Tesettür Mankeni Sevgilim 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bdsm

Tesettür Mankeni Sevgilim 1Merhaba, adım Fatih. 31 yaşında evli ve bir çocuk babasıyım. Kendime ait tesettür giyim mağazam var. Yakın zamana kadar mağazada karım Neslihan’la birlikte çalışıyordum ama doğumun ardından mecburen bırakmak zorunda kaldı. İşleri tek başıma yürütmeye çalıştım fakat mağazada sadece bir erkeğin çalışıyor olması kadınların alışveriş yapmasına mâni oluyordu. Karım varken bol bol alışveriş yapan kadınlar gelmez olmuşlardı. Yanıma bir kız almayı düşündüm ama ona verecek param yoktu. İşlerin kötüye gitmesi sonrası bir karar alıp internetten satış yapmaya karar verdim. Bunu da mecburen tek başıma yapmam gerekiyordu.Bir paket program alıp siteyi kurdum. Paket programı satan firmadan kısa bir eğitim aldım. Şimdi bir model bulup ürünlerin tek tek çekimini yapmam gerekiyordu. Birkaç ajansı aradım. Ancak her biri verebileceğimden yüksek paralar istedi. O zaman etrafımda bana modellik yapabilecek bir kız bulmanın en iyisi olduğunu düşündüm. Sonuçta profesyonel olmasına gerek yoktu, kıyafetleri üzerinde taşıması yeterliydi.Konuyu karıma açınca “bizim Sümeyye olmaz mı!” diye sordu. “Selime Ablanın kızı mı!” diye soruyla karşılık verdim. Sümeyye komşumuzun kızıydı. Aynı sokakta oturuyorduk. “Evet, çok güzel kız, bence çok da güzel yapar!” dedi. Ardından Sümeyye’nin Instagram hesabına girdi ve fotoğraflarını gösterdi. Aradığım kızın Sümeyye olduğunu hemen anladım. Orta boylu ve oldukça güzel, fiziği yerinde bir kızdı. 18 yaşındaydı, liseyi yeni bitirmişti. Birkaç yıl önce babasını kaybetmiş ve annesiyle birlikte bizden birkaç ev aşağıda oturuyordu. Annesi Selime Abla bir işyerinde çay, temizlik işlerine bakıyordu. Sümeyye’nin gerçek hayatında da kapalı, tesettürlü olması bir avantajdı. Instagram sayfası çeşit çeşit fotoğraflarla doluydu. Kimisi evde kimisi dışarıda çekilmiş fotoğrafların her birinde çok şık ve zarif görünüyordu.Karım hemen Sümeyye’yi aradı ve konudan bahsetti. Kısa bir konuşmanın ardından Sümeyye karımın teklifini kabul etti ama annesiyle de konuşması gerektiğini söyledi. Yarım saat sonra aradı Sümeyye ve annesinin de onay verdiğini söyledi. Aradığım modeli burnumun dibinde bulmanın keyfini yaşadım. Ajanslara bir sürü para verme derdinden de kurtulmuştum böylece.Detayları konuşmak için Sümeyye ve annesini mağazama davet ettim. Ertesi gün öğleden sonra ana kız geldiler. Sümeyye siyah kısa paçalı dar bir kot pantolonun üstüne hardal renkli tunik giymiş, başını siyah bir şalla bağlamıştı. Makyaj da yapmıştı. İnce beyaz ayak bilekleri spor ayakkabısıyla pantolonun paçası arasından görünüyordu. Son yıllarda kapalı kızlarda ayak bileği gösterme modası çıkmıştı, Sümeyye’de de vardı bu. Kahverengi badem gözlerinin siyah uzun kirpikleri tek tek sayılıyordu nerdeyse. Süt gibi beyaz yüzlü, kalın pembe dudaklı, ince hilal kaşlı, minik burun delikleri olan çok hoş çok zarif bir kızdı. Küçüklüğünü biliyordum, elimizde büyümüş sayılırdı. Ancak onun bu kadar güzel ve çekici olduğunu yeni fark etmiştim. Mahallede günlük kıyafetleri içinde uzaktan gördüğüm kız yakından gözüme bambaşka görünüyordu.Annesi Selime Abla sanki kendisi mankenlik yapacakmış gibi giyinmişti. Dar mavi bir kot pantolonun üstüne açık mavi kısa kollu bluz giymişti. Dar bluzun altında göbeği ve memeleri çıkıntı yapmış, çıplak beyaz kolları açıktaydı. Başını tepesinden büyük desenli bir türbanla bağlamıştı. Aynı zamanda o da kızı gibi gözlerine makyaj yapmış kalem çekmişti. Doğrusu büyük beden kıyafetler için ideal bir adaydı Selime Abla. Kocası öldüğünden beri ailesinden destek almadan kızını büyütmeye çalışıyordu. Gerçi kocası da kendisine destek olan bir adam değildi, o yüzden kocasının ölümü Selime Ablanın hayatında pek bir şey değiştirmemişti. İşin detaylarını, neler yapacağımızı, nelere dikkat etmemiz gerekeceğini anlatırken ikisi de dikkatle dinledi. Sümeyye çok heyecanlıydı mankenlik dünyasına adım atacağı için. Annesi Selime Abla da öyleydi. Çekimleri mağazada kendim yapacaktım. Bunun için yakın bir arkadaşımdan kullanmadığı yarı profesyonel bir makine ödünç almış, fotoğrafçılık üzerine de birkaç bilgi edinmiştim. Tamamen amatör şekilde bu işe girişecek, zamanla ikimiz de kendimizi geliştirecektik.Çekimler esnasında soyunma odası olarak arkadaki odayı kullanacaktı Sümeyye. Odada koliler, fazla kıyafetler oluyordu. Çay, kahve gibi günlük ihtiyaçlarımı da orada karşılıyordum. Odanın yanında küçük de bir tuvalet vardı. Söylediklerim onlar için uygundu, her şeyi kabul ettiler. Vereceğim paraya da itiraz etmediler. Cast ajanslarına dünya kadar para vermektense Sümeyye’ye cüzi bir para vererek bu işi halletmiştim. Selime Ablaya “abla sen de modellik yapmak ister misin!” diye sorduğumda ağzını açarak güldü. Söylediğim komiğine gitmişti. Şaka yaptığımı sanıyordu oysa ben ciddiydim. Henüz 38 yaşında olduğunu biliyordum. Kızından biraz daha uzun boylu ve hafif göbeği dışında kusuru olmayan bir kadındı. Yalnız basenleri biraz genişti o kadar. Zaten büyük beden çekimleri için düşünüyordum onu, benim de aradığım geniş kalçaları olan bir kadındı.Selime Abla ciddi olduğumu anlayınca “valla bilmem ki, nasıl olur!” dedi. Bunları derken kahverengi gözleri kabul etmek için can attığını gösteriyordu. Yalnızca etraftan duyan eden olursa ne yaparım diye bir korkusu vardı. Ona da kızı ile aynı parayı vereceğimi söylediğimde düşünmeyi bıraktı ve “tamam!” diyerek kabul etti. Neticede küçük bir alışveriş sitesiydi bu ve sadece site üzerinde fotoğrafları olacaktı. Ulu orta her yerde yayınlanacak fotoğraflar olmayacaktı.Selime Abla çalıştığı için onun çekimlerini iş çıkışı saatlerinde yapacaktım. Sümeyye ise her gün gelecekti. Zaten ürünlerin çok büyük kısmı Sümeyye’nin çekimlerinde kullanılacağı için iyi bir iş bölümü olmuştu bu.“Mümkünse şimdi bir deneme çekimi yapalım mı!” diye sorduğumda Selime Abla utana sıkıla kabul etti. Sümeyye ise “çok iyi olur!” dedi neşeyle. Uygun birkaç parça kıyafet seçip arka odaya koydum giymeleri için. Onlar odaya geçerken ben de çekim yapacağım alanı açıp makineyi ayarladım. Işık tertibatım yoktu, tavandaki LED lambalarla idare edecektim.Birkaç dakika sonra Sümeyye geldi. Ona verdiğim mavi beli kuşaklı elbiseyi giymişti. Çok güzel görünüyordu. Birkaç çekim yaptım. Sümeyye sanki daha önce bu işi yapmış gibi rahat davranıyordu. Bu da çok hoşuma gitmiş, işimi kolaylaştırmıştı. “Daha önce yaptın mı bu işi sen!” diye sorduğumda gülerek “yok abi, akşam internette biraz araştırma yaptım!” dedi çok bilmiş bir tavırla. “Aferin sana!” diyerek tebrik ettim. İşini ciddiye almasını sevdim. O sırada Selime Abla çıktı odadan. Ona da abiye bir elbise vermiştim. Eteği payetli krem rengi bir elbiseydi bu. Elbisenin üst kısmı Selime Ablaya tam olmuş ama altındaki etek kısmı dar kalmıştı. Geniş kalçaları açığa çıkmış, hatları belli oluyordu. Götünün yuvarlak yanakları belirmişti. “Biraz dar gibi mi!” diye sordu Selime Abla utanarak. “Yok, aslında modeli bu!” dedim. Gerçekten de elbisenin modeli buydu. Ama Selime Ablanın kalçalarının genişliği biraz fazla kalmıştı elbise için. Tesettürlü kadınlar artık düğün ve nişan törenlerinde vücut hatlarını bursa escort belli eden dar kalıplı kıyafetler giymekten çekinmiyor aksine hoşlanıyorlardı. Sümeyye annesine “anne çok güzel oldun valla!” deyince Selime Ablanın yüzü güldü. Boy aynasının karşısında bir sağa bir sola dönüp kendine baktı, başındaki türbanını düzeltti. Sonra da karşıma geçip kızının tavsiyelerine uyarak poz verdi. Önden, yandan, arkadan çektim fotoğraflarını. Selime Abla da kızı gibi güzel pozlar verdi. Bu işi ilk defa yapan biri için fena değildi. Sonrasında elbiselerini çıkarıp aynı şekilde çıktılar odadan. Hemen ertesi gün Sümeyye ile çekimlere başlayacaktım. Selime Abla ise akşam iş çıkışında gelecekti. Onlar gidince arka odaya geçtim. Çıkardıkları kıyafetleri alıp yerlerine koyacakken aklıma bir şey geldi ve birden kapının üstüne gözüm takıldı. Oraya bakar bakmaz “Siktirrr!!!” dedim. Çünkü aklıma gelen ve gözüme takılan şey odayı çekmesi için rafın altına koyduğum mini gizli kameraydı. Birkaç yıl önce kapıyı kırıp mağazaya girmişler, kasadaki bir miktar parayla götürebildikleri kadar en pahalılarından elbise çalmışlardı. O günden sonra alarm taktırıp mağazanın çeşitli yerlerine kameralar koymuştum. Kadın giyim ve hele de tesettür mağazası olduğu için müşterileri korkutmamak adına büyük, kendini belli eden kameralar yerine bu mini kameralardan almıştım. Her biri en az 10 saat kayıt yapan, görüntü kalitesi iyi olan kameralardı. Arka odanın küçük camı demirli olduğu halde ne olur ne olmaz diyerek rafın altında bir yere sabitlemiştim. Ancak dikkatli bir göz orada bir kamera olduğunu fark edebilirdi. Hatta orada bir kamera olduğundan karımın bile haberi yoktu. O odayı namaz kılmak için kullanıyordu ve kamera olduğunu söylesem bana tepki gösterir diye hiç bahsetmemiştim.Kıyafetleri yerlerine yerleştirip kamerayı yerinden aldım. Kayıt içindeki hafıza kartına yapılıyordu. 10 saatin sonunda yeni görüntüler ekleniyordu. Acaba Sümeyye ve Selime Abla soyunurken kamera çekimde miydi? Kalbim heyecanla attı. Laptopa bağladım kamerayı ve ileri doğru kaydırdım kaydı. Son bir saatlik yere geldiğimde gerçekten de onları soyunuk halde çektiğini gördüm. O an heyecandan koltuğumda zıpladım.Sümeyye üstündekileri çıkartırken annesi ona verdiğim kıyafeti kendi üzerine tutuyordu. Önce siyah şalını açtı. Uzun kumral saçları vardı, sırtına döküldü saçları. Ardından tuniğini başının üzerinden çıkarttı Sümeyye. Altında beyaz sutyeni ile kaldı. Bol tuniğinin kamufle ettiği fiziğine nazaran büyük memeleri vardı, beyaz sutyeninin içinde şişkin duruyordu memeleri. Siyah kotunu çıkardı ayaklarından. Bembeyaz kalçaları, bacakları vardı. Karnı da öyleydi. 18 yaşında taptaze bir bedene sahipti. Yarağım hareketlenmeye başladı. Pamuklu beyaz külotu kasıklarını sıkmıştı. Amının izini külotunda görebiliyordum. Elbiseyi giyinmek için arkasını döndüğünde külotunun götünün arasına girdiğini gördüm. Bembeyaz ve biçimli göt yanakları vardı Sümeyye’nin. O an “offff, harika ya!!!” diye keyifle söylendim. Elbiseyi giymeden önce elini külotuna atıp götünün arasından çıkarttı. Elbiseyi giydi, annesine bir şeyler söyledikten sonra başını yeniden şalıyla bağladı. O odadan çıkarken soyunma sırası annesine gelmişti.Selime Abla önce pantolonunu indirdi. Onun da kalça ve bacakları kızınınki gibi süt beyazdı. Geniş kalçaları ve koca götü gözlerimin önündeydi. Krem renkli ve tıpkı kızınınki gibi götünün arasına giren külotu vardı. Amının izi doğal olarak kızınınkinden daha belirgin ve şişkindi. “Vay amına koyayım!!!” dedim neşeyle. Üstündeki mavi bluzunu başının üzerinden çıkartırken türbanının açılmaması için gayret sarf etti. Şişkin ve beyaz sutyeninden taşacakmış gibi görünen memeleri vardı. Karnındaki hafif çıkıklığı fark ettim. Aynı zamanda bel çukurunda da alınmamış ince siyah kıllar kameranın gözünden kaçmamıştı. Ama bu bir kusur değildi. Selime Abla odanın duvarındaki küçük aynaya bakarak abiye elbisesini giyindi. Kendini hazır hissettiğinde de çıktı odadan.Aynı görüntüler elbiseleri çıkartmak için odaya girdiklerinde de kaydedilmişti. Hatta bu kez Selime Abla götünün arasına giren külotunu düzeltmek için önce kalçalarına kadar indirip sonra giyinmişti. Ama yazık ki yan durmuş aynı zamanda elleri amını görmemi engellemişti. Kıyafetlerini giyinip odadan çıktıkları ana kadar kare kare izledim kaydı. Yarağım dikilmiş haldeydi. Kameradaki kaydı laptopa attım. Yarın geldiklerinde kamerayı yine oraya koyup çekim yapacaktım…Ertesi günü iple çektim. Sabah 10 gibi geldi Sümeyye. Giymesi için bir de siyah topuklu ayakkabı getirmişti. Yüzünde hafif ama güzel bir makyaj vardı. Birlikte giyeceği kıyafetleri, şal ve başörtülerini seçtik. Her elbisenin ve giysinin birden fazla rengi vardı, her birinin çekiminin yapılması gerekliydi. Aynı zamanda o renge uygun bir şal veya türban kullanılması lazımdı. Bu yüzden uzun bir çekim olacaktı. Sümeyye hepsinin farkındaydı ve bir an önce çekimlere başlamak için sabırsızlanıyordu.Yaklaşık iki saat ara vermeden çekim yaptık. Renk renk model model elbiseler, etek ve bluzlar, tunikler, şallar ve türbanları giyip çıkardı Sümeyye. Her birini çıkarıp giydikçe içerdeki mini kamera da kayıt yapıyordu. Çekimler esnasında aklım çoğunlukla bunda oluyordu. Bazı giysilerde benim müdahale edip düzeltmeler yapmam gerekiyordu. Elbisenin yakası veya kolunu düzeltirken Sümeyye ile nerdeyse burun buruna geliyordum. O anlarda üstünden yükselen güzel parfümünün kokusunu çekiyordum içime. Öğlen olduğunda Sümeyye ile yakındaki bir restorana gidip ona güzel bir yemek ısmarladım. Kız farkında olmasa da güneş görmemiş, bir bahar tazeliğindeki vücudunu sergiliyordu bana ne de olsa. Yemek sonrası konuşurken erkek arkadaşı olup olmadığını sordum. Gülerek “yok!” dedi. “Niye, ayrıldınız mı!” diye sordum bu kez. İnci gibi beyaz dişleri görünüyordu yine güldüğünde. “Hiç olmadı ki!” dediğinde “senin gibi güzel bir kızın hiç erkek arkadaşı olmadı mı!” dedim. Klasik bir zampara erkek cümlesiydi bu ama Sümeyye tecrübeli bir kız olmadığı için oltayı yutmuştu. Beyaz yüzü kızardı, çayından bir yudum alıp “olmadı işte!” dedi. Kaçamak, utangaç gözlerle baktı kalkana kadar.Mağazaya döndükten sonra da çekimlere aynı şekilde devam ettik. Doğru düzgün müşteri girmediği için rahattık. Etekler, pantolonlar, bluzlar derken epey yol kat etmiştik. Saat 16:00 olduğunda Sümeyye ile o günkü işim hemen hemen bitmişti. Annesi 19:00 gibi gelecekti. O gelene kadar ben de çektiğim fotoğrafları laptopa yükleyip uygun olanlarını ayıracaktım. Tabii aslında aklım mini kameranın çektiklerindeydi.Sümeyye giderken o günkü ücretini uzattım. “Acelesi yoktu abi, zahmet etmeseydin!” deyince “ne zahmeti, bu senin hakkın!” dedim. Çekinerek elini uzatıp parayı alırken narin beyaz parmaklarını tutar gibi oldum. O an gözlerini kaçırdı ve “teşekkür ederim!” diyerek arkasına bakmadan çıktı mağazadan. Sümeyye’den hoşlanmıştım ve doğrusu onun da bana karşı bir şeyler hissettiğini düşünüyordum. O gider gitmez arka odaya koşup kamerayı aldım. Laptopa takıp kayda baktım. Kamera kayıt değil bir hazineyi içinde barındırıyordu. Siyah renkli bursa escort bayan kasıklarını sıkan külotunu, krem renkli memelerini taşımakta zorlanan sutyenini, bembeyaz kalçalarını, yuvarlak ve biçimli götünü, karnını kısaca her bir detayını çekmişti kamera. O anları içim içimi yiyerek izledim. Nefes alışverişim hızlanmış, kalbim daha hızlı atar olmuştu. Külot ve sutyenini de çıkartsa tam olacaktı ama maalesef öyle bir şey olmamıştı. Mağazada kimse olmadığından elimi masanın altına atıp yarağımı okşadım. Sümeyye gibi bir güzellik ellerimin arasındaydı ama bir şey yapamıyordum. Kaydı laptopa yükleyip kamerayı yerine taktım.Saat 19:00’u geçerken Selime Abla geldi. Omuz çantasının yanında bir de torba vardı elinde. Bir iç çamaşırı mağazasının torbasıydı bu. Acaba içinde kendine yeni aldığı iç çamaşırları mı vardı yoksa? Aklım buna giderken kendisi hangi elbiselerin çekimini yapacağımızı sordu. Birkaç abiye model belirledim. En fazla iki saatlik bir çekim olacaktı ama abiye kıyafet olduğundan daha dikkat ve özen gerektiriyordu. Selime Abla da kendine topuklu ayakkabı getirmişti ama onunkiler krem renkliydi.Seçtiğim elbiseleri arka odaya götürdüm. Sümeyye’ninkileri yerlerine yerleştirmiş, odayı Selime Abla için hazırlamıştım. Tabii kamera da her zamanki yerinde ve görevinin başındaydı. Selime Abla tek tek kıyafetleri giyip geldikçe aklım içerde verdiği görüntülerdeydi. Abiye kıyafeti taşımak daha zor olduğundan sık sık müdahale edip düzeltmeler yapıyordum. Yakasına, kollarına, eteklerine küçük müdahaleler yapıyor, başındaki şalları, türbanları düzeltiyordum. Selime Abla profesyonel bir manken gibi o anlarda sabit durup işi bana bırakıyordu. Ancak titrediğini, gözlerini kaçırdığını fark ediyordum. Kızının kokusu ondan da geliyordu. Ana kız aynı parfümü kullanıyorlardı demek ki.Saat 21:00’e gelirken Selime Ablanın çekimleri bitmişti. Geldiği zamanki kıyafetleriyle karşıma geldi. İç çamaşırı torbası elindeydi yine. “Ayakkabıları burada bıraktım, bir daha götür getir olmasın!” dedi gülümseyerek. “Olur abla, nasıl istersen!” dedim. O çıkarken mağazanın kapısını kilitledim. Hemen odaya koşup kamerayı yerinden aldım ve laptopa taktım. En başında tahmin ettiğim şey gerçek çıkmıştı. Selime Abla iç çamaşırı almış onları da içerde giymişti. Kaydı başa aldım heyecanla. Siyah kot pantolonunu ayaklarından çıkardı önce. Üstünde kırmızı kısa kollu göğsü ve kolları açık bir bluz vardı. Başındaki türbanı iğnelerini tek tek sökerek çıkarınca nerdeyse beline inen siyah saçları döküldü. Onları bir lastikle bağladıktan sonra kırmızı bluzunu çıkarttı başının üzerinden. Beyaz külotu ve beyaz sutyeni vardı. Memeleri sutyenin altında oynuyordu hareket ettikçe. Derken beklediğim anlar geldi. İç çamaşırı torbasına elini attı ve içinden yeni bir külotla sutyen çıkarttı. Etiketlerini söktükten sonra üstündeki külotunu indirdi. O an “offff!!!” diyerek koltuğumda geriye yaslandım. Selime Ablanın tıraşlı ve şişkin amı karşımdaydı. Geriye doğru döndüğü bir anda kaydı durdurdum. Geniş göt yanaklarının ortasındaki derin yarığı izledim uzun bir süre. Bel çukurunda dün gördüğüm siyah kıllar gitmişti. Demek ki Selime Abla orasına ağda yapmıştı. Amı da tertemizdi. Devam ettim izlemeye.Selime Ablanın kendine aldığı külotun bir tanga olduğunu gördüğümde bu gerçek mi dedim içimden ama gerçekti. Evet, kendine siyah bir tanga almıştı Selime Abla. Tangasını özenle giyindikten sonra arka kısmını götünün kocaman beyaz yanakları arasına soktu. Birkaç kez çömelip kalkarak tangayı kendince rahat edebileceği bir hale getirdi. Amını kapatan kısmını düzeltti bu arada. Sonrasında sutyenini çıkardı. İri ve löpür löpür sallanan beyaz memeleri vardı. Uçları pembeydi ve halen dik duruyorlardı. Yazık ki memelerini yeni aldığı siyah sutyeni ile kapattı. Ancak o anda memeleri başka bir şekle büründü. Toparlayıcı bir sutyendi bu ve memeleri birden daha da irileşip şişti. Duvardaki aynanın karşısında sutyenini düzeltti bir süre. Ardından çantasından küçük bir makyaj çantası çıkardı. Aynanın karşısında gözlerini kalemleyip dudaklarına ruj sürdü. Sonra da abiye elbisesini giyindi.Selime Ablanın çekim boyunca götünün sallanışları, memelerinin löpürdemesi dikkatimi çekmişti zaten. Demek sebebi yeni aldığı iç çamaşırlarıydı. Kadın kendini güzel göstermek için elinden geleni yapmıştı. Dul bir kadındı ve mahallede rahat hareket ve tavırları dedikodu malzemesi oluyordu. Erkeklere karşı bir zayıflığı olduğu uzun zamandır benim de dikkatimi çekmişti. Selime Abla çekimin sonunda tangasını ve yeni sutyenini çıkartmadı. Eve giderken üstünde onlar vardı. Zaten giderken siyah dar kotunun altında götü bir sağa bir sola oynayıp duruyordu. Ve kadın bunu gizlemek için uzun bir hırka ya da tunik giymeyi düşünmemişti. Selime Ablanın teşhirci bir yönü de vardı. Kaydı bilgisayarıma yükledim. Eve gittiğim zaman aklım Sümeyye ve Selime Abladaydı ama beni bekleyen karım Neslihan’dı. Kızımız doğduğundan beri doğru düzgün sikişmemiştik. Geceleri uyumak haram olmuştu bize. Neslihan benden 2 yaş büyük, 31 yaşındaydı. 7 yıldır evliydik. Abimin karısının amca kızıydı. İlahiyat fakültesi mezunu, Selime Abla ve Sümeyye’nin haline karşın çok daha tutucu ve gerçek anlamda tesettürlü bir kadındı. Onu daracık pantolonlar ya da abiyeler ve bluzlarla görmek mümkün değildi. Uzun ve bol etekler pardesü ve mantolarını giyinir, başını kocaman türbanlarla bağlar ve asla makyaj yapmazdı. Benim ısrarlarım olmasa kaşlarını bile alacak değildi. Ancak bu olumsuz görünen özelliklerine karşın kocasına çok saygılı, edepli, terbiyeli bir kadın ve çok iyi bir anneydi. Uzun zaman tedavi gördükten sonra anne olmuştu ve kızımızın üzerine titriyordu. 1,70 boyundaydı ve doğum sonrasında kilolarını yavaş yavaş vermeye başlasa da halen 80 kiloydu. Oldukça güzel bir fiziği vardı karımın. Biraz bakımsız gibi kalsa da fiziğinin güzelliği, özellikle de memelerinin büyüklüğü beni etkilemeye yetiyordu. Eve geldiğimde Neslihan salonda kızımı emziriyordu. Bir inek memesi gibi şişmiş ve içi sütle dolu memeleri vardı. Emzirme işi itince kızımı kucağıma aldım. Gazını çıkartıp yatağına yatırdım. Mutfaktaki Neslihan’ın yanına gittim. Sofrayı hazırlıyordu. Arkasından yanaştım ve götünü avuçlayıp memelerini sıktım. “Ne oldu ne yapıyorsun!” dedi gülerek. “Çok azdım kız, kaç zamandır yapmadık!” dediğimde “deli olma, kız kalkar şimdi!” dedi. “Daha yeni yattı, niye kalksın!” dedim ve ocağın altını geçirip onu kendime çevirdim. Neslihan da dünden razıydı ama naz yapıyordu. “Yatak odasına gitmeyelim, kız uyanır!” deyince “tamam!” dedim ve dudaklarından öpmeye başladım. Etli dudaklarını öperken Neslihan da ellerini sırtıma atmıştı. Evde bile başını açmazdı. Cinlerin ve meleklerin kendisini gözetlediğini düşünür, onlara karşı tedbirli olmak adına kapanırdı. Dudaklarını emerken aklımda Sümeyye vardı. Onun parlak etli dudaklarını emiyormuşum gibi düşünüyordum. Neslihan’ın elleri sırtımda geziniyordu. Elimi beline attım ve üstündeki ince mavi kazağını sıyırdım. Çıplak belini ve karnını okşadım. Karnında aldığı kiloların kat kat izleri vardı ama benim hoşuma escort bursa gidiyordu bu. Ardından elimi daha yukarılara çıkardım. Emzirme sutyeni takıyordu, ellerimi altından sokup avuçladım memelerini. O an “ıhhh!” diyerek gözlerini kapattı Neslihan. “Senin de hoşuna gitti mi!” dediğimde “eveeettt!!!” dedi uzatarak. Kazağı kaldırıp memelerini emmeye başladım. Ancak halen memeleri süt veriyordu. Anne sütü kızıma lazım olduğu için onları emmeyi bıraktım ama yalamaya başladım. Neslihan gözlerini kapatmış, elleri sırtımda kendini bana bırakmış haldeydi. Memelerini yalamam çok hoşuna gidiyordu. Sanki Selime Ablanın memelerini yalıyormuşum gibi düşündüm bu sefer de.Bu işi böyle ayakta uluorta yapmaya niyetim yoktu. Salona gittik el ele. Çekyatı kaldırıp altından battaniye ve çarşaf aldım. Yere sererken Neslihan üstündekileri çıkartıyordu, ben de soyundum. Az sonra çırılçıplak kaldığımızda lambayı geçirdim. Mutfaktan vuran ışıkla yetinecektik. Kız uyanmasın diye böyle bir yol izliyorduk. İnce battaniyeyi de üstümüze çektim.Neslihan’ı altıma aldım ve yeniden memelerini yalamaya başladım. Bir yandan da elimi amına attım. Şişkin amını avuçlarken Neslihan’ın gözleri seğirir gibi oldu aldığı keyifle. Nefes alışverişleri sıklaşmıştı. Şişkin memelerini avuçlayıp hamur gibi yoğuruyordum. Kalçalarını okşuyordum. Yüzüstü çevirdim bu kez ve koca götünün beyaz yanaklarını kavradım. İki yana açtım iyice. Kaç zamandır isteyip de ısrarla vermediği göt deliği karşımdaydı. Ne zaman istesem “sonra yaparız, sonra yaparız!” deyip duruyordu. Ancak bu sonraların sonu hiç gelmiyordu. Göt yanaklarını öpüp emerken “arkadan yapalım kız, hadi bak çok istiyorum!” dedim. “Olmaz Fatih, sonra yaparsın, bak kız kalkar birazdan!” dedi yine. Beni yine oyalıyordu. Ama Sümeyye ve Selime Ablayı o şekilde görmenin azgınlığıyla benim de pes etmeye niyetim yoktu. “Niye kız, bak hadi yapalım bir kere!” dediğimde başını çevirip “olmaz Fatih, çok günah!” dedi bu sefer de. Dini konularda benden daha bilgiliydi ama ben de çok azgındım. Yanına uzandım ve dudaklarını emmeye başladım o zaman. Ancak bu kez de sağ orta parmağımı göt deliğine soktum. Yarağımı sokmama izin vermese de parmağımı sokmama izin vardı. Önce ilk boğumu, sonra da ikinci boğumuna kadar soktum parmağımı götüne. Neslihan hafiften kasıldı, götünün yanaklarını sıktı. Parmağım götünde sıkışmıştı. Boynunun etlerini emiyor, dudaklarını ısırıyordum sürekli. Parmağımı ise daha ilerilere götürüyordum. Sonunda içine hepsi girdiğinde Neslihan’ın sesi baygın gibi geliyordu. Parmağımı götünde ileri geri oynattıkça hırıltılı nefesler alıyordu. “Hoşuna gitti mi!” diye sorduğumda “evet!!!” dedi fısıltıyla. Parmağımı sıkıyordu göt deliği ama Neslihan bundan zevk almıştı. “Yapayım mı arkadan!” dediğimde gözleri kapalı halde sanki yarı baygınmış gibi “yap!!!” dedi. O an dünyalar benim olmuştu. Battaniyeyi açıp onu sırtüstü uzandırıp belinin altına bir minder koydum. Götü biraz olsun kalkmıştı. Sonra da bacaklarını tutup kaldırdım havaya ve geriye attım. Neslihan’ın amı ve göt deliği kalkık bir halde önümdeydi. Gözleri üzerimdeyken elini amına atıp ovalamaya başladı. “Niye önden istemiyorsun!” diye sorunca “bir kere de değişiklik olsun!” dedim. Mutfağın ışığıyla aydınlanan salonda loş bir görüntü vardı. Normalde zifiri karanlıkta yaptığımız bir şeydi sikişmek ama arada sırada karım cinlerin ve meleklerin kendisini gözetlediğini unutuyordu. Bu da o şansıma o gecelerden biriydi.Karımın hafif koyulaşmış ama temiz göt deliği bir huniye benziyordu. Dış çeperlerinden içe doğru meyilli bir şekilde ilerleyen deliğin tam ortasında ise mercimek büyüklüğünde siyah bir boşluk vardı. Az önce parmağımı sokmuş olsam da o minik kara boşluk hiç kapanmadan öyle kalıyordu. Dizlerimin üzerinde doğrulurken Neslihan ellerini kalçalarına atarak destekledi. Dizleri nerdeyse memelerine değiyordu. Öne kaydım yavaşça. İki gündür Sümeyye ve Selime Abladan dolayı azgınlığımın doruğundaydım. Karımın götünü ilk kez sikecek olmanın heyecanı da eklenince yarağım çoktan demir gibi sertleşmişti. Kafasına tükürüp sıvazladım. Sonra da göt deliğine bastırmaya başladım. Minik kara boşluk yavaşça açılmaya başladığında sevinçten havalara uçuyordum. Neslihan dudaklarını ısırmış beni izliyordu. Dizlerimin üzerinde biraz daha öne kayarken “giriyor!” dedim fısıltıyla. Neslihan da aynı şekilde “tamam, yavaş yap!” dedi fısıltılı bir sesle.Bastırdıkça yarağım içine daha çok girmeye başlamıştı. Neslihan’ın dudaklarını daha çok ısırdığını ve biraz acı çektiğini gördüm ama durmam için bir şey demedi. Bir süre bekledim o halde. Göt deliği çok sıkıydı ve yarağımı patlatacak gibiydi. Ancak durmaya niyetim yoktu. Yeniden bastırdığımda delik birdenbire kapılarını sonuna kadar açtı ve yarağım içinde kayboluverdi. Dibine kadar içine girmişti. Neslihan acılı bir inilti çıkarıp doğuma giden bir kadın gibi nefesler alıp veriyordu.Götünde gidip gelmeye başladığımda Neslihan tırnaklarını kalçalarına bastırdı. Aynı şekilde nefes alıp veriyordu yine. Amı ile göt deliği arasındaki birkaç santimlik kısım yarağımın gitgelleriyle birlikte içe dışarı oynuyordu. Amı da aynı şekilde içeri dışarı kalkıp iniyordu.Kalbimin atışları hızlanmış, son noktasına gelmişti. İstesem de hızlı sikemiyordum götünü, halen zorlanıyordum ama inanılmaz bir keyif alıyordum. Büyük pembe başları ve etli pembe uçları olan sütlü memeleri löpürdüyordu. Dizlerinin altından destekledim bacaklarını çünkü Neslihan’ın gücü tükenecek gibiydi artık. Ben götünü sikerken o serbest kalan sol elini amına attı. Eline bolca tükürüp amını ovalıyor, sağ eliyle de memelerini okşuyordu. Karım yıllar sonra götünü bana vermiş ve bundan zevk alıyordu.Yavaş yavaş boşalmaya yaklaşıyordum. O anda Selime Ablanın götünü siktiğimi hayal ettim. Üstünde siyah tangası varken hem de. Tanganın arka kısmını sıyırıp yarağımı götüne soktuğumu hayal ettim. Aynı anda Sümeyye’de girdi hayalime. Onu da annesinin üzerine yüzüstü uzandırmıştım. Annesinin götünden çektiğim yarağımı onun minik amına sokuyordum. Sümeyye annesinin memelerini öpüp emerken ben amını sikmekle meşguldüm. Derken amından çektiğim yarağımı yeniden annesinin götüne sokuyordum. Bunları düşüne düşüne karımın götüne boşalmaya başladım. İnanılmaz yoğun ve sarsıntılı bir boşalma oldu. Daha önce hiç yaşamadığım, tatmadığım bir duyguydu. Gözlerimin önünde Selime Abla ve Sümeyye vardı. Altlı üstlü sikiyordum ikisini. Sanki Selime Ablanın götüne boşalmıştım o anda.Gözlerimi açtığımdaysa Neslihan’ı gördüm. Uzun beyaz yüzü kızarmış ve saç diplerine kadar terlemişti alnı. Yavaşça çıkardım yarağımı götünden. Epey bir döl akmıştı götüne. Deliğin ağzında her zaman bulunan minik kara boşluk şimdi başparmağımın tırnağı büyüklüğündeydi. Deliğin içinde kırmızı bir et parçası sanki hareket ediyordu.Neslihan’ın yanına uzandım. Koyun koyuna bir süre kaldık. Nefes nefeseydik. “Hoşuna gitti mi!” diye sorduğunda “hem de çok!” dedim. “Senin!” diye sordum ben de. Dudaklarını ısırıp “bilmem, pek bir şey anlamadım!” dedi. Ancak onu tanıyorsam bu sözünün “hoşuma gitti!” demek olduğunu biliyordum. Yıllardır çok günah diyerek beni oyalamıştı ama yapınca da keyif almıştı. Benden önce Neslihan kalkıp banyoya gitti yıkanmak için. Bense Selime Abla ve Sümeyye ile hayalimdeki gibi bir sikişme olsa ne güzel olur dedim kendi kendime…(Devamı Gelecek)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir