle bir sik olduğu için onunla buluşmuştum. Kocamı aldatacaksam, mutlaka böyle bir sikle aldatmalıydım.

İnlemelerimiz salonda yankılanıyordu. Daha doğrusu inleyen bendim. Harika zevk alıyordum. Sütyenimi çıkarmış, memelerimin ucunu dudaklarıyla sıkıştırmış, içine çekiyordu. Öyle çekiyordu ki, sanki uçları kopacaktı. Bir müddet böyle devam etti. Sonra yavaş yavaş göbeğimi yalarken külotumu topuklarıma indirdi. Artık çırılçıplaktım. Kocaman elleriyle kalçalarımı okşarken, dudakları amıma inmişti. Önden bakınca çizgi gibi görünen yeri yalıyordu. Yalamanın şiddeti artınca vücudumu ağzına bastırıyordum. Boşalmak üzereydim, ama bunu ona belli etmemeye çalışıyordum. Büyük bir zevkle boşalmaya başladım. “Ooh ohh!” diye saniyelerce kasılırken, iliklerime kadar titremiştim.

Kocamın bile yalamadığı amımı başka bir erkek tiksinmeden yalıyordu. Bu harika zevki kocam bana yaşatmamıştı. Böyle bir erkeğe değil amımı, isterse götümü bile seve seve verirdim. Nazmi yalamaya devam ederken birden ayağa kalktı. Artık sikiş zamanının geldiğini anlamıştım. Boxerini çıkardığında özgür kalan siki sağa sola yaylanarak sallanıyordu. Uzunluğu neredeyse dirseğimle bileğimin arası kadar vardı. Daha sonra kendisine sorduğumda 23 cm demişti. Kalınlığı yanında ise kolum ince kalıyordu. Kalınlığından değil de, boyundan çekiniyordum. Bir keresinde amımın derinliğini ölçmek için amıma patlıcan sokmuştum. Sonra patlıcanın işaretlediğim yerini ölçtüğümde, 19 santim vardı…

18 yaşında avare boş gezenin boş kalfasıyım,mardin escort günüm evle lokal arasında geçiyor, bir türlü kafama göre de iş bulamadım. Babamın tıkır tıkır işleyen bir fabrikası, annemin sürekli gezdiği konken günleri ve okuyup bunların arasından kurtulacağım diye uğraşan 17 yaşında bir kız kardeşim var. Bütün dünyası okul ve kitapları. Onun ders çalıştığını gördükçe bana fenalıklar geliyor. Yazın şu sıcak günlerinde bile gidin evde ya kitap okuyordur, ya gelecek yıla hazırlık yapıyordur. Geç vakit eve geldiğimde onu salondaki divanda uyurken buldum. Bir roman okurken uyuyakalmış, roman elinden yere düşmüştü. Üzerinde ince askılı ince bir mini elbise vardı. Uykusunda döndüğünden elbise kalçalarına kadar sıyrılmış, uzun düzgün ve bembeyaz bacakları tamamen ortaya serilmişti. Çeşitli zamanlarda bu bacakları görmek, onlara dokunamamak, okşayamamak beni mahvediyordu. Bu akşam onlar benim olmalı, o uzun düzgün bacakları okşamalı, sevmeli, yalamalı, öpmeliydim. Yerden kitabı alıp kaldırdım, ışıkları söndürüp kardeşimi kucağıma aldım. Onu odasına götürüp yatağına yatırdım. Evi dolaşıp bizimkilere baktım, mutfak masasının üstünde bir not vardı, annemle babam İstanbula gitmişler. İşte beklediğim fırsat ayağıma gelmişti. Odama gidip üzerimdekileri çıkardım ve sadece bir şort giydim. Kız kardeşim Filizin odasına gidip dolaplarını karıştırdım ve külotlu çoraplarını bulup çıkardım. Onu doğrultup üstünden elbisesini çıkardım. Bir ara gözlerini açtı, ben olduğumu anlayınca tekrar uykunun kollarına kapıldı. elbiseyi bir kenara bırakıp onu sırt üstü uzattım, yeni yeni kabarmaya başlayan göğüsleri çok güzeldi.
Çorabın bir tanesini karyolasının başucuna bağladım ve mardin escort bayan diğer ucunu bileğine düğümledim. Aynı işi diğer bileğine de uygulayarak onu kolları tamamen yana doğru açık bir vaziyette bağladığım sırada uyandı ve halini görünce şaşırdı. Ne yaptığımı sordu, bende onunla eve giren soyguncu ile evin genç kızı oyununu oynayacağımızı söyledim. Şaşırıp ellerini kurtarmaya çalıştı ama beceremedi. Aynı şekilde bacaklarını da bağladım, şimdi yatağın ortasında kolları ve bacakları köşelere doğru gerilmiş yatıyor, kurtulmak için kıvranıp duruyordu. Mutfaktan bir kavanoz bal alıp geldim ve ayak uçlarından başlayarak bütün vücuduna ince bir çizgi halinde bal döktüm. Yavaş yavaş korkmaya bu nedenle söylenmeye başladı. Ona aldırmayıp ayak uçlarından başlayarak balı ve Filizin diri taş gibi vücudunu bir yandan okşamaya, bir yandan yalamaya başladım. Ağlamaya, şiddetle kendini sağa sola kaçırmaya başladı, bu hırçınlığı beni temelli azdırmıştı. Şortumu çıkarıp kazık gibi olmuş yarrağımı serbest bıraktım, bu hareketimi görünce temelli şaşırdı. Bak küçük bıldırcınım, seni bu akşam bağırta bağırta sikeceğim. Ne kadar çırpınırsan çırpın yarrağımın altında inlemekten kurtulamayacaksın. İstersen bundan zevk almaya yarrağın tadını çıkartmaya bak. Uzanıp külotunu hızla çekip yırttım. Hiç tıraş edilmemiş, ağda yapılmamış amcığın tüyleri yumuşacıktılar, daha yeni yeni çıkmağa başladıklarından çok güzel görünüyorlardı. eğilip onları dilimle yalamaya başladım, kız kardeşim kalçalarını sağa sola sallayarak amcığını benden kaçırmaya çalışıyor ama sıkı bağlı olduğundan başaramıyordu. Tüylerinden aşağıya doğru inerek küçük amcığın dudaklarına uzandım. Onları yalamaya, emmeye, dilimi içine sokup çıkarmaya başladım. Hiç durmadan kalçalarını iki tarafa sallıyor, kurtulmaya çabalıyordu. Bacakları arasındaki yerimi alıp yukarılara doğru yalayarak çıkmaya başladım, küçücük göğüslerini öperken yarrağım amcığına sürtünmeye başlamıştı, Kız kardeşim başına geleceklerin korkusundan ne yapacağını escort mardin bilemez vaziyette çığlıklar atıyor ve ağlıyordu. Yandaki divandan iki yastık alarak kalçalarının altına yerleştirdim, amcığın dudaklarını aralayarak yarrağımın kafasını dayadım ve yavaşça kız kardeşimin amcığına girmeye başladım. Bu güne kadar bu kadar dar ve küçük bir am sikmemiştim. Yarrağım sanki bir alev denizine dalıyordu. Filizin çığlıkları ve çırpınışları artmıştı ama elinden bir şey gelmiyordu. Sonunda yarrağım tamamen o tatlı amcığın derinliklerine kadar dalmıştı. Hiç hareket etmeden onu kız kardeşimin içinde tuttum, bu arada boynunu, göğüslerini öpüyor, yalıyordum, Sonra hafif hafif kıpırdatmaya başladım. Bir iki kere girip çıkınca amcık sulanmaya kız kardeşimin vücudu yarrağıma cevap vermeye başladı. Onunda zevk aldığı belli oluyordu, ağlamasını hiç kesmemiş, azaltmamıştı ama kalçaları artık iki yana değil, bana uyarak aşağı yukarı hareket ediyor, sanki daha çok sokmam için kendini yukarı kaydırıyordu. Hareketlerimi iyice hızlandırarak onu hoyratça sikmeye devam ettim, geleceğimi hissedince yarrağımı çıkarıp yüzüne yaklaştırdım ve dudaklarına, yanaklarına, burnuna, gözlerine doğru fışkırtmaya başladım

güvenilir bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis canlı bahis