Aldatilmaya alismak, hem heyecanli hem aci

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Aldatilmaya alismak, hem heyecanli hem aci
Yeni siteye daha taşındığımız gün karım arkadaş yapmaya başlamıştı bile. Melek sıcak, cana yakın kişiliğiyle hep bize iyi bir arkadaş çevresi yaratmıştı. Burada da öyle olacak gibiydi. Bizim bloktan Belgin isminde biriyle çok iyi anlaşmıştı. Bir kaç gün sonra eşini de benimle tanıştırdı. Biz de uyuştuk. Metin de benim gibi bir şirkette yöneticiydi. Ardından onların arkadaşları iki çiftle daha tanıştık. Hasan ile Ceyda ve Mehmet ile Leyla.

Hasan büyük projeler yapan bir müteahhitti diğerlerine göre oldukça varlıklıydı. Mehmet’in de bir araba galerisi vardı. Eşlerimizin hepsi ev kadınıydı. Sadece bizim çocuğumuz yoktu. Melek bazan çalışmak istediğini söyler ama rahat hayata alıştığı için bir girişimde de bulunmazdı. “Neredeyse 30 oluyorum artık bu yaştan sonra iş hayatına falan alışamam” derdi.

Kısa zamanda birlikte gezip eğlenen bir gurup olduk. Çift olarak bir şey yapmadığımız zamanlarda da erkekler toplanıp maç seyrediyor ya da poker oynuyorduk. Kadınlar da kendi aralarında yapacak şeyler bulmakta zorlanmıyorlardı.

Çift olarak Belgin ve Metin’le daha yakınlaşmıştık. Metin bana Hasan ve Mehmet’in başka kadınlarla beraber olduklarını hatta rus kadınlarla yaptıklarını ve ballandıra ballandıra anlattıklarını söyledi. Kendisinin de bir kere denediğini ama suçlu hissettiği için bir daha yapmadığını ekledi. Ben de “Karıma yapamam böyle bir şey dedim. Ama onlara da karışmam. Kendi hayatları tabii” dedim. Güldük. “Merak etme yakın da sana da anlatmaya başlarlar” dedi.

Dediği gibi de oldu. Samimiyetimiz arttıkça poker partilerimizde evde eşlerimiz yokken belden aşağı hikayeler gırla gitmeye başladı. Becerdikleri kadınlardan orospu gibi bahsetiyorlardı. Özellikle Hasan sitede, kimisi evli bir sürü kadını becermiş olmakla övünüyordu. Çok güzel olanlarını özellikle bana da hava atmak için tanıyıp tanımadığımı soruyor, tanımıyorsam ötekilere kadının ne kadar güzel olduğunu tasdiklettiriyordu. Zenginliğinden de artan bir güveni vardı kendine. Hatta karısı bir kere başka bir kadınla bastığında bile karısını sakinleştirmesini hatta zeytinyağı gibi üste çıkmayı bile becermişti. Ceyda Yaşadığı güzel hayatı kaybetmektense azgın kocasının çapkınlıklarına göz yummayı kabullenmişti. Hasan’ın yakışıklı olduğu söylenemezdi ama bir şeytan tüyü olduğu belliydi. Hikayeleri ve tavrı eğlenceli olduğu için zevkle dinliyorduk. Kadınları neresinden nasıl siktigini detaylarıyla anlattıkça hem gülüyor hem de tahrik oluyorduk.

Karımla aramızda gizli bir şey olmazdı. Bunları karıma söylediğimde Melek’in de Hasan hakkında benzeri şeyleri ona anlattığını söyledi. Kocası bahsetmişti ona da. Karısını düşünüp üzüldük ama kendi seçimiyse hakediyor dedik. Hasan da eğlenceli biri olduğu için ona da kızamadık.

Taşınalı bir kaç ay olmuştu. Yazın kendini hissettirmesiyle birlikte hafta sonu plaja gitme fikri atıldı. Toplandığımızda eşlerimiz bir birleriyle yarışacak kadar güzel ve seksi giyiniyorlardı. Bunun plajda kendini daha da belli edeceği düşüncesi beni heyecanlandırmıştı. Hepsi güzel kadınlardı. Melek’in en çekici olması bana gurur hep verirdi.

Hafta sonu gerçekten kadınlar için gövde gösterisi gibi olmuştu. Kadınlar bir birine iltifatlar ediyordu ama biz de kaçamak bakışlarımızla diğer eşleri süzüyorduk. Minicik bikinilerle ortada dolaşırlarken en çok karimin ilgi çektiği hissine kapıldım. Hasan neredeyse karıma bakışlarını gizlemeye bile çalışmıyordu. Karımda böyle çapkın birinin ilgisini çekmekten hoşlanmış görünüyordu. Keyifli bir gün geçirmiştik. O gece, gündüz plajdaki psikolojimizin de etkisiyle azmış bir şekilde seviştik karımda.

Hafta sonları plaja gitmezsek biz erkekler mac seyrediyor, hafta arasında da poker için bir gece buluşuyorduk. O gecelerde yine Hasan bize çapkınlık maceralarını anlatıyor eğlendiriyordu. Yeni takıldığı evli bir kadın vardı. En çok onu anlatıyordu. Anlaşılan tam bir maldı kadın. Her istediğimi yapıyor diyordu. Kocası işe gidince kadın arıyormuş. Hasan da daha kadın yataktan kalkmamışken kendi anahtarıyla giriyormuş yatak odalarına. Kadını öyle terbiye etmişki yatağın ortasında domalıp bekliyormuş Hasan’ı. “WOW!” deyip Tebrik ettik. Sanki biz yapıyormuşuz gibi heyecanlandık. Oyle güzel bir götü varki amından çok götünden sikiyorum diyordu. Kadının alırken acıdan kıvranmasını bağırmasını öyle güzel anlattık ki kendimizden geçtik. Bir dahaki sefere bize göt deliğinin resmini getircekti. Poker de kazanana göstereceğini söyledi. “Çok adisin Hasan” dedi Mehmet. Hepimiz Güldük.

Bir sonraki hafta gerçekten telefonunda resmin olduğunu söyledi. Oyunda para yerine resmin olduğu telefonu koydu. Hepimiz heyecanlanmıştık. Pezevenk o eli kazandı. Hevesimiz kursağımızda kaldı. Ondan sonra ki ellerde de para yerine resmi yatırdı. Kendisi de göstermek istiyordu belli ki. Mehmet bir eli kazanınca, Hasan telefonu eline aldı. Resimleri açtı. “Bak ilk resim sikilmeden önceki hali “ dedi. Mehmet “ OFFF Nefis. Daracık” dedi. Bak bu da yarım saat sikildikten sonra ki hali” diye gülerek tekrar uzattı. Mehmet “ OHHHHHAAA! Naapmışsın karıyı sen böyle ya? “ dedi şaşkınlıkla. Metinle ben meraktan ölüyorduk ama bize göstermiyorlardı. “Tünel olmuş bu ulan” dedi mehmet yine. Hasan gururla gülümsüyordu. “Bunu bana gondersene nolur 31 çekemek isterim buna” diye itiraf etti Mehmet. Hasan “Olmaz” dedi “Değeri düşer. Kazandıkca bakabilirsiniz sadece”. Mehmet “ çok adisin abi yaa dedi ama gecenin sonuna doğru Hasan hepimizin resmi görmesini sağladı. Bu çok yakın çekimler çıldırtıcıydı. Gerçekten de deliğin geçirdiği değişiklik inanılmazda. Bu daracık şey nasıl böyle kocaman bir delik olabilirdi? Kadına acımak mi lazım sevinmek mi bilemedim. Benim pek tecrübem yoktu bu konuda. Melek hoşlanmadığı için biz yapmazdık. Çok ısrar etmeme rağmen ucunu bile sokturtmamıştı bana. Acıyor deyip kestirip atardı. Tabii bunu onlarla paylaşacak değildim.

İşler ve arkadaşlıklar arasında yaz güzel geçiyordu. İşte terfi etmem söz konusuydu. Daha çok çalışıyordum. Bir sabah Tabletime mesaj geldi. Hasan’dandı. “Sabah işim var. Öğleden sonra Saat 2 de gelebilecegim. Hazır ol” diyordu. Şaşırdım onu beklemiyordum. “Anlamadım?” diye yazmak üzereydim ki sabah aceleden yanlışlıkla Melek’in tabletini aldığımı fark ettim. Mesaj Karımaydı. Birden kafamda bir şimşek çaktı. Hasan Melek’le buluşuyordu. Ne olabilirdi? Benim biricik karım, tek aşkım, herkesten çok güvendiğim kişi beni aldatıyor muydu? Hem de hasan’la. Yoksa o evli kadın benim karım mıydı? Çalışabilecek durumda değildim. Eve gidip karımla konuşmam lazımdı.

Eve geldiğimde kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Melek mutfaktaydı. Çantamdan çıkarttığım tableti titreyen ellerimle ona doğru uzattım. Mesajı gösterdim. Yüzü kıp kırmızı oldu. Bu her şeyi itiraf etmek demekti. Gözleri doldu. konuşamıyordum. O daha önce kendini toparladı. “Evet” dedi. “iki aydır Hasan’layım” Sesim titreyerek “ “Peki ne yapacağız ?” diye sordum. “Ondan ayrılmak istemiyorum. Ona çok bağlandım. Seni seviyorum ama onsuz olamam. Bunu böyle kabul etmen lazım” Bir şey diyemedim. Halbuki Hasan’ın ne adi biri olduğunu. Onu sadece kullandığını söylemek istiyordum. Evden çıktım. Sokaklarda dolaştım Konuşacak birine ihtiyacım vardı. Metin’i aradım. Utanıyordum ama konuşmam lazımdı biriyle.

Metin’le bir cafe de oturduk. Hepsini anlattım. Sonunda “Ayrılmak istiyor musun?” diye sordu. “Hayır, seviyorum Melek’i dedim” O zaman, zamana bırakacaksın katlanacaksın “ dedi. Benim de eğilimim o yöndeydi aslında. Kimseye söylememesi için uzun uzun rica edip ayrıldım. Biraz daha sokaklarda dolaşıp eve döndüm. Saat 1 gibiydi.

Melek beni bekliyordu. Sessiz halimden bir şeyler anlamıştı her halde. Boşanmak istemediğimi söyledim. Biraz rahatladı. Duruma razı olduğumu söyleyince yüzü gülmeye başladı. Bunun çok gizli kalması gerektiğini söyledim. Hasan’a söylemesi gerektiğini söyledi. “Daha çok zevk alır” dedi. Hoşuna gidiyormuş boynuz takmak. “Saat 2 de gelecek biliyorsun” dedi. Buna hazır değildim. Bu kadar büyük bir sorunumuz varken telefon edip gelme demiştir diye düşünmüştüm. Bana“ İstersen sen çık dolaş dışarda Hasan gelmeden. Ona hazırlanmam lazım. Gidince ben seni çağırırım” dedi. Bu duyarsızlığına inanamadım. Çok kızdım ama çarem yoktu galiba. Kös kös çıktım evden.

İşe gittim bir kaç saat orada kendimi oyamaya çalıştım. Mesai bitimine yakın Melek aradı. “Gelebilirsin aşkım” dedi. Kendi evime gitmek için izin gelmişti. Bozuk bir halde eve gittim. O gece pek konuşmadık. Melek yatak takımlarını bile değiştirmek gereğini duymamıştı. Hasan’ın terinin buram buram koktuğu, üstüme bulaştığı yatakta sesimi çıkartmadan uyumaya çalıştım.

İki gece sonra poker gecemizdi. Hasan’ın yüzüne nasıl bakacağımı düşünüyordum. O resimleri yine para yerine sürecekti. Nasıl katlanacaktım bu duruma. Bu defa Metin de biliyordu o kadının karım olduğunu. Belki Mehmet de biliyordu. Rezil olmuştum. Tam bir rezaletti.

Poker gecesine ayaklarım geri geri giderek ayrıldım evden. Herkes normal davranıyordu. Hasan hikayelerini anlanlatmaya başladığında ben rahatsızlığımı gizlemeye çalışıyordum. Bana ara sıra bakışlar atıp, bozulmamdan keyif çıkartmaya çalışıyordu. Karımın resmine tekrar bakma fırsatı olduğunda Metin de heyecanlandığını ama bana belli etmemeye çalıştığını hissettim. O gece Hasan sırf bana karimin sikilmiş resmini göstermek için bir el bana yenildi. Zor bir duyguydu karımın arka deliğinin öyle bollaşmış halini görmek. Özellikle ötekiler anlamasın diye sanki başka biriymiş gibi Hasana yaptığından dolayı iltifat etmek çok ağırdı.

Hasan her saniyesinin zevkini çıkartı. O gece eve döndüğüm de Melek beni gülerek karşıladı. Hasan ona mesaj atarak olayı anlatmış. Çok Keyif almış yaptığından. Karım da hoşlanmıştı bundan. “Gerçeğini görmek istermisin? “ dedi şımarık bir şekilde. Kendime engel olamadım. Heyecanla “Evet! “ dedim. “O zaman Hasan’dan rica et bir dahaki sefere senin yanında yapsın. Hahahaha! “ diye gülüp gitti. Ben de gidip yanına yattım. Uyuduk.

Gündüzleri ben işte çalışırken, Hasan’ın gelip karımı becerdiğini düşünmek artık normaldi benim için. Karım akşamları bana birlikte yaptıklarını anlatmaktan özel bir zevk alıyordu. Bu belliydi. İşlerim yoğunlaşmıştı. Yetiştirmemiz gereken bir iş dolayısıyla hafta sonu da dahil geç saatlere kadar çalışmam gerekiyordu. Pazar akşamı derbi maçını kaçıracağım için canım sıkkındı. Karımla maçı seyredemiyeceğim için üzgündüm. Önemli bir evrak eksikliği yüzünden o gece çalışmayacağım ortaya çıktı. Kimse neden eve gidiyorsun diyemezdi. Çok sevinmiştim. Maç başlamadan eve yetişebilecektim. Hemen fırladım.

Melek’e de güzel bir sürpriz olacaktı. Kapıyı açıp içeri girdiğimde bir gariplik hissettim. Salona girdiğimde şaşkınlıktan dona kaldım. Hasan kanepede televizyonun karşısına kurulmuş ayaklarıni ortadaki sehpaya dayamıştı. Üzerinde boxer’ından başka bir şey yoktu. Beni görünce, “Hoş geldin ya. Seni beklemiyorduk.” dedi şen bir sesle. Ben hala şaşkın şaşkın bakınırken yatak odasından karım çıktı. Üstünde bir t-shirt dışında bir şey yoktu. Poposunun altı açıktaydı. Güzel bacakları ojeli ayakları ile muhteşem görünüyordu. Oturduğunda her tarafının ortaya çıkacağı bes belliydi. “Aaaa! Kocacığım nerden çıktın sen? Hiç beklemiyordum.” dedi tutuk bir şekilde. Utanmıştı nedense. Daha önce ki rahat ve meydan okuyan tavırlarının tersine, benim birlikteliklerine şahit olmamdan rahatsız olmuştu. Hasan, “Yahu adam evine gelmiş. Bir hoş geldin demez misin sen?” diye karıma takıldı. Karım “İşim çok deyip duruyordu da.” diye kendini açıkladı. Bana da zoraki bir gülümsemeyle” Hoş geldin kocacığım” dedi. Hasan, “Gel, gel. Otur! heyecanlı olacak maç” dedi. Sanki çok normalmiş gibi oturmak için kanepeye doğru yürüdüm. Karıma dönüp “Hadi güzelim bana ve kocana soğuk birer bira getir” dedi. Ben karımdan böyle bir şey istesem “Kendin alsana!” derdi. Ama ona “Tamam canım” deyip mutfağa giti. Arkasından baktık. Poposun üniformadan açıkta kalan kısmı çok güzel görünüyordu. Yürüyüşü biraz garipti. küçük adımlar atıyordu. Yanına oturduğumda Hasan kulağıma yaklaşıp “Yürüyüşünü görüyormusun?” diye sordu. “Öğlenden beri 3 posta… Sadece Götten siktim…Ondan kaportası kaydı”. Nasıl bir adamdı bu ya? Bana nasıl söylerdi bunları? Karıma nasıl yapardı bunları? Karım bu adamdan nasıl hoşlanırdı? İyice bozuluyordum duruma. Ama tahrik olduğumu da farkettim. Sikim kalkıyordu.

Karım elinde biralarla geldi. Bize uzatırken “ Kötü haber” dedi. “Başka bira yok”. Hasan “Aaaa olmaz öyle! Tarık şimdi gidip bize alıp gelir. Değil mi Tarık’cığım? Sen hala giyiniksin” “Tabii” deyip kalktım. Karıma, ”Yanındaki ceketimin cebimden cüzdanımı veriver bakim. ”Karım cüzdanı Hasan’a getirdi. Hasan da içinden çıkardığı paraları salkım saçak bana uzattı. Bir şey demeden alıp çıktım.

Elimde biralarla döndüğümde Hasan beni bir kahraman gibi karşıladı. Biraları buzdolabına koyup geldim. Karım Hasan’ın bir yanında oturuyordu. Ben de öteki yanına yerleştim. Maç başlamak üzereydi. Hasan “Bu gece size fena geçireceğiz” dedi. Karım, “ Hasan koyu Fenerli” deyince ne demek istediğini anladım. “Hadi kocacığım sende çıkart iş kıyafetini” dedi Karım. Hala tam olarak olup bitenin şaşkınlığını atamadığım için söylenenleri yapmakla durumu kurtarmaya çalışıyordum. Değişmek için içeri giderken. Hasan Karıma saldırırmış numarası yapıp. Her gol için o güzel götüne bi kere daha koyacağın senin” diyordu. Karım,
“Sen bir hayvansın biliyor musun? Otururken bile zonkluyor oram” dedi. “Yok bu akşam sana başka”
-Ben azarsam Yok mok dinlemem biliyorsun. O delik sikilir. Bi daha istersem bir daha sikilir. Sen istesen de sikilir istmesen de.
-Ay, Hasan lütfen şu maçın keyfini kaçırma n’olur.

Üstümde eşofman ve t-shirt le döndüm. Birazdan maç başladı. Gittikçe heyecanlanıyordu. Biz de bağırıp duruyorduk. Odada gerilim artıyordu. Hele aleyhine faul olduğunda Hasan çok sinirlendi. Bas bas bağırıyordu. Pezevenk hakem diye kükredi.

Maç istediği gibi bitmeyince Hasan çok çok kızmıştı. Öfkesini karımdan alacağı besbelliydi. Kazansa da kaybetse de sikeceği belliydi ama şimdi karım adına korkuyordum. Hasan yerinden kalktı karıma döndü kolundan yakalayıp divana yatırmaya çalıştı. Melek elinden kurtulmak için bir hareket yaptı. “İstemiyorum Hasan!” Diye öfkeli ve kararlı bir sesle bağırdı. “Acıyor artık ya. Yeter valla!” “Kocandan mı utanıyorsun kaltak? Gel buraya. Azdım yine. Dön arkanı. Domal!” Karım direniyordu. Melek’in yakaladığı kolunu bükerek domaltmaya çalışıyordu. Bunu yaparken de ”Resmen senden çekiniyor kaltak” dedi bana, “Kendisi yalvarır ha normalde, sik beni diye” dedi. Dayanamadım, “Hasan zorlama istersen. Kolunu kıracaksın” dedim, “Zevk almayacak baksana”

“Eee! Benim zevkim nolacak hıyar? Bu siki nereye sokacağım ben? Bak bir sokayım, orospu iki dakika sonra eşek gibi anırmaya başlamazsa bana da Hasan demesinler” Nasıl konuşuyordu karım hakkında bu adam benim yanımda. Ne sesinden bahsettiğini de anlamamıştım. Melek hiç öyle sesler çıkartmazdı.

Bütün direnmelerine rağmen Hasan karımı yüzükoyun yatırmayı başardı kanepeye. Üstüne çıktı. Kendi t-shirt ünü çıkarmıştı zaten karımınki de yukarı kadar sıyrılmıştı. Dolgun yuvarlacık kalçaları her zamanki gibi çok davetkar görünüyordu. Hasan Karımın bacaklarını bacaklarının arasında sıkıştırıp Melek’in ellerini arkada birleştirdi, sıkıca tuttu. Diğer eliyle yarağını tutup ustaca tükürükledi. Karımın kalçalarının arasına dayadı. Tek kasık hareketiyle soktu karıma anladığım kadarıyla. Karımdan kesik bir “AH!” sesi çıktı. Bir hareket daha yapıp iyice geçirdi. “Hasan yavaş!” dedi. Biraz kızgınlık vardı sesinde. Hasan karımın üstünde ileri geri oynamaya başladığında ben de kendimden geçmeye başlamıştı. Elim eşofmanımın üstünden sikime gitmişti. O sırada Hasan bana, ”Şurdan benim telefonumu al da videomuzu çek bakim” dedi. Dediğini yapıp çekmeye başladım. Karıma “Başını öteki tarafa çevir tanınmak istemiyorsan, bunu bizim çocuklara göstereceğim” dedi. Bir elimde Hasan’ın telefonu öteki elim sikimde onları seyrediyordum şimdi. Hasan hızlandıkça karım inlemeye, ahlayıp oylamaya başladı. Biraz daha sert sokmaya başladığında ise sesi iyice garipleşti. “AH İ AH İ AH İ” diye bağırıyordu. Resmen Hasan’ın dediği gibi anırıyordu karım.

“Çekiyorsun değilmi amına koduğum? Anırması çıkıyor değil mi?“ Hiç olmazsa benim sesim tanınmasın diye evet anlamında başımı salladım. Yaklaştım. Üstten Hasan’ın sikinin karımın götüne girip çıkışını çekmeye başladım. gerçekten genişlemişti karımın götü. Ne kadar rahat girip çıkıyordu. Am gibi olmuştu. Dakikalar geçmişti karım çırpınıyordu şimdi. Hasan çok seri sokuyordu artık. Bu sırada karım anıra anıra gelmeye başladı. O kadar çok bağırıyordu ki yakında eşekler olsa kapıya dayanırdı resmen.

Hasan’ın boşalması da hemen arkasından geldi. İkisi de nefes nefeseydi. Ama karım hiç görmediğim halde soluyordu. Birazdan videoyu durdurmayı akıl ettim. Hala onlara bakıyordum şaşkınlıkla. Hasan doğruldu. Kanepede Melek’in ayaklarını irttirip oturur duruma geçti. Sigaraya uzandı ama yetişemeyince bana “ Versene lan şunu” diye çıkıştı. “Misafir gelmişiz evine amına kodumun… “ bozuldum ama sigarasını verdim. Çakmak için de tekrar laf işitmek istemediğimden hemen bulup yaktım sigarasını.

“Hasan aslında biz evde sigara içtirmiyoruz ev sigara kokmasın diye. Bunu iç de başka içme lütfen” dedim. O cesareti nerden bulduğuma da şaşırdım cümlem bittiğinde. Bana öyle bir baktı ki o an farkettiğim hatamı. “Göt! Sana mı soracağım ne nerde sigara içeceğimi? Karını sikmek için sana mı sordum gavat?” Hiç bir şey demedim. Karımın yanında daha fazla rezil olmaktan korktum.

Karım tamamıyla ayılmadan Hasan’ın gönlünü almalıydım. Kültablası getirdim. Önüne koydum. Özür diler bir sesle, “Kusura bakma Hasan yaaa, aklım başımdan gitti sizi seyrederken de. Ne dediğimi bilemedim. Gerçekten çok iyiydin. Neydi o çıkarttığın sesler karımdan yaaa? “ biraz pohpohlarsam kızgınlığı geçer diye düşündüm. “Senin karı çok iyi, amına kodumun. Sitede siktiğim en iyi bu valla.” işe yaramıştı. Kızgınlığı geçmiş hatta biraz gülümsemişti bile. “Gel bak gel!” Dedi sigarayı tutmayan eliyle karımın kalçasını araladı. “Görüyomusun deliği? Nasıl açıldı. Resimlerdekinin gerçeğini gör işte. Karımla ne kadar iftahar etsen yeridir.”
Elim farkında olmadan sikime gitti. Utanıp çektim. “Kalktı mı lan senin ki?” dedi gülerek. Ben de gülerek evet dedim. “Asılmak istermisin pezevenk?” “İsterim” dedim. “Dışarı çıkartmadan asıl ordan “ Elimi tükürükleyip eşofmanımın içine soktum. 31 çekmeye başladım. Gözlerimi karımın genişlemiş göt deliğine dikip kendimden geçiyordum. Biraz kapanır gibi
oldukça beyaz beyaz döl çıkıyordu dışarı. O kadar çok azmıştım ki hemen geliverdim. Hasan bana bakıp gülüp, “Ne gavatsın lan oğlum sen?” Boşalıp cinsel dürtülerim tatmin olduğu için aklım başıma gelmişti. Ağır bir utanç duygusu sarmaya başladı benliğimi. Karımın hala döl sızan göt deliğine son bir bakış atıp, “Temizleneyim ben.” Dedim. Hızlı adımlarla banyoya kaçtım resmen.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir